Bu eserin diğer dilleri : Hausa (PERISHED NATIONS - Hausa), Shqiptar (POPUJT E ZHDUKUR - 1), Türkçe (SEMUD KAVMİNİN HELAKI ), Türkçe (MEDYEN VE EYKE HALKLARININ HELAKI), Chinese (PERISHED NATIONS 2 - CHINESE), Chinese (PERISHED NATIONS 1 - CHINESE), Български (Погубените народи 2), Français (LES NATIONS DISPARUES -2-), Français (LES NATIONS DISPARUES -1-), Magyar (LETŰNT NÉPEK 1), Shqiptar (POPUJT E ZHDUKUR - 2 (PËRFUNDIMI I FARAONIT)), Indonesia (BANGSA-BANGSA YANG DIMUSNAHKAN - 2), Indonesia (BANGSA-BANGSA YANG DIMUSNAHKAN - 1), Türkçe (KAVİMLERİN HELAKI 1), Rusça (Погибшие Народы -2 ), Rusça (Погибшие Народы -1 ), Azerbaijani (XALQLARIN HƏLAKI - 2), Azerbaijani (XALQLARIN HƏLAKI -1), Arabic (هلاك الأمم2), English (PERISHED NATIONS -2), Arabic (هلاك الأمم1), English (PERISHED NATIONS -1), Türkçe (KAVİMLERİN HELAKI 2 (FİRAVUN'UN SONU))
|
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

MEHDİYET MÜJDELENMESİ GEREKEN BİR KONUDUR
Geçtiğimiz Hicri yüzyılın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde, Hz. Mehdi’nin gelişi ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılması konusunda önemli açıklamalarda bulunmuştur.
Bediüzzaman'ın eserlerinde geniş yer verdiği bu açıklamalar tüm Müslümanlar için yol gösterici niteliktedir.
Ancak bazı çevreler, “Mehdiyet konusundan aleni şekilde bahsedilmesinin pek çok açıdan yanlış ve sakıncalı olacağı” şeklinde yanlış bir düşünceyi dile getirmektedirler.
Oysa ki “Mehdiyet meselesi gizlenmesi, örtbas edilmesi değil; aksine müjdelenmesi gereken bir konudur.”
Hz. Mehdi'nin gelişi bizzat Peygamberimiz (sav) tarafından müjdelenmiştir ve Peygamberimiz (sav)'in bu konuda mütevatir olarak kabul edilen çok sayıda hadisi vardır.
Peygamberimiz (sav) bu hadislerinden birinde Hz. Mehdi'nin gelişinin Müslümanlar için bir müjde konusu olduğunu bildirmiştir:
“Hz. Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beyt’imden bir kişidir.” (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, s.13)
|
 |

MÜMİNLERİN GÜZEL AHLAKI -2-
Birlik, bağlılık, sevgi, şefkat, merhamet, güven.... Dayanışma, dostluk, yardımlaşma, hoşgörü, vefa, sadakat, sahip çıkma, gözetip kollama...
İnsanların çoğu her fırsatta bu gibi güzel ahlak özelliklerine olan özlemlerini dile getirirler. Bir türlü istedikleri sevgi, saygı ve bağlılık gibi güzel ahlak özelliklerine sahip olamadıklarından yakınırlar. Oysa gerçek güzel ahlak ancak Allah'tan korkmakla ve O'na derin bir bağlılık duymakla mümkün olabilir. Bu nedenle tüm bu güzellikleri içtenlikle yaşayanlar ancak samimi olarak iman edenlerdir.
Kuran'da insanın günlük hayatına ve sosyal ilişkilerine dair pek çok ayet vardır. Müminler de Allah'ın Kuran'da bildirdiği bu güzel ahlakı, her an, en mükemmel şekilde yaşamaya çalışırlar. Koşullar ne olursa olsun güzel ahlak göstermekten kesinlikle taviz vermezler. Hiçbir konuda çıkar çatışmalarından kaynaklanan bir ayrılık içine girmezler. Bu filmde müminlerin güzel ahlakına şahit olacaksınız.
|
 |

