| |
KAMBRİYEN DÖNEMİ
|
|
|
| |
|
|
| |
| Kambriyen dönemi, en erken hayvanların dahi son derece kompleks yapılarla aniden ortaya çıkmış olduklarını göstermektedir, ki bu durum tam yaratılışın bir delilidir. Canlıların sahip olduğu mükemmel yapılar, evrim teorisinin gerektirdiği gibi eksik, yarım ve işlevsiz aşamalar sergilemeksizin, kusursuzca fosil kayıtlarında belirmişlerdir. Günümüzden yaklaşık 530 milyon yıl önce, tüm yeryüzünde büyük bir ihtişam içinde sergilenen canlı çeşitliliği ve kompleksliği evrim teorisinin çıkmazlarından biridir. Bu filmde henüz tek hücrelilerin yaşamakta olduğu bir ortamda, birbirinden kompleks canlıların, sözde atalarına dair hiçbir kalıntıya sahip olmadan aniden var olduklarına ve evrim teorisinin geçersizliğini nasıl ilan ettiklerine şahit olacaksınız. |
|
|
| |
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

EVRİMİN FOSİLLERE YENİLGİSİ
Fosiller çok uzun zaman önce yaşamış olan canlıların günümüze ulaşan kalıntıları ya da izleridir.
Yeryüzünde binlerce yıllık fosiller olduğu gibi, milyonlarca, hatta yüz milyonlarca yıl önce yaşamış canlılara ait fosiller de vardır.
Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz.
En eski çağlarda bile canlılar bugünkü benzerleriyle aynı mükemmel ve üstün özelliklere sahip olarak, kompleks yapılarıyla bir anda yeryüzü sahnesinde belirmişlerdir.
Bu durum ise şu kesin gerçeği göstermektedir: Canlılar, evrim teorisinin hayali süreçleriyle oluşmamış, Allah onları bir anda yaratmıştır.
Bu filmde, milyonlarca yıllık taşlaşmış fosillerden bazılarını yakından tanıyacak ve bu fosillerin, "Biz buradayız, tesadüfen oluşmadık, yaratıldık, yüz milyonlarca yıl önce de aynıydık” dediklerine şahit olacaksınız. |
 |

İNSANIN YARATILIŞI
Bu belgesel insanın nasıl yaratıldığını, hangi aşamalardan geçtikten sonra var edildiğini anlatıyor. Bu belgesel sizi anlatıyor! Bir zamanlar annenizin karnındaki tek bir hücreydiniz. Tıpkı yeryüzündeki diğer insanlar gibi. Derken bu hücre bölündü, iki hücre oldu. Sonra tekrar bölündü dört hücre oldu. Sonra sekiz... Sonra onaltı... Hücreler çoğalmaya devam etti. Ortaya önce bir et parçası çıktı. Sonra bu et parçası şekillendi. Et parçasının kolları, bacakları, gözleri oldu. Başlangıçtaki hücre 100 milyar kat büyüdü, 16 milyar kat kilo aldı. Önce bir hiç, sonrada yalnızca bir su damlası iken, Allah bir dizi mucize gerçekleştirdi ve insanı yarattı. Ve insana kendisini nasıl yarattığını Kuran’da şöyle bildirdi: "İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakalacağını mı sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir düzen içinde biçim verdi. Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?" (Kıyamet Suresi, 36-40) |
 |

HAYVANLAR ALEMİNDE YOLCULUK (ÇOCUK FİLMİ)
Gökyüzünün süsleri olan kuşların nasıl olup da havada uçtuklarını merak ediyorsunuz, değil mi? Öyleyse bu filmi hemen izlemeye başlayın. Bu filmde çalışkan karıncaların hiç bilmediğiniz özelliklerini de öğreneceksiniz arkadaşlar. Sevimli koalaları ve develeri daha yakından tanıyacaksınız.
Penguenlerin insanlardan daha hızlı yüzebildiklerini öğreneceksiniz. |
 |

EVRİM TEORİSİNİN ÇÖKÜŞÜ
Pek çok insan Darwin’in evrim teorisini bilimsel bir gerçek sanır. Oysa teori, günümüz modern bilimi tarafından geçersiz kılınmış bir 19. yüzyıl masalıdır. Teorinin ortaya atılmasından bu yana gelişen biyokimya, mikrobiyoloji, genetik, paleontoloji, anatomi gibi bilim dalları, evrim teorisinin sadece hayal ürünü bir senaryo olduğunu göstermiştir. Bilim, evrim teorisini geçersiz kılarken, öte yandan hayatın gerçek kökenini ortaya çıkarmaktadır: Yaratılış! Tüm canlıları Allah kusursuz bir biçimde yaratmıştır ve canlılar hiçbir evrim geçirmemişlerdir. Bu film; 1) Hayatın Kökeni, 2) Hayali Evrim Mekanizmaları, 3) Fosil Kayıtları olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. |
 |

ALLAH’IN TEKNOLOJİ RAHMETİ
1900'lü yılların başlarında ulaşım teknolojisinde önemli gelişmeler yaşandı.
Bu gelişmeler o yıllarda büyük bir devrim olarak adlandırılıyordu.
İnsanoğlu, hayatını kolaylaştıran bu gelişmeleri büyük bir coşkuyla karşıladı ve kısa sürede bu yeniliklere uyum sağladı.
Daha bir yüzyıl bile geçmedi ki jetler, hızlı trenler, akıllı arabalar hayatımıza yerleşti.
Eskiden günlerce süren yolculuklar birkaç saatte tamamlanır oldu.
Teknolojideki gelişmeler yalnızca modern ulaşım araçları ile sınırlı kalmadı. Sağlık, bilgi ve iletişim başta olmak üzere birçok alanda teknolojinin imkanları dev boyutlara ulaştı.
İnsanların birçoğuna göre yaşadıkları modern binalar, kullandıkları arabalar, bilgisayarlar, televizyonlar ve sayılamayacak kadar çok olan tüm teknolojik ürünler, yalnızca "insan yapımı"dır. Oysa biraz daha derin düşünüp, bilinçli bir inceleme yapıldığında görülecektir ki, bu gelişmelerin arkasında çok önemli bir gerçek vardır:
Teknoloji de, Allah'ın insanlara olan rahmetinin bir örneğidir ve tüm bunlar için Allah'a şükretmek gerekir. Bu filmde, teknolojinin neden Allah'a şükretmemizi gerektiren bir nimet olduğunu izleyeceksiniz. |
 |

DOĞADAKİ TEKNOLOJİ
Yunusların ses dalgalarıyla yönlerini bulabilmeleri, denizin karanlıklarında bizden daha iyi bir şekilde görmeleri, suda hızlı yüzmelerini sağlayan pürüzsüz derileri; fillerin hortumunda binlerce kas bulunması, ayaklarındaki özel süspansiyon sistemi, aralarındaki üstün iletişim... Tüm bu sistemler, insanların örnek alarak taklit etmeye çalıştığı sistemlerdir. Oysa bu canlılar, bu sistemlere yaratıldıkları andan beri sahiptir. Tüm canlılığı ve evreni yaratan Rabbimiz, bizim yaratış dellilerini düşünmemezi bir Kuran ayetinde şöyle buyurmaktadır: "Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır. (Casiye Suresi, 4) |
 |
|
|
|
| |
|
|
|