| |
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN İCTİMAİ RADYOSUYLA TELEFON DANIŞIĞI (16 Yanvar 2009)
|
|
|
| |
|
|
| |
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan İçtimai Radyosuyla yaptığı telefon görüşmesinde; Ermenilerden özür dileme kampanyası ile ilgili olarak; ne onların bizden ne de bizim onlardan özür dileyeceğimiz bir konu olmadığını, bizim, Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan sınırını açacağımızı ve alabildiğine, tüm İslam ülkelerinin sınırlarını açarak büyük bir Türk İslam Birliği oluşturacağımızı, dolayısıyla da karşılıklı özür dileme gibi bir durumumuz olmadığını anlattı. Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a iade edileceğini ve böyle bir konu kalmayacağını müjdeledi. İntikam anıtının da kapanacağını, Ermeni kardeşlerimizle kucaklaşacağımızı; bu fitne ve zorluk devrinin, güzellik, muhabbet, sevgi, saygı devrine dönüşeceğini ifade etti. Sayın Oktar, Azerbaycan’ın bizim kardeşimiz olduğunu, bir an evvel sınırların açılmasını, pasaportun kaldırılmasını; bu konuda Azeri kardeşlerimizin de teklif götürmelerini ve ellerini çabuk tutmalarını söyledi.
|
|
|
| |
|
|
|
ƏSƏRLƏ BAĞLI BAŞQA NÖVLƏR |
Başqa saytlarımız
|
|
|
|
| |
MARAĞINIZA SƏBƏB OLACAQ BAŞQA FİLMLƏR |
|
|
|
| |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN TREND XƏBƏR AGENTLİYİ REPORTAJI (1 Noyabr 2008)
Trend News Agency, Azerbaycan’da bulunan bir haber ajansı olup Azerice, İngilizce, Rusça, Arapça ve Farsça olmak üzere 5 dilde yayın yapmaktadır. Trend Haber Ajansı, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar’la bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda öne çıkan konu, kurulacak Türk İslam Birliği idi. Sayın Oktar, bu konuda hızla sonuca ulaşmanın önemini belirterek yol gösterici açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen sorulardan bazıları şöyleydi: “Türk İslam Birliği’nin amacı nedir; bugün bu Birliği zorunlu kılan şeyler nelerdir; Birlik nasıl bir işbirliği içerisinde gerçekleşebilir; Birliğin siyasi, kültürel, medeni boyutları nedir; Birlik kurulduğu takdirde bugün İslam devletlerinin yapamadıkları hangi konular gerçekleşecek; şu an Türk İslam Birliği’nin gerçekleşmesi için bölgesel ve küresel şartlar ne kadar elverişli; bu konuda Bilim Araştırma Vakfının somut adımları nelerdir?” |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN REYTINQ QƏZETİ REPORTAJI (6 Noyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar’ın Azerbaycan Reyting gazetesi ile olan bu röportajında; Darwinistlerin, insanın ne ruhunu ne de etini, kemiğini açıklayamadıklarını anlattı. Terörün çözümünün Türk İslam Birliği’nin kurulması; Azerbaycan’ın, Ermenistan’ın, Gürcistan’ın birleşmesi olduğunu ifade etti. Ermenistan Cumhurbaşkanının son yaptığı açıklamada, geçmişte yaşananların düzeltilebileceğini ve sınırlarını açılmasını istediklerini ifade etmesinin çok güzel bir gelişme olduğunu, Ermenilerin de masonların nasıl bir oyun oynadıklarını anladıklarını açıkladı. Darwinizmin safsata olduğunu insanlara ispat ettiklerini, şeytanın bu konuda ortadan çekildiğini ama, kendilerinin her yönde şeytanın kolunu kanadını kıracak bir faaliyet içinde olduklarını, insanların üzerinden bu kanlı elini çektireceklerini ifade etti. Türk İslam Birliği’ne doğru dev adımlarla ilerlendiğini, bu konuda detaylara dalmanın gereksiz olduğunu, masonların akıllarınca engellemek için bahaneler ortaya attıklarını, bunun da son çırpınışları olduğunu, isteseler de istemeseler de Türk İslam Birliği’nin kurulacağını, bunun bildirilen bir kader olduğunu anlattı.
Sayın Oktar, Azerbaycan halkına mesaj olarak ise; bunun çileli ve zorlu bir yol olduğunu, kendisinin ve kardeşlerinin bu yolda ilerlerken çok oyunlarla, baskı ve komplolarla karşılaşabileceklerini; çünkü kendilerinin masonları, ateist siyonistleri, komünistleri, Türk İslam Birliği’ne düşman olanları karşılarına aldıklarını, bunlarla mücadele ettiklerini; bunların da mutlaka bir şeyler yapacaklarını, kendilerine komplolar düzenleyebileceklerini, her türlü kötülüğü yapabileceklerini; sevenlerinin bunlardan tedirgin olmamalarını, hiçbirine inanmamalarını ve aldanmamalarını; böyle bir durumda mutlaka kendilerinin yapacağı açıklamaları beklemelerini, kendilerine güvenmelerini; Allah’ın izniyle hiçbir şey yapamayacaklarını; ve yine Allah’ın izniyle kendilerinin bu hayırlı yolda sonuna kadar gideceklerini ifade etti. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN NOVOYE VREMYA REPORTAJI (6 Oktyabr 2008)
Ermeniler Dağlık Karabağ’dan çekilir mi? Masonların asıl isteği nedir? Sayın Oktar, ABD’nin ülkeleri işgal politikası hakkında ne düşünüyor? Balkan kavgalarının perde arkasında ne var? Terörizmin kaynağı nedir? Türk İslam Birliği hazırlıklarında bugünkü durum nedir? Irak olayları nereye gidiyor? PKK sorunu nasıl çözülür? Sayın Oktar, dünyada yaşanan global kriz için ne düşünüyor? Kasım ayında ABD’de yapılacak seçimlerde hangi başkan adayının kazanmasının Müslümanlar için daha iyi olacağını öngörüyor? Türkiye’nin şu an Kafkaslarda yürüttüğü siyaseti nasıl buluyor? İran’ın ABD veya İsrail tarafından vurulması mümkün müdür? Rusya ile iş birliği mümkün mü? Türkler Amerika’dan yana mı yoksa Rusya’dan yana mı tavır koymalılar?
