| |
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN KASPİ QƏZETİ REPORTAJI (19 Sentyabr 2008)
|
|
|
| |
|
|
| |
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Kaspi gazetesiyle olan bu röportajında; gündemde olan Kafkas Birliği Projesi’nin, ardından Türk Birliği’ni de getireceğini, bölgede bulunan Gürcistan ve Ermenistan’ın Türk olmadıklarını, çoğunun Hıristiyan olduklarını ama buna rağmen kendilerinin bu ülkeleri Türk İslam Birliği içinde görmek istediklerini anlattı. Ermenilerin Karabağ bölgesinde bir çıkarlarının olmadığını, diplomatik bir çalışmayla, dostane bir telkinle rahatça o bölgeden çekileceklerini, masonların kışkırtmalarıyla işgal altında tuttuklarını ifade etti.İran’la Türkiye’nin arasının suni olarak açılmak istendiğini, bunun yine masonların şeytani oyunlarından biri olduğunu, İran’ın bizim çok eski dostumuz olduğunu ve dostumuz olarak da kalacağını ifade etti. Rusya’nın da Türk İslam Birliği’nden rahatsız olacağı bir durum olmadığını, kurulacak Birliğin zaten Rusya’nın yanında olacağını, ayrıca Amerika’yı da dost bildiğimizi ve sevdiğimizi, Darwinist ve masonik düşüncenin mutlaka ülkeleri birbirleriyle çarpıştırmak istediğini, bu düşünceye göre sözde güçlülerle zayıfların bir mücadelesi olduğunu ve onlara göre, hep de güçlülerin galip geldiğini anlattı. İslam düşüncesine göre ise böyle bir şeyin olmadığını, hakkın, haklı olanın galip geldiğini, bir topluluk zayıfsa dahi eğer haklıysa onun galip geleceğini açıkladı. Amerikan düşmanlığının da Rus düşmanlığının da çok akılsızca olduğunu, bu kavgacı ruhun ortadan kalkması gerektiğini söyledi. Dostluk havasının çok önemli olduğunu, düşmanlık havasında insanların dimağının sadece mücadeleye yöneldiğini sözlerine ekledi. |
|
|
| |
|
|
|
ƏSƏRLƏ BAĞLI BAŞQA NÖVLƏR |
Başqa saytlarımız
|
|
|
|
| |
MARAĞINIZA SƏBƏB OLACAQ BAŞQA FİLMLƏR |
|
|
|
| |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AZERNEWS REPORTAJI (23 Oktyabr 2008)
Azernews, Azerbaycan’ın önde gelen haftalık ingilizce gazetesidir. Gazete, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda öne çıkan başlıklar şöyleydi:
“Sıfır delille teori olur mu, Darwinizm tam bir safsata, tam bir yalan; buna karşılık 100 milyon yaratılış delili var.”
“11 Eylül saldırısını yapanların hepsi Darwinist, materyalist, ateist eğitimden geçmiş insanlar; adının Hasan olması, Mehmet olması, kimliğinde Müslüman yazıyor olması bir şeyi değiştirmez, materyalist materyalisttir, bu Müslümanlara mal edilemez”
“Masonlar Saddam’ı katliamlarda kullandılar, sonra infazına karar verdiler, götürüp astılar.”
“İnsanlar zannediyor ki masonlar aydın, aklıbaşında insanlardır ama materyalisttirler; halbuki direkt olarak şeytana tapan insanlar.”
“Allah’tan yana olan hiçbir zaman yenilmez ama şeytan taraftarları her zaman perişan olurlar, insanlar bunu fark edemiyorlar.”
“İnsan Allah’tan korkarsa, Allah’a samimi olarak iman ederse asla sırtı yere gelmez.”
“Resmi, soğuk materyalist siyasetle ülkeler sorunlarını çözemez; dostlukla, sevgiyle, kucaklaşarak konular kökten çözülür.”
“Yüzde yüz Türkiye büyük Türkiye olacak, 10-20 yıl içinde Türk İslam Birliği’nin lideri olacak, kader böyle.” |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN YENİ MÜSAVAT QƏZETİ REPORTAJI (11 Fevral 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi için herkesin hükümete dilekçe yazmasını, yapılacak şeyin çok kolay olduğunu, bu iki ülke arasında vize ve pasaportu istemediğimizi; sınır kapısının sonuna kadar açılmasını ve bunun bekletilmesinin bir anlamı olmadığını anlattı. Ermenistan ve Azerbaycan sınır kapılarının aynı gün aynı saatte açılmasının çok iyi olacağını; mesela bir Cuma günü, Cuma namazından sonra “ya Allah, bismillah” deyip iki kapının birden aynı anda açılması gerektiğini söyledi. Sayın Oktar, ekonomik krizin Nuh Tufanı gibi olduğunu, ülkelerin hepsini yutacağını, onları kurtaracak olan geminin Allah’ın izniyle bir tek Türk İslam Birliği olduğunu, Nuh’un gemisine binenlerin kurtulacaklarını ifade etti. Hz. Mehdi’nin aramızda olduğunu ve Türk İslam Birliği’nin başına geçeceğini, bunun kaderde böyle olduğunu, hiç kimsenin bu gidişatı durduramayacağını müjdeledi.
