İçinde bulunduğumuz dönemde, hemen her gün dünyanın çeşitli bölgelerinde deprem, kasırga, yıldırım, sel gibi doğal felaketler yaşanmakta... Bu felaketler, birçok ülkede milyonlarca insanı etkilemekte ve hesaplanamayacak büyüklükte maddi hasarlara yol açmakta... Tüm bu yaşananlar ise akıllara şu soruyu getirmekte: Geçmişe oranla çok daha sık ve birbiri ardınca gerçekleşen bu felaketler, 1400 yıl önce Peygamber Efendimiz (sav) tarafından haber verilen ahir zamanın alametleri midir? Peygamberimiz (sav) hadislerinde ahir zamanı ve özelliklerini detaylı olarak tasvir etmiştir. Peygamberimiz (sav)'in günümüzden yüzyıllar önce ayrıntılarıyla açıkladığı işaretler, içinde bulunduğumuz dönemde birbiri ardınca ve tam olarak hadislerde belirtildiği biçimde gerçekleşmektedir.
Bu filmin amacı, Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanla ilgili hadislerinde bildirdiği doğal felaketlerin, günümüzde birer birer gerçekleştiklerini gözler önüne sermektir. Bu vesileyle de, insanlara kıyamet gününün yaklaşarak geldiğini hatırlatmak, o zorlu gün gelmeden önce öğüt alıp düşünmeye sevketmektir.
20. yüzyıl, dünya tarihinin en kanlı devri oldu. İnsanlık bu dönemde ilk kez "dünya savaşı" kavramıyla karşılaştı. I. ve II. Dünya savaşları, geride toplam 65 milyon ölü bıraktı. Bunların yaklaşık yarısı, savaşla hiçbir ilgisi olmayan sivil insanlardı. Küçük çocuklar, savunmasız kadınlar ve yaşlılar acımasızca katledildi... Peki dünya nasıl oldu da bu denli büyük bir cinnete sürüklenebildi? İnsanlar nasıl oldu da göz göre göre, hem kendi milletlerini hem de diğerlerini bir kan dökme kuyusuna attılar? Bu vahşetin ardındaki felsefe neydi?
Bu film, size bu önemli sorunun cevabını anlatmaktadır.
60'lı yıllar Batı toplumları için bir dönüm noktasıydı... İki büyük dünya savaşının yıkıcı etkileri, Japonya’ya atılan atom bombaları, bunların ardından gelen Vietnam Savaşı gibi olaylar Amerikan gençliğinde, kurulu düzene karşı büyük bir tepki oluşturmuştu.
Avrupa ülkelerinde de durum farklı değildi. Gençler “aykırı olmak”, “düzene karşı çıkarak dikkatleri üzerlerinde toplamak” gibi heveslerle çarpık akımlara kapılmışlardı. Dejenere davranışlar, sapkın inanışlar gün geçtikçe yaygınlaşıyordu.
Savaşa karşı olduklarını iddia ederek toplanan gençler 60'lara damgasını vuran bir ekol akım oluşturdular: "Hippi kültürü".
Her yer barış için dünyayı çiçeklere boğduklarını, doğallığı, özgürlüğü savunduklarını iddia eden gençlerle doluydu.
Fakat sapkın felsefeleri onları dejenerasyondan öteye götürmedi.
Ortaçağ'da Avrupa şiddet, barbarlık ve cehalet karanlığı içindeydi.
711 yılında Müslümanların Endülüs’ü fethetmesi ile birlikte Avupa için yepyeni bir dönem başladı. Endülüs 8 yüzyıl boyunca İslam ülkesi olarak kalacak ve Avrupa’ya İslam’ı tanıtacaktı. Ardından dünyanın en büyük imparatorluklarından biri olarak kabul edilen Osmanlılarla birlikte İslam ahlakı ve kültürü kıta üzerinde büyük gelişmeleri de beraberinde getirdi. Endülüs’le Avrupa’ya giren İslamiyet’in bölgedeki etkisi günümüzde de artarak devam etmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi Avrupa'da da İslam hızlı bir yükseliş içerisindedir ve bu yükseliş özellikle birkaç yıldır daha çok dikkat çekmektedir.
İslamiyet'in büyüme hızı ile çeşitli kurumlar veya araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar gelecekte İslam’ın sadece Avrupa’da değil, dünyada hakim olacağını ortaya koymaktadır.
İslam’ın yükselişi dünyanın artık yepyeni bir döneme doğru ilerlediğine işaret etmektedir. Bu yeni dönemde, Allah’ın izni ile, İslamiyet daha da önem kazanacak, Kuran ahlakı insanlar arasında dalga dalga yayılacaktır.
İçinde bulunduğumuz dönem, Peygamberimiz (sav)’in ahir zamana yönelik hadislerinde bildirdiği çok önemli olaylara sahne olmaktadır.
Ahir zamanla ilgili alametler birbiri ardınca ve hadislerde tam tasvir edildikleri biçimde ortaya çıkmaktadır.
Ahir zaman alametleri olarak adlandırılan olaylar, "küçük ve büyük alametler" olarak ele alınmaktadır..
Ancak bu alametlerden herbiri diğerinden ayırt edilemeyecek derecede önem taşır ve İslam dünyasının geleceğine ışık tutar.
Bu filmde, Peygamberimiz (sav)'in 14 yüzyıl önceden en ince ayrıntılarıyla haber verdiği bu alametlerin her birinin gerçekleşmekte olmalarının ne kadar büyük bir mucize olduğunu göreceksiniz.
Hızır Aleyhisselam, İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun görüşlerine göre peygamber olması kuvvetle muhtemel olan, hikmet ve ilim sahibi mübarek bir şahıstır. Hadislerde yer alan bilgilere, İslam âlimlerinin çeşitli açıklamalarına ve İslam tarihi kaynaklarına göre, Hz. Hızır dönem dönem peygamberlere ve Allah'ın salih kullarına yardımcı ve destekçi olmaktadır. Bu filmde Hz. Musa ve Hz. Hızır kıssası ele alınmakta ve Müslümanların bu kıssadan alabileceği dersler üzerinde durulmaktadır.