Geçmişte yaşamış ve helak edilmiş olan tüm kavimler incelendiğinde ortak bazı noktalarının olduğu görülecektir. Bunlar, kendilerine gelen uyarılara rağmen Allah’tan korkmayan, çirkin bir ahlak gösteren, zulüm ve haksızlığı yaşam tarzı edinmiş, yalnızca dünyevi çıkarlarını düşünen insanlardır. Bu tavırlarından dolayı helaka uğrayan kavimlerden biri de Medyen halkıdır. Medyen şehri o dönemde akarsuları, bahçeleri, hurmalıkları ve halkının zenginliğiyle ün salmış bir şehirdi. Ancak, ticari hayatta pek çok farklı yöntem kullanarak hile yapmak bu toplumun genelinde bir alışkanlık haline gelmişti. Yüce Allah, onları iman etmeye ve güzel ahlaka çağırması için Şuayb peygamberi gönderdi. Hz. Şuayb’ın kavmine uyarıları ve bu inkarcı kavmin sonu Kuran’da detaylı olarak anlatılmaktadır. Bu filmde Medyen ve Eyke halklarının özelliklerini ve helak oluşlarını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
Kuran'da, müminlerin örnek almaları için peygamberlerin ve salih kimselerin hayatlarına dair bazı kıssalar yer alır. Güzel ahlakı üzerinde düşünüp örnek alınması gereken salih müminlerden biri de Hz. Meryem'dir.
Kuran'da bildirilen mümin kadın karakteri, bugün cahiliye toplumlarında yaygın olarak yaşanan kadın karakterinden çok farklıdır. Cahiliye toplumlarında yaşayan kadınlar, genellikle toplum tarafından kendilerine uygun görülen ve nesilden nesile aktarılan ortak bir karakteri yaşamaktadırlar.
Cahiliye toplumu, kadın için ayrı, erkek için ayrı ahlak özellikleri belirlemiştir. Kuran'a göre ise kadın ve erkek aynı imani ve ahlaki sorumluluklara sahiptir. Allah, inananlara, Hz. Meryem'in şahsında "ideal Müslüman kadın karakteri"ni tanıtmaktadır. Bu filmde ideal Müslüman kadının özelliklerini göreceksiniz.
Doğayı inceledikçe, hep aynı gerçekle karşılaşırız. Canlılar, evrim teorisinin "tesadüf" iddiasını tamamen geçersiz kılan, son derece iyi tasarlanmış kompleks yapılara sahiptirler. Her canlı, yaratılışın ayrı bir delilidir. Bu filmde izleyeceğiniz kamuflaj ve akılcı davranışlar, sadece birkaç örnektir. Doğadaki canlı türlerinin herbirinde, ayrı ayrı yaratılmış özellikler, üstünlükler vardır. Tüm bu muhteşem yaratılışın sahibi, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi olan Yüce Allah’tır. Akıl sahibi insanlara düşen ise Allah’ın yaratması üzerinde düşünmek ve O’nu övüp yüceltmektir. Allah, bir Kuran ayetinde şöyle buyurur: "Şu halde övgü, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve Alemlerin Rabbi Allah’ındır. Göklerde ve yerde büyüklük O’nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Casiye Suresi, 36-37)
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), Allah'ın son Kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah'a olan teslimiyeti ve yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı mübarek bir insandır.
Kuran’da, “Alemlere Rahmet” olarak gönderildiği bildirilen Yüce Peygamberimiz (sav), kendisine Kuran vahyedildiği andan itibaren hayatı boyunca bu mübarek Kitabı insanlara tebliğ etmiş, insanları Allah'ın dinine çağırmıştır.
Böylece Allah'ın ona yüklediği bu büyük sorumluluğu hakkıyla yerine getirmiştir. Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır:
Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer yapmayacak olursan, O'nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez. (Maide Suresi, 67)
Sevgili Peygamberimiz (sav) tebliği sırasında birbirinden farklı yöntemler izlemiştir.
Şartlara ve karşısındaki kişilere göre çeşitli anlatım yöntemleri geliştirerek insanları Allah'ın yoluna davet etmiştir.
