| |
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN DÖVLƏT RADYOSUYLA TELEFON DANIŞIĞI (25 Avril 2008)
|
|
|
| |
|
|
| |
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Devlet Radyosu ile yaptığı bu telefon görüşmesinde, zamanı geldiğinde Azerbaycan ve Türkiye’nin tamamen birleşeceğini, ondan sonra sırayla tüm Türk devletlerinin ve İslam aleminin birleşeceğini, büyük bir Türk İslam Birliği oluşacağını müjdeledi. Azerbaycanlı kardeşlerimizin gönüllerinin rahat olmasını ve onları çok sevdiğimizi ifade etti. Azeri kardeşlerimizin Ermeni sınırını açmamız konusunda hiç tedirgin olmamalarını, iki sınırın da yaklaşık aynı zamanda açılacağını açıkladı. Sayın Oktar, Ermenilerin de eskiden beri kardeşlerimiz olduğunu, hep birlikte tarihe yeniden döneceğimizi; Azerilerin de Ermenilerin de Türkiye’nin şefkatli kollarında mutlu ve sevinç içinde yaşayacaklarını anlattı. Gereksiz endişelerden ve şüphelerden kaçınılması gerektiğinin altını çizerek Türkiye’ye güvenmelerini söyledi. |
|
|
| |
|
|
|
ƏSƏRLƏ BAĞLI BAŞQA NÖVLƏR |
Başqa saytlarımız
|
|
|
|
| |
MARAĞINIZA SƏBƏB OLACAQ BAŞQA FİLMLƏR |
|
|
|
| |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN 525 QƏZETİ VƏ ATV REPORTAJI (27 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; faaliyetlerinde resmi bir destek görmediğini fakat çeşitli vakıflar, dernekler, parti mensupları anlamında manen çok büyük bir desteğin var olduğunu, bütün tarikat mensuplarının, dini cemaatlerin, milliyetçi kesimin hepsinin kendisine saygı ve sevgi duyduklarını ifade etti. En büyük manevi desteği Türkiye’deki sağcı kesimden gördüğünü de sözlerine ekledi. AKP ile ilgili görüşü sorulduğunda; Sayın Tayyip Erdoğan’ın samimiyetine inandığını, dindar bir Anadolu insanı olduğunu, dünyevi bir çıkarı ve hırsı olmadığının açıkça görüldüğünü söyledi. Sayın Oktar, ayrıca, siyaset konusunun kendisinden uzak olduğunu, şahsının siyasi liderlik gibi bir isteğinin olmadığını ancak fikirlerinin zaten iktidar olduğunu anlattı. Türk İslam Birliği kurulurken Rusya’ya güvence verilmesinin ve rencide edilmemesinin önemli olduğunu, Rusya’yı mahçup etmenin, küçük düşürmeye kalkmanın yakışık almayacağını, ayrıca tecrit etmenin, yalnızlığa itmenin de çok kötü bir şey olduğunu, bazı ülkelerde böyle bir politikanın görüldüğünü ancak bunun vicdanlı bir davranış olmadığını ifade etti. 1800’lerin milli egoist mantığının terk edilmesi gerektiğini, 2000’lerin güzel, sevgi dolu, birleştirici mantığının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Kafkaslardaki sorunlarla ve çözüm yollarıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AYNA QƏZETİ REPORTAJI (8 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Ayna gazetesiyle olan bu röportajda; İslam Devleti ile İslam toplumu arasındaki farkı anlatırken, Türkiye’nin halkı Müslüman olduğu için bir İslam toplumu olduğunu fakat devletin laik yapıda olduğunu ve böyle de olması gerektiğini açıkladı. Toplumun genelinin inancının esas olduğunu ve Türkiye’de de genelin laikliği istediğini, buna saygı duyulması gerektiğini söyledi. Bir Budist’in Türkiye’de idarenin Budist sisteme göre olmasını istiyorum deme hakkının olmadığını, bir Musevi’nin de böyle bir talepte bulunamayacağını, aynı şekilde bir Müslümanın da Türkiye’nin Kuran’la yönetilmesini istemesinin uygun olmayacağını, çünkü toplumun çoğunluğunun laikliği istediğini anlattı. Farklı inançlara sahip tüm insanların görüşlerini açıklamakta özgür olması gerektiğini ancak başka insanları zorladıkları takdirde bu tavrın uygun olmayacağını da sözlerine ekledi. Farklı sorulara verdiği cevaplarda; Vehabilerin ve şiilerin dini yaşamada çok titiz olduklarını, terörün savunma adına da yapılsa kalleşçe bir yöntem olduğunu, İslam dini ile hiçbir şekilde bağdaşmayacağını vurguluyor. Sayın Oktar kendisinin seyyid, Peygamber Efendimiz(sav)’in neslinden olduğunu ama halis kan Türk olduğunu söylüyor. Ermenilerle Türkler arasındaki sorunların tamamen suni ve zorlama olduğunu, masonların yönlendirmesiyle bunların ortaya çıktığını, Türklerle Ermenilerin kardeş olduğunu, sürekli dostluk mesajı verilmesi gerektiğini anlatıyor. Azerbaycan ve Türkiye’nin iki devlet tek millet olarak birleşmesi konusunda geniş açıklamalar yapıyor. Tarikatları, Allah sevgisini anlatan güzel ahlak okulları olarak tanımlıyor. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN REYTINQ QƏZETİ REPORTAJI (6 Noyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar’ın Azerbaycan Reyting gazetesi ile olan bu röportajında; Darwinistlerin, insanın ne ruhunu ne de etini, kemiğini açıklayamadıklarını anlattı. Terörün çözümünün Türk İslam Birliği’nin kurulması; Azerbaycan’ın, Ermenistan’ın, Gürcistan’ın birleşmesi olduğunu ifade etti. Ermenistan Cumhurbaşkanının son yaptığı açıklamada, geçmişte yaşananların düzeltilebileceğini ve sınırlarını açılmasını istediklerini ifade etmesinin çok güzel bir gelişme olduğunu, Ermenilerin de masonların nasıl bir oyun oynadıklarını anladıklarını açıkladı. Darwinizmin safsata olduğunu insanlara ispat ettiklerini, şeytanın bu konuda ortadan çekildiğini ama, kendilerinin her yönde şeytanın kolunu kanadını kıracak bir faaliyet içinde olduklarını, insanların üzerinden bu kanlı elini çektireceklerini ifade etti. Türk İslam Birliği’ne doğru dev adımlarla ilerlendiğini, bu konuda detaylara dalmanın gereksiz olduğunu, masonların akıllarınca engellemek için bahaneler ortaya attıklarını, bunun da son çırpınışları olduğunu, isteseler de istemeseler de Türk İslam Birliği’nin kurulacağını, bunun bildirilen bir kader olduğunu anlattı.