|
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN HALK QƏZETİ REPORTAJI (6 Oktyabr 2008)
Azerbaycan Halk Gazetesi Temsilcisi, Sayın Adnan Oktar ile olan bu röportaja başlarken; Sovyet döneminde kendilerine öğretilmiş Darwinist ve materyalist dünya görüşünün tamamıyla yıkılmasında Sayın Adnan Oktar’ın görüş ve eserlerinin çok büyük rol oynadığını düşündüklerini, Azerbaycan halkının kendisine çok büyük bir sevgi duyduğunu ifade etti. Kardeş devlet Türkiye’nin öncülüğünde tüm Türk toplum ve devletlerinin biraraya gelmesini, ortak bir medeniyeti çok arzuladıklarını dile getirdi. Sayın Adnan Oktar da Azerbaycan halkına, Türk İslam Birliği’nin önümüzdeki on yıl içerisinde gerçekleşeceği müjdesini verdi. İlk olarak Azerbaycan’la Türkiye’nin iki devlet tek millet olarak birleşeceğini, iki ülke arasında bir koridor açılacağını ve vizenin, pasaportun kaldırılacağını açıkladı. Ermenistan’ın da işgal ettiği yerlerden kolayca çekileceğini, Ermeni halkının isteğinin toprak değil, sevgi, muhabbet ve barış olduğunu, Türk, Azeri, Ermeni kardeşliğinin önümüzdeki yıllarda en güzel şekilde yaşanacağını anlattı. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AYNA QƏZETİ REPORTAJI (8 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Ayna gazetesiyle olan bu röportajda; İslam Devleti ile İslam toplumu arasındaki farkı anlatırken, Türkiye’nin halkı Müslüman olduğu için bir İslam toplumu olduğunu fakat devletin laik yapıda olduğunu ve böyle de olması gerektiğini açıkladı. Toplumun genelinin inancının esas olduğunu ve Türkiye’de de genelin laikliği istediğini, buna saygı duyulması gerektiğini söyledi. Bir Budist’in Türkiye’de idarenin Budist sisteme göre olmasını istiyorum deme hakkının olmadığını, bir Musevi’nin de böyle bir talepte bulunamayacağını, aynı şekilde bir Müslümanın da Türkiye’nin Kuran’la yönetilmesini istemesinin uygun olmayacağını, çünkü toplumun çoğunluğunun laikliği istediğini anlattı. Farklı inançlara sahip tüm insanların görüşlerini açıklamakta özgür olması gerektiğini ancak başka insanları zorladıkları takdirde bu tavrın uygun olmayacağını da sözlerine ekledi. Farklı sorulara verdiği cevaplarda; Vehabilerin ve şiilerin dini yaşamada çok titiz olduklarını, terörün savunma adına da yapılsa kalleşçe bir yöntem olduğunu, İslam dini ile hiçbir şekilde bağdaşmayacağını vurguluyor. Sayın Oktar kendisinin seyyid, Peygamber Efendimiz(sav)’in neslinden olduğunu ama halis kan Türk olduğunu söylüyor. Ermenilerle Türkler arasındaki sorunların tamamen suni ve zorlama olduğunu, masonların yönlendirmesiyle bunların ortaya çıktığını, Türklerle Ermenilerin kardeş olduğunu, sürekli dostluk mesajı verilmesi gerektiğini anlatıyor. Azerbaycan ve Türkiye’nin iki devlet tek millet olarak birleşmesi konusunda geniş açıklamalar yapıyor. Tarikatları, Allah sevgisini anlatan güzel ahlak okulları olarak tanımlıyor. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN İCTİMAİ RADYOSUYLA TELEFON DANIŞIĞI (16 Yanvar 2009)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan İçtimai Radyosuyla yaptığı telefon görüşmesinde; Ermenilerden özür dileme kampanyası ile ilgili olarak; ne onların bizden ne de bizim onlardan özür dileyeceğimiz bir konu olmadığını, bizim, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan sınırını açacağımızı ve alabildiğine, tüm İslam ülkelerinin sınırlarını açarak büyük bir Türk İslam Birliği oluşturacağımızı, dolayısıyla da karşılıklı özür dileme gibi bir durumumuz olmadığını anlattı. Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a iade edileceğini ve böyle bir konu kalmayacağını müjdeledi. İntikam anıtının da kapanacağını, Ermeni kardeşlerimizle kucaklaşacağımızı; bu fitne ve zorluk devrinin, güzellik, muhabbet, sevgi, saygı devrine dönüşeceğini ifade etti. Sayın Oktar, Azerbaycan’ın bizim kardeşimiz olduğunu, bir an evvel sınırların açılmasını, pasaportun kaldırılmasını; bu konuda Azeri kardeşlerimizin de teklif götürmelerini ve ellerini çabuk tutmalarını söyledi.
|
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN DÖVLƏT XƏBƏR AGENTLİYİ REPORTAJI (14 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar, Azerbaycan Devlet Haber Ajansıyla olan bu röportajda; Bilim Araştırma Vakfının Türk devletlerin birbirine yakınlaşması konusunda kültürel faaliyetleri nelerdir? Azerbaycan ve Türkiye’nin “iki devlet tek millet” olarak birleşmesi konusuna Rusya Federasyonu ve Ermenistan nasıl bakıyor? İslam ve laiklik bir arada yaşanır mı? Bugün Türkiye’deki mevcut eğitim sistemini nasıl değerlendiriyor? Türki cumhuriyetlerin geleceğinde dinin önemi nedir? İslam dininin sanata bakışı nedir? Türkiye Cumhuriyeti, geleceği için Avrupa Birliği’ne mi Türk İslam Birliği’ne mi odaklanmalı? Yahudilerle Araplar, Ermenilerle Türkler kardeş olabilirler mi? Olursa, ne zaman barışacaklar? gibi çeşitli konularda soruları yanıtlarken çözüm yollarının da neler olabileceğini açıklıyor. |
 |
|
|
|
| |
|
|
|