|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

DARWİNİZM'İN KARANLIK YÜZÜ
Darwinizm bundan birbuçuk asır önce ortaya atıldı. O zamandan bu yana insanlığa getirdikleri ise, dünyanın en kanlı diktatörlüklerini, ırkçılıklarını ve savaşlarını körüklemekten başka bir şey olmadı. Bu, Darwinizm’in ve ondan destek alan materyalizmin insanlığa bakışının doğal bir sonucudur. İnsanı bir hayvan türü olarak kabul eden, sadece maddeye inanan ve çatışmanın değişmez bir doğa yasası olduğunu düşünen bu felsefenin, zalim bireyler ve toplumlar oluşturması kaçınılmazdır. Tüm bu çarpıklıkların gerçek temeli ise, insanın kendi Yaratıcısı'nı inkar etmesidir. Materyalizm gibi aldanışlara kapılan bir toplum, her türlü dejenerasyona açık hale gelir. Bunun sonunda ise mutlaka acı, korku ve yıkımla karşılaşır. Allah, Kuran’da bu gerçeği şöyle haber vermektedir: "İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Allah, umulur ki dönerler diye, yaptıklarının bir kısmını onlara taddırmaktadır." (Rum Suresi, 41) |
 |

HZ. MEHDİ DÖNEMİNDE İSLAM BİRLİĞİ
İslam, dünyanın en hızlı büyüyen dini.
Avrupa’da İslam dininin büyüme hızı %142'lere ulaşmış durumda.
Müslüman nüfusun sayısının yakın gelecekte daha da artacağı ve İslam'ın dünyanın en büyük dini haline geleceği tahmin ediliyor.
Jeopolitik konumları nedeniyle İslam ülkeleri büyük bir güç olarak görülüyor.
Ne var ki bugün kimi İslam ülkeleri arasında derin anlaşmazlıklar ve ihtilaflar bulunmakta.
Hatta yakın geçmişte İran-Irak Savaşı, Irak'ın Kuveyt'i işgali, Pakistan-Bangladeş Savaşı gibi Müslüman ülkeler arasında geçen savaşlar yaşandı.
Bazı Müslüman ülkelerde ise halen etnik ve siyasi sorunlar nedeniyle iç savaş ve çatışmalar sürüyor.
Sonuçta İslam dünyasında belirgin bir dağınıklık, başıboşluk, ihtilaf ve merkezi otorite eksikliği yaşanmaktadır.
Oysa İslam'ın özünde bir dağınıklık ve başıboşluk değil, birlik vardır.
Kuran'da, "Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın…” (Al-i İmran Suresi, 103) ayetiyle Allah, tüm Müslümanlara tam bir birlik ruhu içinde hareket etmelerini emretmektedir.
Dünya, bugün her yönden bu birliğe muhtaçtır: İslam birliğine...
Belgeseli izlediğinizde İslam ahlakının dünyaya yayılacağı, insanların barışa ve güvenliğe kavuşacağı günlerin Allah'ın izni ile çok yakın olduğunu anlayacaksınız. |
 |

ENDÜLÜS'TEN GÜNÜMÜZE İSLAM'IN AVRUPA'DA MUHTEŞEM YÜKSELİŞİ
Ortaçağ'da Avrupa şiddet, barbarlık ve cehalet karanlığı içindeydi.
711 yılında Müslümanların Endülüs’ü fethetmesi ile birlikte Avupa için yepyeni bir dönem başladı. Endülüs 8 yüzyıl boyunca İslam ülkesi olarak kalacak ve Avrupa’ya İslam’ı tanıtacaktı. Ardından dünyanın en büyük imparatorluklarından biri olarak kabul edilen Osmanlılarla birlikte İslam ahlakı ve kültürü kıta üzerinde büyük gelişmeleri de beraberinde getirdi. Endülüs’le Avrupa’ya giren İslamiyet’in bölgedeki etkisi günümüzde de artarak devam etmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi Avrupa'da da İslam hızlı bir yükseliş içerisindedir ve bu yükseliş özellikle birkaç yıldır daha çok dikkat çekmektedir.
İslamiyet'in büyüme hızı ile çeşitli kurumlar veya araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar gelecekte İslam’ın sadece Avrupa’da değil, dünyada hakim olacağını ortaya koymaktadır.
İslam’ın yükselişi dünyanın artık yepyeni bir döneme doğru ilerlediğine işaret etmektedir. Bu yeni dönemde, Allah’ın izni ile, İslamiyet daha da önem kazanacak, Kuran ahlakı insanlar arasında dalga dalga yayılacaktır.
|
 |

