Tento film je vaším příběhem. Je o tom, jak jste vznikli z jediné kapky, jak prozíravě jste byli stvořeni, vyživováni a jak jste postupně vyrostli v mateřském lůnu. Když spatříte, jak geniálně je vše vymyšleno a naplánováno, jak celý ten spletitý proces krůček po krůčku spěje k vašemu zrození, uvědomíte si, že nejde o působení slepých sil přírody, ale o dílo Nekonečně moudrého a Všemocného Stvořitele.
Sizi meydana getiren yaklaşık 100 trilyon hücreye her an hayat vermek; nefes alıp vermelerini ve beslenmelerini sağlamak, onları temizlemek, hastalıklarını iyileştirmek ve onları düşmanlardan korumak... Kalbiniz tüm bunları kanınızın vücudunuzda düzenle dolaşmasını sağlayarak yapar.
Sizin için vücudunuzdaki bu sistemi ve hayati öneme sahip diğer tüm sistemleri yaratan, en kusursuz şekilde bedeninize yerleştiren Yüce Allah’tır. Sonsuz güç sahibi Allah dünya tarihi boyunca yaşamış ve şu anda yaşayan tüm insanları aynı mükemmel sistemlere sahip olarak yaratmaktadır.
Bu filmde, bedeninizde durmaksızın dolaşan ve hücrelerinize her an hayat taşıyan kanın itici gücünü, yani kalbin sizin için ne kadar büyük bir nimet olduğunu görecek, onu Yaratan Rabbimiz’in varlığına ve kudretine bir kez daha tanık olacaksınız.
Düşünen insan dünya hayatının gerçeğini kavrar. Gördüğü her şeyde Allah’ın sıfatlarını tanır. İnsanların büyük çoğunluğunun aksine, ne için var olduğunu düşünerek yaşar. Allah’ın insana öğrettiği hikmetleri kavrar ve Allah’ın emrettiği şekilde düşünmeye başlar. Bunun sonucunda hem Allah’ın nimetlerinden herkesten daha fazla zevk alır, hem de gereksiz kuruntulara, dünyaya yönelik hırslara kapılarak kendini sıkıntıya sokmaz. Bunlar, düşünen bir insanın dünyada kazanacağı güzelliklerden sadece birkaçıdır. Düşünerek daima doğruyu gören insanın sonsuz ahiret hayatındaki kazancı ise Allah'ın sevgisi, rızası, rahmeti ve cennetidir. Bu filmin amacı, size üzerinde düşünmeniz gereken gerçekleri bir kez daha hatırlatmak ve Allah'a daha yakın olmanızı sağlamaktır...
Mısır’daki piramitler, Leonardo da Vinci’nin Sen Jerom adlı tablosu, ayçiçeği, salyangoz, çam kozalağı ve parmaklarınız arasındaki ortak özellik nedir?
Bu sorunun cevabı, Fibonacci isimli İtalyan matematikçinin bulduğu bir dizi sayıda gizlidir.
“Fibonacci Sayıları” olarak da adlandırılan bu sayıların özelliği, dizideki sayılardan her birinin, kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır.
Fibonacci sayılarının ilginç bir özelliği vardır. Dizideki bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde birbirine çok yakın rakamlar elde edersiniz.
Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı “altın oran” olarak adlandırılır.
Bu belgeselde izleyeceğiniz; vücudumuzdaki ve doğadaki canlılarda var olan altın oran örnekleri Allah'ın herşeyi bir ölçü ile yarattığının delillerinden yalnızca bir tanesidir. Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır:
"Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır." (Talak Suresi, 3)
Kuzey kutbu, Dünyamız'ın buz makinesidir. Burada -50 dereceye varan soğuk ve dondurucu rüzgarlar hüküm sürer. Dünyanın bu bölgesinde yaşam oldukça zordur. Bu ortamda hayvanların sığınacakları bir barınakları da bulunmaz. Her saniye yeni bir buzdağı oluşur. Bu buzdağları ortalama 30 katlı bir apartman yüksekliğindedir. Bu zorlu şartlara rağmen kutupta çok zengin bir canlılık vardır.
Bu filmde, hayatın imkansız gibi göründüğü kutup koşullarında rahatça yaşam süren canlıları tanıyacak, her biri yaratılış mucizesi olan özelliklerini izleyeceksiniz.
Yürümek bizim için her zaman çok basit bir işlem olmuştur. Yürümeye başlamadan önce hiçbir zaman kendimize "acaba adımımı hangi açıyla atmalıyım", "şöyle basarsam dengemi kaybeder miyim", "ayağımı çok kaldırırsam düşer miyim" gibi sorular sormamışızdır. Ancak bizim rahatlıkla başardığımız “yürüme hareketi” gerçekte son derece kompleks bir sistemin işlemesi sonucunda gerçekleşir.
Yürüme ve hareket kabiliyeti insan vücudunda en ince detayına kadar özel olarak tasarlanmıştır. Yalnızca insanda değil bütün canlılarda, yürümek için yaratılmış olan sistemler tüm özellikleriyle Allah'ın yaratma sanatındaki sonsuz kudreti bizlere göstermektedir.
Bu film attığınız her adımda ne kadar büyük bir mucizenin gerçekleştiğine şahit olmanızı ve üstün güç sahibi Rabbimiz'e sürekli şükretmenizi sağlayacak.
Kıyamet günü, dünya hayatının hatta tüm kainatın son günüdür, ama aynı zamanda da ahiretteki sonsuz yaşamın başlangıcıdır. O gün, insanların tümü yeni bir diriliş ile dirilecektir. Dünyadaki yaşamlarında Allah'a ve ahiret gününe inanmış olanlar cennette ağırlanırken, inkar edenler cehenneme sevk edileceklerdir. Bu insanları Allah yolunda güzel amellerde bulunmaya sevk edecek, ahiret inancına yöneltecek ve Allah'a yakınlaşmasına bir yol olacaktır.