Bu belgeselde Hz. Muhammed (sav)’in tebliğleri sırasında izlediği yöntemlerin en etkililerinden biri olan mektuplarını izleyeceksiniz. Çeşitli ülkelerin hükümdarlarına yollanan bu mektuplardaki hikmetli, etkileyici ve ılımlı üslubun, pek çok kişinin hak din İslam’ı tanıyıp kabul etmesine vesile olduğunu göreceksiniz.
Kuran'da kendisinden ve kavminden en çok bahsedilen peygamber Hz. Musa'dır. İşte bu kutlu peygamberin döneminden bugüne dek ulaşan bir müjde vardır: Ahit sandığı...
Ahit sandığı, Yüce Rabbimiz'in Kuran'da bildirdiği ve içinde Hz. Musa ve Hz. Harun'dan eşyalar bulunan değerli bir sandıktır. Ayetlerde bu sandığın Allah’ın müminlere güven duygusu ve huzur veren bir nişanesi olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle yıllardan beri hem Yahudiler hem Hıristiyanlar ve hem de Müslümanlar onun bulunması için çaba sarf etmişlerdir. Ancak MÖ. 587 yılından beri bu kutsal sandık kayıptır.
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinden anlaşıldığı üzere sandık ahirzamanda bulunacaktır.
Sandığın çok önemli bir özelliği daha vardır: Bu Kutsal sandığı bulma şerefi Kuran ahlakının dünya üzerinde hakim olacağı ahirzamanın liderine nasip olacaktır. Yani Hz. Mehdi'ye.
Sandığın bulunması Hz. Mehdi’nin çıkışının en önemli alametlerinden biri olacaktır. Aynı zamanda bu işaret O’nun hükümranlığının da bir sembolü sayılacaktır. Elbette en doğrusunu Allah bilir.
Peygamber Efendimiz (sav)'in sünneti ve güzel ahlakı her zaman tüm Müslümanlar için en güzel örneği temsil eder.
Peygamberimiz (sav) sahip olduğu üstün ahlakı ile hayatı boyunca her koşul altında en güzel davranışları sergilemiş, Kuran ahlakını her anında yaşamış ve her işinde Allah’ın rızasını gözetmiştir. Her fırsatta kendine tabi olan Müslümanlara en hikmetli öğütleri vermiş ve onlarla yakından ilgilenmiştir.
Peygamber Efendimiz (sav)'in güzel ahlakı ve öğütleri Allah’ın kullarına bir rahmetidir. Bu nedenle Peygamberimiz (sav)’in hadisleri tüm Müslümanlar için çok önemli bir hidayet rehberidir.
Bu filmde Allah'ın lütfuyla büyük hikmet sahibi olan Peygamber Efendimiz (sav)'in ettiği ve hadis-i şeriflerde bize bildirilen dualar ışığında, onun Yüce Allah’a olan bağlılığını ve teslimiyetini yakından görmeye çalışacağız.
Hz. Nuh Aleyhisselam’ın yaşamı ve Nuh Tufanı kıssası Kuran-ı Kerim’de detaylı bir şekilde anlatılır. Tüm uyarılara rağmen inatla sapkın yaşam biçimlerini değiştirmeyen ve Allah’ı inkar etmeyi sürdüren Nuh kavminin ilahi bir cezayla helak edildigi pek çok ayette haber verilir. Günümüzde ise binlerce yıl önce gerçekleşmiş olan bu olayın gerçekliği bilimsel çalışmalarla da ispatlanmıştır. Ve bu çalışmaların sonuçları Kuran ayetleriyle tam bir uyum içindedir.
Bir nokta daha vardır ki asla unutulmamalıdır: Nuh Tufanı büyük bir ibret vesilesidir. Nuh Peygamber de kavmiyle olan mücadelesiyle tüm inananlar için bir örnektir. Müminler, Allah’ın yolunda mücadele etmiş olan kutlu peygamberlerin hayatlarını esas alarak yaşamalıdırlar.