| |
Trend News Agency, Azerbaycan’da bulunan bir haber ajansı olup Azerice, İngilizce, Rusça, Arapça ve Farsça olmak üzere 5 dilde yayın yapmaktadır. Trend Haber Ajansı, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar’la bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda öne çıkan konu, kurulacak Türk İslam Birliği idi. Sayın Oktar, bu konuda hızla sonuca ulaşmanın önemini belirterek yol gösterici açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen sorulardan bazıları şöyleydi: “Türk İslam Birliği’nin amacı nedir; bugün bu Birliği zorunlu kılan şeyler nelerdir; Birlik nasıl bir işbirliği içerisinde gerçekleşebilir; Birliğin siyasi, kültürel, medeni boyutları nedir; Birlik kurulduğu takdirde bugün İslam devletlerinin yapamadıkları hangi konular gerçekleşecek; şu an Türk İslam Birliği’nin gerçekleşmesi için bölgesel ve küresel şartlar ne kadar elverişli; bu konuda Bilim Araştırma Vakfının somut adımları nelerdir?” |
|
|
| |
MARAĞINIZA SƏBƏB OLACAQ BAŞQA FİLMLƏR |
|
|
|
| |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN 525 QƏZETİ VƏ ATV REPORTAJI (27 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; faaliyetlerinde resmi bir destek görmediğini fakat çeşitli vakıflar, dernekler, parti mensupları anlamında manen çok büyük bir desteğin var olduğunu, bütün tarikat mensuplarının, dini cemaatlerin, milliyetçi kesimin hepsinin kendisine saygı ve sevgi duyduklarını ifade etti. En büyük manevi desteği Türkiye’deki sağcı kesimden gördüğünü de sözlerine ekledi. AKP ile ilgili görüşü sorulduğunda; Sayın Tayyip Erdoğan’ın samimiyetine inandığını, dindar bir Anadolu insanı olduğunu, dünyevi bir çıkarı ve hırsı olmadığının açıkça görüldüğünü söyledi. Sayın Oktar, ayrıca, siyaset konusunun kendisinden uzak olduğunu, şahsının siyasi liderlik gibi bir isteğinin olmadığını ancak fikirlerinin zaten iktidar olduğunu anlattı. Türk İslam Birliği kurulurken Rusya’ya güvence verilmesinin ve rencide edilmemesinin önemli olduğunu, Rusya’yı mahçup etmenin, küçük düşürmeye kalkmanın yakışık almayacağını, ayrıca tecrit etmenin, yalnızlığa itmenin de çok kötü bir şey olduğunu, bazı ülkelerde böyle bir politikanın görüldüğünü ancak bunun vicdanlı bir davranış olmadığını ifade etti. 1800’lerin milli egoist mantığının terk edilmesi gerektiğini, 2000’lerin güzel, sevgi dolu, birleştirici mantığının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Kafkaslardaki sorunlarla ve çözüm yollarıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN YENİ MÜSAVAT QƏZETİ REPORTAJI (11 Fevral 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi için herkesin hükümete dilekçe yazmasını, yapılacak şeyin çok kolay olduğunu, bu iki ülke arasında vize ve pasaportu istemediğimizi; sınır kapısının sonuna kadar açılmasını ve bunun bekletilmesinin bir anlamı olmadığını anlattı. Ermenistan ve Azerbaycan sınır kapılarının aynı gün aynı saatte açılmasının çok iyi olacağını; mesela bir Cuma günü, Cuma namazından sonra “ya Allah, bismillah” deyip iki kapının birden aynı anda açılması gerektiğini söyledi. Sayın Oktar, ekonomik krizin Nuh Tufanı gibi olduğunu, ülkelerin hepsini yutacağını, onları kurtaracak olan geminin Allah’ın izniyle bir tek Türk İslam Birliği olduğunu, Nuh’un gemisine binenlerin kurtulacaklarını ifade etti. Hz. Mehdi’nin aramızda olduğunu ve Türk İslam Birliği’nin başına geçeceğini, bunun kaderde böyle olduğunu, hiç kimsenin bu gidişatı durduramayacağını müjdeledi.
