| |
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008)
|
|
|
| |
|
|
| |
Sayın Adnan Oktar, Azerbaycan Devlet Haber Ajansıyla olan bu röportajda; Bilim Araştırma Vakfının Türk devletlerin birbirine yakınlaşması konusunda kültürel faaliyetleri nelerdir? Azerbaycan ve Türkiye’nin “iki devlet tek millet” olarak birleşmesi konusuna Rusya Federasyonu ve Ermenistan nasıl bakıyor? İslam ve laiklik bir arada yaşanır mı? Bugün Türkiye’deki mevcut eğitim sistemini nasıl değerlendiriyor? Türki cumhuriyetlerin geleceğinde dinin önemi nedir? İslam dininin sanata bakışı nedir? Türkiye Cumhuriyeti, geleceği için Avrupa Birliği’ne mi Türk İslam Birliği’ne mi odaklanmalı? Yahudilerle Araplar, Ermenilerle Türkler kardeş olabilirler mi? Olursa, ne zaman barışacaklar? gibi çeşitli konularda soruları yanıtlarken çözüm yollarının da neler olabileceğini açıklıyor. |
|
|
| |
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar Kanal 35’te yayınlanan bu röportajında birbirinden farklı konularda geniş açıklamalarda bulundu. Dini, dünyanın en kaliteli insanının yaşadığı sistem olarak anlatan Sayın Oktar, “dindar, dünyanın en kaliteli insanıdır; en akıllı, en basiretli, en ferasetli, vicdanlı, makul düşünen son derece güvenilir bir insandır. Din, dünyayı en kaliteli şekilde kullanacağımız sistemdir aynı zamanda; Allah’ın, dünyayı nasıl kullanacağımıza dair anlattığı sanattır... Din neşedir, sevinçtir.” şeklinde sözlerine devam etti. İzleyicilerin Hz Mehdi, Hz, İsa, Deccal, şeytan, ölüm, kıyamet, cennet, cehennem, Türk İslam Birliği, sevgi, dürüstlük, küçük çocuklara dini eğitim verme gibi merak ettikleri konularda, aydınlatıcı açıklamalarda bulundu ve güzel müjdeler verdi. |
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET TELEVİZYONU) İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON GÖRÜŞMESİ (13 Ocak 2009)
İran Devlet Televizyonu İRİB, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek Sayın Oktar’ın Gazze’de yaşanan olaylarla ilgili görüşlerini ve çözüm önerilerini sordu. Sayın Oktar, kendisine yöneltilen soruları yanıtlarken birbirinden önemli açıklamalarda bulundu; Müslümanlara çok önemli mesajlar verdi. Bu sorulardan bazıları şöyleydi:
Siyonistlerin bu katliamı yapmasının ardındaki sebep nedir? İşgal rejimi niçin fosfor bombası gibi silahlar kullanıyor? Yaşanan katliamlara getirilmesi gereken en isabetli çözüm nedir? Bu zulmü destekleyen unsurlar, yalnızca siyasi unsurlar mıdır? İslam Ülkeleri Parlementolar Birliği toplantısından neler çıkmalı, bu toplantı Gazze’deki Müslüman kardeşlerimiz için bir umut olabilir mi? Diplomatik anlamda İsrail ile ilişkilerin kesilmesi bir çözüm olabilir mi? Hz. Mehdi’nin etrafında ittifak etme konusundaki engeller nasıl aşılır?
Sayın Oktar’ın üzerinde durduğu canalıcı konu; Müslümanların, zuhur eden Hz. Mehdi’yi aramalarının ve onun etrafında ittifak etmelerinin gerekliliğiydi. Başka hiçbir çözüm yolunun sonuç vermeyeceği de önemli tespitlerinden bir diğeriydi. |
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008)
Sayın Adnan Oktar, Sivas SİPAS TV’de yayınlanan bu röportajında; devletin güneydoğuda kendisine imkan tanıdığı taktirde, Allah’ın izniyle bölgeye fırtına gibi gireceğini, bölgede şiddet olmasına rağmen sorunu halledeceğini, antikomünist, antidarwinist ve antimateryalist propaganda yapılması gerektiğini fakat şimdiye kadar hep tek yanlı propaganda olduğunu yani katranın tek yanlı aktığını, halbuki katranı durduracak çelik set çekilmesi gerektiğini, işte o çelik seti kendisinin Allah’ın izniyle oluşturabileceğini açıkladı. Türkiye’deki tarikatların Allah’ı derin sevmeyi, sabrı, şefkati öğreten birer ahlak okulu olduklarını ve her birine derin sevgi duyduğunu söyledi. Tüm Osmanlı padişahlarının tarikat ehli olduklarını ve bize güzel bir yurt bıraktıklarını, Osmanlı’nın medeniyetinin gözler önünde olduğunu, tarikatların da birer ahlak okulu olarak tüm Osmanlı coğrafyasını içten içe eğittiklerini, aksini düşünmenin, tarikatları karalamanın çok yanlış olduğunu anlattı. İnsanları hür bırakmak gerektiğini, samimi kanaatleri neyse onu yapabilmeleri gerektiğini, fikir özgürlüğünün güzel olduğunu ifade etti. Bunun insanların dürüst olmasını sağladığını, her türlü fikre saygı duyulması gerektiğini, tarikatlar var olduğu gibi diğer yanda mason dernekleri veya komünist derneklerin de var olabileceğini, şiddet uygulanmadıkça, ülkeyi, milleti bölmeye girişilmedikçe bunların varlığının son derece normal olduğunu sözlerine ekledi.
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|