Bazı kuşlar zekaları ve çeşitli kabiliyetleri ile dikkat çekerler. Bu filmin konusu da papağanlar, ötücü kuşlar ve sinek kuşları gibi ses taklidi yapabilen kuşlardır. Birçok insan, söz konusu kuşların konuşma yeteneklerini duymuş, hatta televizyonda görmüş veya canlı olarak şahit olmuştur. Ancak bu canlıların "konuşabilmeleri"nin ya da "sesleri taklit edebilmeleri"nin nasıl büyük bir mucize olduğunu, bu canlıları Allah'ın ne kadar kusursuz sistemlerle yarattığını düşünmemiş olabilir. İşte bu filmde söz konusu canlıların konuşma ve ses taklidi yeteneği ile donatılmasının yaratılışın sayısız mucizelerinden biri olduğu anlatılmakta, aynı zamanda bu yeteneğin evrim teorisinin iddialarını nasıl geçersiz kıldığı açıklanmaktadır.
Yeryüzündeki tüm canlılara ihtiyaçları olan özellikleri veren, onlara neler yapmaları gerektiğini ilham eden kısacası onları yaratan, sonsuz akıl ve ilim sahibi bir Yaratıcı vardır. Sayısız delilini gördüğümüz bu benzersiz aklın ve sınırsız ilmin sahibi, hiç kuşkusuz tüm alemlerin Rabbi olan Allah'tır.
Allah bir ayetinde şöyle emretmektedir:
Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz? (Nahl Suresi, 17)
Bu filmde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı milyonlarca delilden bazı örnekler izleyeceksiniz.
İnsanlık tarihinde önemli dönüm noktaları vardır. Şu anda bunların birinde yer alıyoruz. Kimileri bunu globalleşme veya "bilgi çağı"nın başlangıcı olarak yorumluyor. Bu tespitler doğru, ancak bunlardan daha da önemli bir gelişme var. Kimileri henüz bunun farkında olmasa da, son 20-25 yıldır bilim ve felsefe alanında çok büyük bir değişim yaşanıyor: 19. yüzyıldan bu yana bilim ve düşünce dünyasında etkin olan ateizm, yani Allah’ın varlığını inkar düşüncesi önlenemez bir biçimde çöküyor. Bu gerçek, sadece bu filmde izleyeceğiniz bilim veya siyaset alanlarıyla sınırlı değildir. Ünlü devlet adamlarından sinema yıldızlarına veya pop sanatçılarına kadar, Batı toplumunun pek çok "kanaat önderi" eskisine göre daha dindardır. Uzun yıllar ateist olarak yaşadıktan sonra, gördüğü gerçekler karşısında Allah’a iman eden pek çok insan vardır.
Arkadaşlar, çevremizde ne kadar çok nimet var, farkında mısınız? Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, çeşit çeşit meyveler, renk renk çiçekler, lezzetli yemekler, kusursuz çalışan vücudumuz ve daha saymakla bitiremeyeceğimiz pekçok şey bizim için birer nimettir. Yani herbiri Allah’ın bizler için özel olarak yaratmış olduğu hediyelerdir.
Bu filmde çevremizdeki nimetlerden örnekler izleyecek ve bu nimetleri bize verdiği için Allah’a şükretmemiz yani teşekkür etmemiz gerektiğini öğreneceksiniz.
Son birkaç senedir gösterimde olan pek çok filme baktığımızda, senaryolarında işlenen ortak konulardan biri dikkatimizi çekmektedir. Bu filmlerde gerçek olarak kabul edilen, varlığına mutlak olarak inanılan dünya hayatı sorgulanmakta; rüyalarda oluşan ya da simülasyon gibi yapay sinyallerle oluşturulan ortamların ne kadar gerçekçi olabileceği vurgulanmaktadır. Matrix (The Matrix), Matrix 2 (The Matrix Reloaded), 13. Kat (The Thirteenth Floor), Haşin Krallık (Harsh Realm), Vanilya Gökyüzü (Vanilla Sky), Gerçeğe Çağrı (Total Recall), Truman Şov (Truman Show), Tuhaf Günler (Strange Days), Gizemli Şehir (Dark City), Aç Gözünü (Open Your Eyes), Frekans (The Frequency), Varoluş (Existenz), Tek (The One) gibi pek çok film ve dizide, insanların neyin gerçek neyin hayal olduğu hakkında ne denli ciddi bir yanılgı içinde olabilecekleri konusu işlenmektedir.
Ayrıca bu filmlerde şimdiye kadar sadece bilimsel olarak ortaya konmuş birtakım yorumların, hayatımızı nasıl etkileyebileceği canlandırılmakta ve insanların bu konuda daha derin düşünmeleri sağlanmaktadır. Örneğin Matrix filminde şu ifadeler yer almaktadır:
Gerçek nedir? Gerçeği nasıl tanımlarsın? Eğer hissedebildiğin, koklayıp, tadıp, görebildiğin şeylerden söz ediyorsan, "gerçek", beyne iletilen elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır.