| |
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008)
|
|
|
| |
|
|
| |
| Al Jazeera Televizyonu ile yeni bir röportaj gerçekleştiren Adnan Oktar Malta Şövalyelerinin gerçek yüzünü, masonluk ile bağlantısını, gizli dünya hükümetinin varlığını açıklıyor. Masonluğun kendini gizlemek için aldığı çeşit çeşit isimlere dikkat çeken Adnan Oktar olayların asıl kökeninde masonluğun yer aldığını, masonluğun İngiltere'de Amerika'da ve Fransa'da çok güçlü olduğunu, faaliyetlerin İsrail'deki localardan yürütüldüğünü anlatıyor. Halkın dikkatini dağıtmak için Malta Şövalyesi, Tapınak şövalyesi gibi daha ılımlı, anlaşılmaz bir imaj veren, dikkatleri dağıtmak için kullanılan terimler olduğunu ancak bunlarla vakit kaybetmek yerine asıl dikkat verilmesi gerekenin masonluk kurumu olduğunu vurguluyor. |
|
|
| |
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

ADNAN OKTAR'IN BÜYÜKHABER RÖPORTAJI (12 Aralık 2008)
Büyükçekmece’de yayınlanan yerel gazete Büyükhaber’in Sayın Adnan Oktar’a yönelttiği sorulardan bazıları:
iddia edilen Ergenekon nedir? Tapınakçılar sadece yurt dışından mı destek alıyor? Bilim Araştırma Vakfı devletten destek alıyor mu veya devletten destek bekliyor mu? Vakfın bilim alanında bir çalışması var mı? Sayın Oktar yolsuzluklar hakkında ne düşünüyor? Hiç basına yansımayan bir saldırı veya baskıya maruz kaldı mı? İddia edilen Ergenekon örgütünde, şu anda yargılananlar dışında bir üst takım var mı? Türk İslam Birliği ile ilgili düşünceleri neler? Eserlerinden telif hakkı istemeyi hiç düşündü mü? Çalışmadığı zamanlarda neler yapar, vaktini nasıl geçirir? Adnan isminin anlamı nedir?
Sayın Oktar röportajında ayrıca, ekonomik krize yönelik olarak alınması gereken önemli tedbirlerin neler olabileceğini de anlattı.
|
 |

ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008)
Sayın Adnan Oktar KON TV’de yayınlanan bu röportajında; Darwinizmin 1970’lerde son derece ciddiye alınan, saygı duyulan adeta hayatın bir gerçeği olarak bilindiğini, bugün kendilerinin bu inancı rezil ettiklerini, yeryüzünden sildiklerini, bir daha inşa edilemeyecek hale getirdiklerini ve Allah’ın var olduğunu, gündüz gibi insanların gözüne, ruhuna ve kalbine Allah’ın dilemesiyle yerleştirdiklerini anlattı. Yine, dünya tarihinin belki de en büyük olayını; maddenin ardındaki sırrı insanlara açıkladıklarını, yani maddenin gerçeğiyle muhatap olamayacağımızı, ancak görüntüsüyle muhatap olabileceğimizi ve bunun sonsuza kadar böyle olacağını insanlara ispat ettiklerini ifade etti. Bunda materyalizmi, Darwinizmi felç eden bir nokta olduğunu, mahvolmaktan kurtulamadıklarını; bu gerçekle Allah’ın varlığının kesin hale geldiğini, insanlar bunu gördükten sonra geri dönüşün artık asla mümkün olmadığını sözlerine ekledi. Şeytanın Darwinizme inanan insanlara adeta katıla katıla güldüğünü; “insanları nasıl da kandırdım, tesadüfe nasıl inandırdım” diyerek insanların bu yalana kanmalarından keyfe geldiğini, bu sırada kendilerinin, Allah dostlarının şeytanın karşısına dikildiklerini, şu an artık şeytanın kara kara düşündüğünü, kıyamete kadar bir daha belini doğrultamayacağını ve ne Darwinizmi ne de imansızlığı artık gündeme getiremeyeceğini açıkladı. İddia edilen Ergenekon yapılanması ile ilgili yöneltilen bir soruya cevaben ise, bir numarayı yakalayamayacaklarını, çünkü bir numaranın şeytan olduğunu, onu da bulmalarının mümkün olmadığını söyledi. Sayın Oktar röportajında, evrenin yaratılışı, Hz. Mehdi, Hz. İsa, Deccal, Ergenekon, Türk İslam Birliği, ahir zaman, Ramazan ayı, islam cemaatlari ve gündeme dair daha pek çok konuda önemli açıklamarda bulundu. |
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN İSVEÇ ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (14 Ekim 2008)
Sayın Adnan Oktar’ın İsveç Ulusal Radyosunda yayınlanan röportajından çarpıcı kesitler:
“Darwin, anlatımlarıyla Allah’ı inkar ettiğini açıkça ortaya koyan, Allah’a inanmayan bir insan. Dünyada Allah’a inanmayan birçok Darwinist de aynı konumdalar.”
“Antisemitizm; şeytanın, peygamber soyunu dünya üzerinden yok etmek için yaptığı bir uygulamadır, ben buna bütün ruhumla karşıyım, bu anlamda, onları kendi canım gibi korurum, dindar Musevileri çok seviyorum.”
“Şeytana inanmayan insanlar, masonların, şeytanın karşısında nasıl titrediklerini, ona karşı nasıl saygı duyduklarını bilmeyen insanlar. Masonlar, şeytandan şiddetle korkuyorlar ve şeytana karşı son derece saygılılar, şeytanın bir dediğini iki etmiyorlar, dünya çapında şeytanın dediğini uygulamada çok titizler. Bu uygulamalarını bütün dünya gördüğü halde, şeytanı göremedikleri için, şeytanın varlığı hakkında tereddüte düşebiliyorlar.”
“Darwin, gönlü son derece rahat, eserini uzun uzun yazmıştır ve şeytani güçlerin emrine sunmuştur, onlar da dünyada sel gibi kan akıtmışlardır.” |
 |

 |
|
|
|
| |
|
|
|