| |

DOĞADAKİ MİMARLAR
Kusursuz altıgen petek yapan balarılar, hassas mühendislik hesaplarına uygun barajlar inşa eden kunduzlar, kör olmalarına rağmen gökdelenler yapan termitler, dokumacı kuşlar, kağıttan apartmanlar kuran yaban arıları, ağ ustası örümcekler ve doğadaki diğer usta mimarlar...
Tüm bu canlılar, şaşırtıcı mimari eserler ortaya koyarak aslında kendilerin yaratan Allah'ın onlara verdiği yetenekleri bize tanıtmaktadırlar. Her biri Allah'ın ilhamıyla hareket etmektedir. Bir Kuran ayetinde haber verildiği gibi, "O'nun, alnından yaklayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur." (Hud Suresi, 56)
Bu filmde, doğadaki bu şaşırtıcı mimarları izleyecek ve Allah'ın bu canlılara ilham ettiği özelliklere hayran olmaktan kendinizi alamayacaksınız. |
 |

ALLAH’IN İSİMLERİ 3
Bu film size şah damarınızdan daha yakın olan Allah'ı, Kuran'da bildirdiği şekilde tanıtmak için hazırlanmıştır. Bu filmin amacı, kafanızdaki puslu, silik, yanlış bilgilerin yerine Kuran-ı Kerim'deki gerçek Allah inancını koymak, böylelikle yüce Allah'ı daha iyi tanımanızı, O'na daha yakın olmanızı sağlamaktır. Allah, 1400 yıl önce indirdiği Kuran ayetleriyle insanlara kendini tanıtmış, Kendine ait isimleri bildirmiştir. Kuran'da verilen çeşitli örnekler ve anlatımlar O'nun sonsuz aklını, ilmini, sanatını gözler önüne serer. Allah Kuran ile Kendisini kullarına tanıtır. |
 |

HARİKA CANLILAR 2 (IŞIKLI CANLILAR, ÖRÜMCEK, DEVE)
Bu filmde okyanusların derinliklerine, sıcak çöllere ve Amazon ormanlarının içlerine uzanan bir yolculuk yapacak ve Allah’ın kudretinin ve yaratmasındaki ihtişamın, yeryüzünün her köşesinde tecelli ettiğini göreceksiniz.
Ateş böceğinin yüzde yüze yakın bir verimle ışık üretmesi, dişi deniz kurtlarının, vücutlarında ürettiği iki kimyasal sıvıyı karıştırarak ışık üretmesi,saç telinden ince, pamuktan hafif ve çelikten güçlü olan örümcek ipi, devenin çöl koşullarına özel vücut yapısı; Şeffaf göz kapakları, gözüne toz girmesini engelleyen uzun ve sık kirpikleri, burnundaki özel tasarım, gövdesini çöl zemininin yakıcı sıcağından uzak tutan uzun bacakları...
Hepsi bu filmde... |
 |

PEYGAMBER EFENDİMİZ(SAV)'İN TEBLİĞ MEKTUPLARI
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), Allah'ın son Kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah'a olan teslimiyeti ve yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı mübarek bir insandır.
Kuran’da, “Alemlere Rahmet” olarak gönderildiği bildirilen Yüce Peygamberimiz (sav), kendisine Kuran vahyedildiği andan itibaren hayatı boyunca bu mübarek Kitabı insanlara tebliğ etmiş, insanları Allah'ın dinine çağırmıştır.
Böylece Allah'ın ona yüklediği bu büyük sorumluluğu hakkıyla yerine getirmiştir. Allah bir ayette şöyle buyurmaktadır:
Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer yapmayacak olursan, O'nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez. (Maide Suresi, 67)
Sevgili Peygamberimiz (sav) tebliği sırasında birbirinden farklı yöntemler izlemiştir.
Şartlara ve karşısındaki kişilere göre çeşitli anlatım yöntemleri geliştirerek insanları Allah'ın yoluna davet etmiştir.
Bu belgeselde Hz. Muhammed (sav)’in tebliğleri sırasında izlediği yöntemlerin en etkililerinden biri olan mektuplarını izleyeceksiniz. Çeşitli ülkelerin hükümdarlarına yollanan bu mektuplardaki hikmetli, etkileyici ve ılımlı üslubun, pek çok kişinin hak din İslam’ı tanıyıp kabul etmesine vesile olduğunu göreceksiniz. |
 |

HZ. İBRAHİM VE HZ. LUT
Allah, tarih boyunca kavimleri, gönderdiği peygamberlerle doğru yola davet etmiştir. Bu kutlu insanların hepsinin de amaçları aynıdır:Tüm insanları Allah'a inanmaya ve yalnızca O'na kulluk etmeye çağırmak. Peygamberler insanlara hak dini tebliğ etmişler ve toplumlar için örnek bir model olmuşlardır. Bu nedenle, Allah'ın seçkin kulları olan peygamberlerin üstün kişilikleri, güzel ahlak özellikleri ve olaylar karşısında gösterdikleri tepkiler müminler için son derece güzel örneklerdir. Bu mübarek insanlardan ikisi de Hz. İbrahim ve Hz. Lut’tur. |
 |

EN BÜYÜK NİMETLERDEN BİRİ ALLAH'A ŞÜKRETMEK
İnsan, hayatının her anını Allah'a muhtaç olarak yaşar. Soluduğu havadan yediği yemeğe, elini ayağını kullanabilmesinden konuşabilmesine, barınabilmesinden, gülüp neşelenmesine kadar Allah'ın yarattıklarına ve kendisine bağışladıklarına muhtaçtır. Ancak insanların büyük bir çoğunluğu acizliklerini ve Allah'a muhtaç olduklarını anlamazlar. Onlar her şeyin kendiliğinden geliştiğini veya sahip oldukları şeylere kendi çaba ve çalışmaları sonucunda ulaştıklarını zannederler. Bu, hem büyük bir yanılgı hem de Allah'a karşı büyük bir nankörlüktür. Kendilerine küçücük bir hediye alan bir kişiye bile nasıl teşekkür edeceklerini bilemeyen bu insanlar, Allah'ın hayatları boyunca kendilerine verdiği sayısız nimeti görmezden gelerek yaşarlar. Oysa Allah'ın verdiği nimetler, sayarak bitirilemeyecek kadar çoktur. Bu filmde Allah’ın insanlara verdiği nimetler hatırlatılmak ta ve bu nimetler için ona şükretmenin ne kadar önemli bir ibadet olduğu hatırlatılmaktadır. |
 |
|
|
|