Kapkaranlık puslu bir dünyada yaşamak nasıl olurdu hiç düşündünüz mü? Renklerin olmadığı, her şeyin siyah ve gri olduğu bir ortam... Şüphesiz böyle bir hayat insanlar için çok büyük bir azap olurdu. Ancak yeryüzü rengarenktir. Dünyanın her köşesi birbiriyle uyum içinde yaratılmış, gözalıcı renklerle bezenmiştir. Yemyeşil ormanlar, masmavi sular, ihtişamlı dağlar ve uçsuz bucaksız denizler... Tüm bunları Allah yaratmıştır. Akıl ve vicdan sahibi bir insan çevresine baktığında bu gerçeği kolaylıkla görebilir. Çünkü Allah yarattığı her şeyi Kendi Zatı'nı tanımamız ve üzerinde düşünmemiz için var etmiştir. Allah’ın ilmi her yeri kuşatmıştır. Bu filmde Allah’ın insanlar için yarattığı en güzel nimetlerden biri olan renkler ve Allah’ın yeryüzündeki renk sanatı incelenmektedir.
Materyalist felsefe, evrenin sonsuzdan beri var olan başıboş bir madde yığını olduğunu iddia eder. Ancak 20. yüzyıl biliminin bulguları bu iddiayı kesin olarak çürütmüştür. Günümüzde bilim göstermektedir ki; evren Büyük Patlama (Big Bang) adı verilen bir patlama ile bir anda yoktan var edilmiştir. Dahası evrenin tüm fiziksel dengeleri, insan yaşamına imkan sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Allah, yıldızların içindeki nükleer reaksiyonlardan karbon atomunun ya da su molekülünün kimyasal özelliklerine kadar her şeyi kusursuz bir uyumla yaratmıştır.
Tüm evreni Allah yaratmıştır ve yaratılmış her şey insana Allah’ın varlığının delillerini gösterir. Bilim, bu yaratılmış varlıkları incelemenin yöntemidir. Dolayısıyla din ile bilimin çatışması düşünülemez. Aksine İslam dini, bilimi teşvik eder. İslam tarihindeki büyük bilimsel ilerleme, bu teşvikin önemini açıkça göstermektedir. Bilimi materyalist felsefe ile karıştırmak isteyen 19. yüzyıl teorileri ise günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. İnsanlık yakında daha da açık bir şekilde anlayacaktır ki; tüm evreni ve canlıları Allah yaratmıştır. Bilim, bu yaratılışın delillerini ortaya koymaktadır ve bu gerçeği 14 asır önceden haber vermiş olan Kuran-ı Kerim, bilime yol göstermektedir.
Dünyada birçok canlı türü yaşar. Bu canlıların herbirinin birbirinden farklı özellikleri vardır. Bazı canlılar dünyanın bir ucundan diğer ucuna yolculuk yapar. Küçücük vücutları olmasına rağmen çok uzak mesafelere, yollarını hiç şaşırmadan gidebilirler. Bu filmde monark kelebeklerinin ve somon balıklarının yolculuklarını izleyeceksiniz. Göreceksiniz ki bu filmde izleyeceğiniz canlılar, Allah’ın onlara verdiği yetenekleri bize tanıtmaktadır. Bu canlıların her biri Allah’ın ilhamıyla hareket etmektedir. Yeryüzündeki tüm canlıları ve bizi Allah yaratmıştır. Allah her canlıya farklı özellikler vererek yaratma sanatının üstünlüğünü insanlara göstermektedir. Bize düşen görev ise, Allah’ın yüceliğini ve büyüklüğünü anlamak ve O’na şükretmektir.
Kusursuz altıgen petek yapan balarılar, hassas mühendislik hesaplarına uygun barajlar inşa eden kunduzlar, kör olmalarına rağmen gökdelenler yapan termitler, dokumacı kuşlar, kağıttan apartmanlar kuran yaban arıları, ağ ustası örümcekler ve doğadaki diğer usta mimarlar...
Tüm bu canlılar, şaşırtıcı mimari eserler ortaya koyarak aslında kendilerin yaratan Allah'ın onlara verdiği yetenekleri bize tanıtmaktadırlar. Her biri Allah'ın ilhamıyla hareket etmektedir. Bir Kuran ayetinde haber verildiği gibi, "O'nun, alnından yaklayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur." (Hud Suresi, 56)
Bu filmde, doğadaki bu şaşırtıcı mimarları izleyecek ve Allah'ın bu canlılara ilham ettiği özelliklere hayran olmaktan kendinizi alamayacaksınız.
Bu belgesel insanın nasıl yaratıldığını, hangi aşamalardan geçtikten sonra var edildiğini anlatıyor. Bu belgesel sizi anlatıyor! Bir zamanlar annenizin karnındaki tek bir hücreydiniz. Tıpkı yeryüzündeki diğer insanlar gibi. Derken bu hücre bölündü, iki hücre oldu. Sonra tekrar bölündü dört hücre oldu. Sonra sekiz... Sonra onaltı... Hücreler çoğalmaya devam etti. Ortaya önce bir et parçası çıktı. Sonra bu et parçası şekillendi. Et parçasının kolları, bacakları, gözleri oldu. Başlangıçtaki hücre 100 milyar kat büyüdü, 16 milyar kat kilo aldı. Önce bir hiç, sonrada yalnızca bir su damlası iken, Allah bir dizi mucize gerçekleştirdi ve insanı yarattı. Ve insana kendisini nasıl yarattığını Kuran’da şöyle bildirdi: "İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakalacağını mı sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir düzen içinde biçim verdi. Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?" (Kıyamet Suresi, 36-40)