|
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN REYTINQ QƏZETİ REPORTAJI (6 Noyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar’ın Azerbaycan Reyting gazetesi ile olan bu röportajında; Darwinistlerin, insanın ne ruhunu ne de etini, kemiğini açıklayamadıklarını anlattı. Terörün çözümünün Türk İslam Birliği’nin kurulması; Azerbaycan’ın, Ermenistan’ın, Gürcistan’ın birleşmesi olduğunu ifade etti. Ermenistan Cumhurbaşkanının son yaptığı açıklamada, geçmişte yaşananların düzeltilebileceğini ve sınırlarını açılmasını istediklerini ifade etmesinin çok güzel bir gelişme olduğunu, Ermenilerin de masonların nasıl bir oyun oynadıklarını anladıklarını açıkladı. Darwinizmin safsata olduğunu insanlara ispat ettiklerini, şeytanın bu konuda ortadan çekildiğini ama, kendilerinin her yönde şeytanın kolunu kanadını kıracak bir faaliyet içinde olduklarını, insanların üzerinden bu kanlı elini çektireceklerini ifade etti. Türk İslam Birliği’ne doğru dev adımlarla ilerlendiğini, bu konuda detaylara dalmanın gereksiz olduğunu, masonların akıllarınca engellemek için bahaneler ortaya attıklarını, bunun da son çırpınışları olduğunu, isteseler de istemeseler de Türk İslam Birliği’nin kurulacağını, bunun bildirilen bir kader olduğunu anlattı.
Sayın Oktar, Azerbaycan halkına mesaj olarak ise; bunun çileli ve zorlu bir yol olduğunu, kendisinin ve kardeşlerinin bu yolda ilerlerken çok oyunlarla, baskı ve komplolarla karşılaşabileceklerini; çünkü kendilerinin masonları, ateist siyonistleri, komünistleri, Türk İslam Birliği’ne düşman olanları karşılarına aldıklarını, bunlarla mücadele ettiklerini; bunların da mutlaka bir şeyler yapacaklarını, kendilerine komplolar düzenleyebileceklerini, her türlü kötülüğü yapabileceklerini; sevenlerinin bunlardan tedirgin olmamalarını, hiçbirine inanmamalarını ve aldanmamalarını; böyle bir durumda mutlaka kendilerinin yapacağı açıklamaları beklemelerini, kendilerine güvenmelerini; Allah’ın izniyle hiçbir şey yapamayacaklarını; ve yine Allah’ın izniyle kendilerinin bu hayırlı yolda sonuna kadar gideceklerini ifade etti. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN ƏDALƏT QƏZETİ REPORTAJI (5 Noyabr 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Edalet gazetesiyle olan bu röportajında; Azerbaycan’la Türkiye’nin birleşmesinin, ruhu şahlandıracağını; ekonomik ve kültürel açıdan hiçbir sorun yaşanmayacağını, Azerbaycan’ın kültürlü ve aydın insanlardan oluştuğunu; velev böyle olmasa bizim onları aydınlatacağımızı, velev fakir olsalar bizim onları zengin edeceğimizi, Azerbaycan’ın canımızın bir parçası olduğunu, iki ülkenin birleşmesinin babanın oğula kavuşması gibi bir olay olduğunu anlattı. Sayın Oktar, İngiliz evrimci bilim adamı R. Dawkins’i Darwinizmle ilgili olarak tartışmaya davet ettiğini, Dawkins’in bunu asla kabul etmediğini, çünkü kesin yenileceğini bildiğini, İslam’ın çok güçlü bir fikir, çok güçlü bir düşünce ve çok güçlü bir aksiyon olduğunu, hiçbir kuvvetin karşısında duramayacağını ifade etti. Müslümanlığın, dünyanın en kaliteli insanı olmak anlamına geldiğini anlatan Sayın Oktar, gerçek dindar bir Müslümanı; “Müslüman demek dünyanın en akıllı insanı demektir, dünyanın en şerefli insanı demektir. Müslüman dünyanın en sükseli, en süper adamıdır” şeklinde ifade etti. Sayın Oktar, Darwinizmin, masonluğun, komünizmin, faşizmin, satanizmin çok çürük ve boş fikirler olduğunu, bunları ezmenin yerde giden bir böceği tankın ezmesi gibi olduğunu, bir üflemede dağılacak fikirler olduğunu; bu fikirlerin mensupları hepsi bir araya gelseler ve bunun yüz katını daha hazırlasalar, fikren yine böcek hükmünde olacaklarını ve kendilerinin bunları yine yok edeceklerini anlattı. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN DÖVLƏT XƏBƏR AGENTLİYİ REPORTAJI (14 Avqust 2008)
Sayın Adnan Oktar, Azerbaycan Devlet Haber Ajansıyla olan bu röportajda; Bilim Araştırma Vakfının Türk devletlerin birbirine yakınlaşması konusunda kültürel faaliyetleri nelerdir? Azerbaycan ve Türkiye’nin “iki devlet tek millet” olarak birleşmesi konusuna Rusya Federasyonu ve Ermenistan nasıl bakıyor? İslam ve laiklik bir arada yaşanır mı? Bugün Türkiye’deki mevcut eğitim sistemini nasıl değerlendiriyor? Türki cumhuriyetlerin geleceğinde dinin önemi nedir? İslam dininin sanata bakışı nedir? Türkiye Cumhuriyeti, geleceği için Avrupa Birliği’ne mi Türk İslam Birliği’ne mi odaklanmalı? Yahudilerle Araplar, Ermenilerle Türkler kardeş olabilirler mi? Olursa, ne zaman barışacaklar? gibi çeşitli konularda soruları yanıtlarken çözüm yollarının da neler olabileceğini açıklıyor. |
 |

ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN TV REPORTAJI (11 İyun 2008)
Azeybaycan Tv’de yayınlanan ve program yapımcısı Elşad Miriyev ile yapılan roportajda Sayın Adnan Oktar Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde dağıtılan kitapların etkisi ile ilgili şu yorumlarda bulunuyor:
“Aslında dağıtılan kitap az, ancak etkisi çok büyük. Adeta bir atom bombası gibi. Gittiği yeri altüst etti, bir günün içinde Fransa’yı altüst etti. Fransa’yı seçtim. Çünkü Fransa Marksist ve materyalist felsefenin merkeziydi. Ama yaşanan gelişmeler bize gösteriyor ki, Yaratılış Atlası bu duruma bir son verdi.”
Sayın Adnan Oktar sorulan sorular üzerine Karabağ Sorunu ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulunuyor. Karabağ sorununun bir an önce çözülmesi, Laçin Koridorunun ise mutlaka açılması gerektiğini ifade ediyor. Sayın Oktar bu topraklardaki işgalin sona ermesinin hem Türkler hem de Ermenilerin faydasına olacağını vurguluyor ve Türkiye-Azerbeycan birleşmesi ile ilgili olarak “Azerbeycan ile Türkiye’nin birleşmesi yeri göğü ayağı kaldırır, büyük bir heyecan meydana getirir. Bu Ermenistan için de büyük bir fayda sağlayacaktır.” Şeklinde bir yorumda bulunuyor.
Fransa’da kitapların yasaklanmasıyla ilgili bir soru üzerine Sayın Adnan Oktar şu yorumda bulunuyor:
“Fransa’da kitapların yasaklanması çok hayırlı olmuştur. Çünkü bir kitabın yasaklanması, bu kitabı mutlaka okuyun demektir. Bir öğrenciye bu kitap yasaklandı, sakın okumayın derseniz, bu aslında hemen bu kitabı alıp okuyun demek anlamına gelir. Fransa’da da bu nedenle çok yüksek derecede okunuyor, kitaplarıma karşı çok büyük bir ilgi var.”
Röportajda ayrıca masonluk, materyalizm ve ateist siyonizm ile yapılan fikri mücadelenin sonuçları, laikliğin önemi, yeni yayınlanan kitapların etkileri, Darwinizm’i Müslümanlaştırma çabalarının da artık son bulduğu gibi çeşitli konular üzerinde önemli açıklamalar yer alıyor. |
 |
|
|
|
| |
|
|
|