HİKMET GÖZÜYLE BAKMAK
Uzun bir tatilden döndünüz… Eviniz, çok düzenli ve mükemmel bir şekilde yeni eşyalarla döşenmiş… Elbette böyle bir durumda çok şaşırır ve etkilenirsiniz.
Size bu sürprizi hazırlayan kişinin kim olduğunu merak edersiniz. Böyle olağanüstü bir sürpriz karşısında kayıtsız kalamazsınız. Birinin, her şeyi düşünüp bilinçli olarak düzenlediğini anlarsınız. Bu örnekteki durum tüm evren, dünyamız ve canlı cansız tüm varlıklar için de geçerlidir. Evrende; insan vücudundan gökyüzüne, hayvanlardan denizlerin derinliklerine kadar her yerde, son derece kompleks sistemler ve sayısız hassas denge vardır. Düşünen ve aklını kullanabilen herkes, bu kompleks sistemleri ve hassas dengeleri, üstün bir güç ve akıl sahibi olan Allah'ın yarattığını görür.
Bu deliller üzerinde tefekkür eden ve hikmet gözüyle bakan her vicdanlı insan, Allah'ın varlığını ve büyüklüğünü açıkça görerek iman edecektir. İman edenler ise Allah'ı daha yakından tanıyacak, Rabbimiz'e duydukları iman, sevgi ve korku daha da artacaktır.
|
 |

HZ. MUSA
Hz. Musa hayatı boyunca Rabbimiz'in risaletini tebliğ etmeye çalıştı. Kavmini putlardan kurtarıp onlara gerçek dini anlatmak için çaba harcadı. Onun amacı, Allah'ın rızasını kazanmak için insanları uyararak onları cehennem azabından kurtarmaktı.
Bu uğurda Firavun'la mücadele etti, kavminin sapkın inançlarını değiştirmeye çalıştı. Bunları yaparken hem Firavun ve çevresinden hem de kendi kavminden eziyet gördü. Fakat Hz. Musa herşeyiyle Allah için yaşayan seçkin bir kuldu ve Rabbimiz onu Firavun'un da kendi kavminin de sıkıntı ve belalarından kurtardı.
Tüm bunları bu filmde izleyeceksiniz. |
 |

TIBB-İ NEBEVİ
Modern tıp...
Teknoloji ile asırlık bilgi birikimini ve tecrübeyi birleştirerek insanlığa hizmet için çalışan bir bilim dalı.
Büyük yatırımlarla oluşturulan araştırma merkezlerinde, uzman bilim adamları her geçen gün yeni bir bilgiye ulaşıyorlar. Yeni tedavi yöntemleri geliştiriyorlar.
Şimdi bundan yaklaşık 1400 sene öncesine gidelim.
Bugünkü olumlu şartların hiçbiri yok. Teknolojik imkanlar yok. Ancak o zamandan günümüze tıp dünyasına tutulan bir ışık var.
Tıbb-ı Nebevi...
Peygamber Efendimiz (sav)’in sağlık konusunda ümmetine verdiği tavsiyeler ve örnek olduğu uygulamalardan oluşan Tıbb-ı Nebevi bugün tıp dünyasında geniş yer buluyor. |
 |

ŞEYTANIN KARAKTERİ KİBİR
Kibirli kişiler tarih boyunca milyonlarca insanı kendileri ile birlikte azaba sürüklemişlerdir.
Günümüzde de kibir sayısız insanı karanlık bir dünyaya çekmektedir.
Bu karanlık dünyada insanlar samimiyetten uzaktır.
Tek hoşlandıkları şey kendilerini övmek, başkaları tarafından övülmek ve ön plana çıkmaktır.
Bulundukları her ortamda en iyi, en güzel, en başarılı kişinin kendileri olduklarına inanırlar. Ve bunu her yolla dışarı vurmaya çalışırlar.
Bu ruh hali bütün davranışlarına yansır.
Bu filmde kibirlenmenin şeytanın en temel karakter özelliği olduğu anlatılmaktadır.
Şeytanın büyüklenmesi ve bundan dolayı Allah'ın rahmetinden kovulması Kuran'da insanlara ibret olarak anlatılmıştır:
Hani Rabbin meleklere: "Gerçekten Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım" demişti. "Onu bir biçime sokup, ona Ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın." Meleklerin hepsi topluca secde etti; Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (Allah) Dedi ki: "Ey İblis, iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?" Dedi ki: "Ben ondan daha hayırlıyım; sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Allah) Dedi ki: "Öyleyse oradan (cennetten) çık, artık sen kovulmuş bulunmaktasın." (Sad Suresi, 71-77)
Müminler Allah'ın her şeyi yarattığını ve insanlara tüm nimetleri verenin Rabbimiz olduğunu bilirler.
Bu nedenle haksız bir büyüklenme içine girmezler.
Verilen nimete, kibirle değil şükürle karşılık verirler. |
 |
|
|
|
| |
|
|
|