MÜSLÜMANLARIN ÜÇ KUTLU MESCİDİ
Yeryüzünde yaşayan bütün Müslümanlar, Allah'ın varlığına ve birliğine, meleklerine, Kitaplarına peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmiş, aynı ortak değerlere gönül vermiş insanlardır.
Müminleri birbirlerine yakınlaştıracak ve kaynaştıracak olan bu ortak değerlerin en önemlilerinden biri de Allah'ın adının yüceltildiği mübarek mekanlar, mescidlerdir.
İslam tarihinde çok önemli yeri olan üç büyük mescid vardır:
Mekke'de Kutsal Kabe'nin etrafında yer alan Mescid-i Haram, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Medine'deki Mescid-i Nebevi...
Bu üç büyük mescid İslam tarihinde çok önemli olaylara ev sahipliği yapmıştır.
Bu mescidleri ve etraflarındaki mübarek beldeleri ziyaret ederken Müslümanların şevk ve heyecanları artar, hamiyet duyguları kabarır, kardeşlik bağları güçlenir, bu mekanların ziyareti Yüce Allah'a yakınlaşmaya vesile olur.
Bu belgeselde bu üç kutlu mekanın tarihini ve özelliklerini izleyeceksiniz. |
 |

İSLAM TERÖRÜ LANETLER
11 Eylül 2001 sabahı, New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'ne düzenlenen saldırı, onbinlerce masum insanın hayatına mal oldu...
Bu büyük vahşet, insanlığın barış ve huzurunu tehdit eden büyük bir tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi: Terörizm.
Terörizm, bir insanlık suçudur. Masum insanları hedef alır. Amacı, insanları öldürerek topluma korku salmak ve böylece politik emellerine güç bulmaktır. Bugüne kadar farklı ideolojiler terörizme başvurdular. Ancak son yıllarda dünya gündemine oturan bir başka terör vardır ki, bu tamamen çarpık bir kavramdır. Bu kavramın ismi "İslami Terörizm"dir...
Bu kavram çarpıktır, çünkü İslam'da teröre yer yoktur.
Allah Kuran'da tüm Müslümanlara dünyaya barış, huzur ve kardeşlik getirmelerini emretmiştir.
İslam ahlakı, terörün kaynağı değil, çözümüdür... |
 |

AHİR ZAMAN'DA ORTADOĞU
Tüm hadis kaynaklarında ve İslam alimlerinin kaleme aldıkları eserlerde ahir zamanda yaşanacak olaylarla ilgili olarak ittifakla aynı bölgeye dikkat çekilmektedir: Ortadoğu
Dünya üzerinde her biri farklı açılardan kritik sayılabilecek pek çok merkezi bölge varken kaynaklarda sadece bu bölgenin ön planda yer alması önemli bir gerçeği gözler önüne sermektedir.
Bu gerçek şudur:
Ahir zamanla ilgili hadislerde sıkça adı geçen şehirlerin de içinde bulunduğu Ortadoğu bölgesi tarih boyunca Allah’ın mübarek peygamberlerinin yaşadığı, İlahi Kitapların indirildiği, 3 semavi dinin de doğuşuna tanıklık etmiş ve her dinin kutsal mekanlarının inşa edildiği kutlu bir bölge olmuştur.
Tarih sahnesinde hep başrolde olmuş bu bölgede ahir zamanın muhteşem olaylarının gerçekleşeceğinin müjdelendiği bir dönemde yaşamaktayız.
Yaşanan ahir zamanın tanıkları olarak bizlere düşen görev ise bu çok büyük müjdeyi tüm Müslümanlara ve bütün insanlığa ulaştırmak olmalıdır. |
 |
|
|
|
| |
|
|
|