| |

CANLILARDA FEDAKARLIK
Canlılardaki fedakar ve işbirlikçi davranışlar evrim teorisinin geçersizliğini bir kez daha ve tüm açıklığıyla ortaya koyarken, önemli bir gerçeğin de delillerini oluşturmaktadır: Tüm evrenin üstün bir Yaratıcı tarafından yaratıldığı ve her bir canlının, Yaratıcısı olan Allah'ın ilhamı ile davrandığı gerçeğinin. |
 |

İNSANIN YARATILIŞI
Bu belgesel insanın nasıl yaratıldığını, hangi aşamalardan geçtikten sonra var edildiğini anlatıyor. Bu belgesel sizi anlatıyor! Bir zamanlar annenizin karnındaki tek bir hücreydiniz. Tıpkı yeryüzündeki diğer insanlar gibi. Derken bu hücre bölündü, iki hücre oldu. Sonra tekrar bölündü dört hücre oldu. Sonra sekiz... Sonra onaltı... Hücreler çoğalmaya devam etti. Ortaya önce bir et parçası çıktı. Sonra bu et parçası şekillendi. Et parçasının kolları, bacakları, gözleri oldu. Başlangıçtaki hücre 100 milyar kat büyüdü, 16 milyar kat kilo aldı. Önce bir hiç, sonrada yalnızca bir su damlası iken, Allah bir dizi mucize gerçekleştirdi ve insanı yarattı. Ve insana kendisini nasıl yarattığını Kuran’da şöyle bildirdi: "İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakalacağını mı sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir düzen içinde biçim verdi. Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?" (Kıyamet Suresi, 36-40) |
 |

GÜNÜMÜZDE YAŞAYAN FİRAVUN KARAKTERLERİ
Tarih boyunca yaşamış olan inkarcıların önde gelenlerinden biri...
Firavun...
Firavun; varlık içinde şımarmış, kibirli, alaycı, vicdan, merhamet, hoşgörü gibi insani tüm vasıflardan yoksun biridir.
Bu nedenle de halkına, hiçbir rahatsızlık duymadan acımasızca eziyet edebilmiştir.
Cehaletinin bir neticesi olarak üstünlüğü sadece mal ve güç zenginliğinde arayan, bunlara sahip olmayanları kendince aşağılayan Firavun, yaptıklarının sonucunu görülmemiş bir aşağılanma ile almıştır.
Firavun sulara gömülmüş, ancak bu belgeselde de görüleceği gibi “Firavun karakteri” tarih sahnesinden hiç silinmemiştir!… |
 |

BİTKİLERDEKİ YAPRAK MUCİZESİ
Hiç düşündünüz mü?
Her an soluduğunuz oksijenin kim tarafından üretildiğini? Dünyadaki hassas ısı kontrolünün nasıl sağlandığını? Atmosferdeki gazların dengesinin hiç değişmeden nasıl sabit kaldığını? Yaşam için gerekli olan güneş enerjisini nasıl elde ettiğinizi?... Peki ya hiç hata yapmadan bütün bunları sağlamak için çabalayanların bitkiler olduğunu biliyor muydunuz?
İnsan hayatında çok önemli yeri olan bitkiler, 500 binden fazla çeşidiyle Allah’ın insanın faydasına sunduğu sınırsız bir hazinedir. Soluduğumuz tertemiz havanın, hayatta kalmak için ihtiyacımız olan besinlerin, kullandığımız enerjinin kaynağı bitkilerdir. Çarpıcı güzellikteki manzaraların, etkileyici kokuların ve göz alıcı renklerin kaynağı da yine bitkilerdir.
Bitkiler, ışığı besine çeviren fotosentez sistemleri, hiç durmadan enerji ve oksijen üreten, doğayı temizleyen, ekolojik dengeyi sağlayan mekanizmalara, tat, koku, renk gibi estetik özelliklere sahiptirler. Bu özellikleriyle kendilerini yaratan Allah’ın sonsuz ilmini, sanatını, insanlara karşı olan şefkat ve merhametini gözler önüne seren özel canlılardır. Vicdan sahibi herkes, Allah’ın kendilerine verdiği akıl ve anlayış ile O’nun bizim gözlerimizin önüne serdiği mucizeleri görebilir.
Bunun için varlıklara akıl ve hikmet gözüyle bakmak gerekir. Allah, bir ayette bitkilerdeki yaratılış delillerini şöyle bildirir:
O, gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)
|
 |

DERİN DÜŞÜNMEK
Düşünen insan dünya hayatının gerçeğini kavrar. Gördüğü her şeyde Allah’ın sıfatlarını tanır. İnsanların büyük çoğunluğunun aksine, ne için var olduğunu düşünerek yaşar. Allah’ın insana öğrettiği hikmetleri kavrar ve Allah’ın emrettiği şekilde düşünmeye başlar. Bunun sonucunda hem Allah’ın nimetlerinden herkesten daha fazla zevk alır, hem de gereksiz kuruntulara, dünyaya yönelik hırslara kapılarak kendini sıkıntıya sokmaz. Bunlar, düşünen bir insanın dünyada kazanacağı güzelliklerden sadece birkaçıdır. Düşünerek daima doğruyu gören insanın sonsuz ahiret hayatındaki kazancı ise Allah'ın sevgisi, rızası, rahmeti ve cennetidir. Bu filmin amacı, size üzerinde düşünmeniz gereken gerçekleri bir kez daha hatırlatmak ve Allah'a daha yakın olmanızı sağlamaktır... |
 |

ALLAH’IN TEKNOLOJİ RAHMETİ
1900'lü yılların başlarında ulaşım teknolojisinde önemli gelişmeler yaşandı.
Bu gelişmeler o yıllarda büyük bir devrim olarak adlandırılıyordu.
İnsanoğlu, hayatını kolaylaştıran bu gelişmeleri büyük bir coşkuyla karşıladı ve kısa sürede bu yeniliklere uyum sağladı.
Daha bir yüzyıl bile geçmedi ki jetler, hızlı trenler, akıllı arabalar hayatımıza yerleşti.
Eskiden günlerce süren yolculuklar birkaç saatte tamamlanır oldu.
Teknolojideki gelişmeler yalnızca modern ulaşım araçları ile sınırlı kalmadı. Sağlık, bilgi ve iletişim başta olmak üzere birçok alanda teknolojinin imkanları dev boyutlara ulaştı.
İnsanların birçoğuna göre yaşadıkları modern binalar, kullandıkları arabalar, bilgisayarlar, televizyonlar ve sayılamayacak kadar çok olan tüm teknolojik ürünler, yalnızca "insan yapımı"dır. Oysa biraz daha derin düşünüp, bilinçli bir inceleme yapıldığında görülecektir ki, bu gelişmelerin arkasında çok önemli bir gerçek vardır:
Teknoloji de, Allah'ın insanlara olan rahmetinin bir örneğidir ve tüm bunlar için Allah'a şükretmek gerekir. Bu filmde, teknolojinin neden Allah'a şükretmemizi gerektiren bir nimet olduğunu izleyeceksiniz. |
 |
|
|
|