Sayın Oktar, Azerbaycan halkına mesaj olarak ise; bunun çileli ve zorlu bir yol olduğunu, kendisinin ve kardeşlerinin bu yolda ilerlerken çok oyunlarla, baskı ve komplolarla karşılaşabileceklerini; çünkü kendilerinin masonları, ateist siyonistleri, komünistleri, Türk İslam Birliği’ne düşman olanları karşılarına aldıklarını, bunlarla mücadele ettiklerini; bunların da mutlaka bir şeyler yapacaklarını, kendilerine komplolar düzenleyebileceklerini, her türlü kötülüğü yapabileceklerini; sevenlerinin bunlardan tedirgin olmamalarını, hiçbirine inanmamalarını ve aldanmamalarını; böyle bir durumda mutlaka kendilerinin yapacağı açıklamaları beklemelerini, kendilerine güvenmelerini; Allah’ın izniyle hiçbir şey yapamayacaklarını; ve yine Allah’ın izniyle kendilerinin bu hayırlı yolda sonuna kadar gideceklerini ifade etti. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AZERNEWS REPORTAJI (23 Oktyabr 2008)
Azernews, Azerbaycan’ın önde gelen haftalık ingilizce gazetesidir. Gazete, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar ile bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda öne çıkan başlıklar şöyleydi:
“Sıfır delille teori olur mu, Darwinizm tam bir safsata, tam bir yalan; buna karşılık 100 milyon yaratılış delili var.”
“11 Eylül saldırısını yapanların hepsi Darwinist, materyalist, ateist eğitimden geçmiş insanlar; adının Hasan olması, Mehmet olması, kimliğinde Müslüman yazıyor olması bir şeyi değiştirmez, materyalist materyalisttir, bu Müslümanlara mal edilemez”
“Masonlar Saddam’ı katliamlarda kullandılar, sonra infazına karar verdiler, götürüp astılar.”
“İnsanlar zannediyor ki masonlar aydın, aklıbaşında insanlardır ama materyalisttirler; halbuki direkt olarak şeytana tapan insanlar.”
“Allah’tan yana olan hiçbir zaman yenilmez ama şeytan taraftarları her zaman perişan olurlar, insanlar bunu fark edemiyorlar.”
“İnsan Allah’tan korkarsa, Allah’a samimi olarak iman ederse asla sırtı yere gelmez.”
“Resmi, soğuk materyalist siyasetle ülkeler sorunlarını çözemez; dostlukla, sevgiyle, kucaklaşarak konular kökten çözülür.”
“Yüzde yüz Türkiye büyük Türkiye olacak, 10-20 yıl içinde Türk İslam Birliği’nin lideri olacak, kader böyle.” |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN YENİ MÜSAVAT QƏZETİ REPORTAJI (11 Fevral 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi için herkesin hükümete dilekçe yazmasını, yapılacak şeyin çok kolay olduğunu, bu iki ülke arasında vize ve pasaportu istemediğimizi; sınır kapısının sonuna kadar açılmasını ve bunun bekletilmesinin bir anlamı olmadığını anlattı. Ermenistan ve Azerbaycan sınır kapılarının aynı gün aynı saatte açılmasının çok iyi olacağını; mesela bir Cuma günü, Cuma namazından sonra “ya Allah, bismillah” deyip iki kapının birden aynı anda açılması gerektiğini söyledi. Sayın Oktar, ekonomik krizin Nuh Tufanı gibi olduğunu, ülkelerin hepsini yutacağını, onları kurtaracak olan geminin Allah’ın izniyle bir tek Türk İslam Birliği olduğunu, Nuh’un gemisine binenlerin kurtulacaklarını ifade etti. Hz. Mehdi’nin aramızda olduğunu ve Türk İslam Birliği’nin başına geçeceğini, bunun kaderde böyle olduğunu, hiç kimsenin bu gidişatı durduramayacağını müjdeledi.
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|