Sayın Adnan Oktar tüm bu soruları Azerbaycan Novoye Vremya gazetesi için yanıtladı. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN DÖVLƏT RADYOSUYLA TELEFON DANIŞIĞI (25 Avril 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Devlet Radyosu ile yaptığı bu telefon görüşmesinde, zamanı geldiğinde Azerbaycan ve Türkiye’nin tamamen birleşeceğini, ondan sonra sırayla tüm Türk devletlerinin ve İslam aleminin birleşeceğini, büyük bir Türk İslam Birliği oluşacağını müjdeledi. Azerbaycanlı kardeşlerimizin gönüllerinin rahat olmasını ve onları çok sevdiğimizi ifade etti. Azeri kardeşlerimizin Ermeni sınırını açmamız konusunda hiç tedirgin olmamalarını, iki sınırın da yaklaşık aynı zamanda açılacağını açıkladı. Sayın Oktar, Ermenilerin de eskiden beri kardeşlerimiz olduğunu, hep birlikte tarihe yeniden döneceğimizi; Azerilerin de Ermenilerin de Türkiye’nin şefkatli kollarında mutlu ve sevinç içinde yaşayacaklarını anlattı. Gereksiz endişelerden ve şüphelerden kaçınılması gerektiğinin altını çizerek Türkiye’ye güvenmelerini söyledi. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN 525 QƏZETİ VƏ ATV REPORTAJI (27 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; faaliyetlerinde resmi bir destek görmediğini fakat çeşitli vakıflar, dernekler, parti mensupları anlamında manen çok büyük bir desteğin var olduğunu, bütün tarikat mensuplarının, dini cemaatlerin, milliyetçi kesimin hepsinin kendisine saygı ve sevgi duyduklarını ifade etti. En büyük manevi desteği Türkiye’deki sağcı kesimden gördüğünü de sözlerine ekledi. AKP ile ilgili görüşü sorulduğunda; Sayın Tayyip Erdoğan’ın samimiyetine inandığını, dindar bir Anadolu insanı olduğunu, dünyevi bir çıkarı ve hırsı olmadığının açıkça görüldüğünü söyledi. Sayın Oktar, ayrıca, siyaset konusunun kendisinden uzak olduğunu, şahsının siyasi liderlik gibi bir isteğinin olmadığını ancak fikirlerinin zaten iktidar olduğunu anlattı. Türk İslam Birliği kurulurken Rusya’ya güvence verilmesinin ve rencide edilmemesinin önemli olduğunu, Rusya’yı mahçup etmenin, küçük düşürmeye kalkmanın yakışık almayacağını, ayrıca tecrit etmenin, yalnızlığa itmenin de çok kötü bir şey olduğunu, bazı ülkelerde böyle bir politikanın görüldüğünü ancak bunun vicdanlı bir davranış olmadığını ifade etti. 1800’lerin milli egoist mantığının terk edilmesi gerektiğini, 2000’lerin güzel, sevgi dolu, birleştirici mantığının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Kafkaslardaki sorunlarla ve çözüm yollarıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN KASPİ QƏZETİ REPORTAJI (19 Sentyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Kaspi gazetesiyle olan bu röportajında; gündemde olan Kafkas Birliği Projesi’nin, ardından Türk Birliği’ni de getireceğini, bölgede bulunan Gürcistan ve Ermenistan’ın Türk olmadıklarını, çoğunun Hıristiyan olduklarını ama buna rağmen kendilerinin bu ülkeleri Türk İslam Birliği içinde görmek istediklerini anlattı. Ermenilerin Karabağ bölgesinde bir çıkarlarının olmadığını, diplomatik bir çalışmayla, dostane bir telkinle rahatça o bölgeden çekileceklerini, masonların kışkırtmalarıyla işgal altında tuttuklarını ifade etti.İran’la Türkiye’nin arasının suni olarak açılmak istendiğini, bunun yine masonların şeytani oyunlarından biri olduğunu, İran’ın bizim çok eski dostumuz olduğunu ve dostumuz olarak da kalacağını ifade etti. Rusya’nın da Türk İslam Birliği’nden rahatsız olacağı bir durum olmadığını, kurulacak Birliğin zaten Rusya’nın yanında olacağını, ayrıca Amerika’yı da dost bildiğimizi ve sevdiğimizi, Darwinist ve masonik düşüncenin mutlaka ülkeleri birbirleriyle çarpıştırmak istediğini, bu düşünceye göre sözde güçlülerle zayıfların bir mücadelesi olduğunu ve onlara göre, hep de güçlülerin galip geldiğini anlattı. İslam düşüncesine göre ise böyle bir şeyin olmadığını, hakkın, haklı olanın galip geldiğini, bir topluluk zayıfsa dahi eğer haklıysa onun galip geleceğini açıkladı. Amerikan düşmanlığının da Rus düşmanlığının da çok akılsızca olduğunu, bu kavgacı ruhun ortadan kalkması gerektiğini söyledi. Dostluk havasının çok önemli olduğunu, düşmanlık havasında insanların dimağının sadece mücadeleye yöneldiğini sözlerine ekledi. |
 |
|
|
|
| |
|
|
|