روشن است ،هدف از خلقت موجودی با عقل سلیم، هوش و حواس و قدرت تصمیم گیری این نیست که به بازیچه زودگذر عمر کوتاه دنیوی بپردازد. انسان در حضور خالق خود به آزمایشی گمارده می شود که بزرگترین حقیقت زندگی اوبه شمار می رود. این فیلم برای یادآوری این نکته ساخته شده است که این جهان صرفا کارگاه آزمایشی است و نوع بشر با گذراندن آن به نتیجه زندگی ابدی آخرت خواهد رسید..
Yeryüzünde yaşayan bütün Müslümanlar, Allah'ın varlığına ve birliğine, meleklerine, Kitaplarına peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmiş, aynı ortak değerlere gönül vermiş insanlardır.
Müminleri birbirlerine yakınlaştıracak ve kaynaştıracak olan bu ortak değerlerin en önemlilerinden biri de Allah'ın adının yüceltildiği mübarek mekanlar, mescidlerdir.
İslam tarihinde çok önemli yeri olan üç büyük mescid vardır:
Mekke'de Kutsal Kabe'nin etrafında yer alan Mescid-i Haram, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Medine'deki Mescid-i Nebevi...
Bu üç büyük mescid İslam tarihinde çok önemli olaylara ev sahipliği yapmıştır.
Bu mescidleri ve etraflarındaki mübarek beldeleri ziyaret ederken Müslümanların şevk ve heyecanları artar, hamiyet duyguları kabarır, kardeşlik bağları güçlenir, bu mekanların ziyareti Yüce Allah'a yakınlaşmaya vesile olur.
Bu belgeselde bu üç kutlu mekanın tarihini ve özelliklerini izleyeceksiniz.
DİKKAT! Bu filmde hayatın çok önemli bir gerçeği anlatılmaktadır. Maddesel dünyaya bakış açınızı kökten değiştirecek olan bu filmi, çok dikkatli bir biçimde ve sindirerek izlemelisiniz. Filmin birinci bölümünde anlatılanlar, yalnızca bir bakış açısı, farklı bir yaklaşım veya herhangi bir felsefi düşünce değil; dine inanan-inanmayan herkesin kabul edeceği, bugün bilimin de kanıtladığı kesin birer gerçektir. Filmin ikinci bölümünde ise, evrenin yaratılışı konusunda önemli bilgiler verilmekte, evrenin sonsuzdan beri var olan "başı boş bir madde yığını" olduğunu iddia eden materyalist felsefe, 20. yüzyıl biliminin bulguları ışığında kesin olarak çürütülmektedir.
Allah’ın varlığını inkar eden ateist bir öğreti... Putperest bir din... İnsanın kendi kendine acı çektirmesini öngören bağnaz bir gelenek...
Bu filmde günümüzde bazı insanların özentiyle baktığı Budizm'in gerçekte ne kadar yanlış inanç ve uygulamalar içerdiğini, karma ve reenkarnasyon hurafelerinin insanları nasıl yanılttığını izleyeceksiniz.
Bu dinin yanılgılarının en büyüğü ise, Allah'tan gelen bir bilgiye değil, birtakım insanların zaman içinde ürettikleri gelenek ve felfeselere dayanması, onları kutsal kabul etmesidir. Budistler ve bu dine sempati duyanların bir an önce bu gerçekleri detaylıca düşünmeleri gerekmektedir. Çünkü Allah'ın indirdiği din dışındaki öğretileri kendilerine din olarak kabul eden insanlardan Kuran'da şöyle söz edilmektedir:
Onların içinde bulundukları din mahvolucudur ve yapmakta oldukları şeyler de geçersizdir. (Araf Suresi, 139)
Kuran’da “şehirlerin anası” olarak bildirilen Mekke ve tüm Müslümanlar için en kutlu mekan olan Kabe...
Bu kutsal mekan İslam tarihi boyunca tüm Müslümanları biraraya toplamıştır. Ve günümüzde de bu özelliğini sürdürmektedir. Her yıl milyonlarca Müslüman'ın Kabe’de toplanıp birarada ibadet etmesi, tüm iman edenler için değerli bir şevk ve heyecan unsurudur. Çünkü dünyadaki tüm Müslümanlar; Allah'a iman etmekte, Kuran'a tabi olmakta; Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in yolundan gitmekte; namaz kılarken aynı kıbleye dönüp, ahirette aynı güzel karşılığı ummaktadırlar.
Tüm Müslümanların İlahı, Kitabı, peygamberi, kıblesi aynıdır. Irkı, dili, vatanı, mezhebi ne olursa olsun tüm Müslümanlar kardeştir.
Allah'ın izniyle İslam dünyasını çok güzel ve aydınlık bir gelecek beklemektedir.
Peygamberimiz (sav)'in ailesiyle ve çevresindeki müminlerle olan ilişkisi, günlük hayatına dair detaylar, dış görünümü, görenleri hayran bırakan heybeti, sevdiği yiyecekler, giyimi ve gülüşü gibi pek çok detay İslam alimleri tarafından "şemail" kelimesiyle ifade edilir. Şemail kelimesi "şimal" kelimesinden türemiştir. Bu kelime "karakter, huy, hal, hareket, davranış ve tavır" gibi anlamlar taşır. Ancak “şemail” kelimesi zaman içinde özelleşmiş ve Peygamber Efendimiz (sav)’in nasıl bir yaşam sürdüğü ile ilgili detayları ve kişisel özelliklerini ifade eden bir terime dönüşmüştür.
Peygamber Efendimiz (sav)’in Ashabı, bu kutlu insanın dış görünümünün güzelliğinden görenleri hayran bırakan heybetine, nurundan duruşuna ve gülüşüne kadar pek çok detay aktarmışlardır.
Peygamberimiz (sav)'in karakterine ve görünüşüne dair aktarılan her detay, onun üstün ahlakının bir yansımasıdır. Peygamber Efendimiz (sav)’in şemailinin anlatıldığı bu belgeselin hazırlanmasındaki amaç ise, onun çeşitli kaynaklarda aktarılan güzel özelliklerini inceleyip, yaşamından günümüze öğütler çıkarmaktır.
Peygamber Efendimiz (sav) hayatı boyunca Allah’a tevekkül etmiş ve dualarını yalnızca O’na yöneltmiştir. Tüm gücün ve aklın sahibinin Rabbimiz olduğunu bilerek sadece O’ndan yardım dilemiştir. Karşılaştığı her olayda Allah’a yönelip dönmüştür. Allah da kendisine iman ve dua eden Peygamberini desteklemiş ve onu hem dünyada hem de ahirette üstün bir zaferle ödüllendirmiştir. Onu güzel bir hayatla yaşatmış, dualarına icabet etmiş ve her şeyin en güzelini nasip etmiştir.
Bu belgeselde Kuran’da bildirilen Peygamberimiz (sav)'in dualarına yer vererek hem O’nun güzel ahlakını örnek alacak hem de duanın önemine bir kez daha şahit olacağız.