| |

 |

ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
Associated Press of Pakistan (APP), devlete bağlı çalışan, ülkenin bağımsızlığından bu yana (1941) hizmet veren ve Pakistan’ın en önde gelen haber ajansıdır. İngilizce, Urduca, Arapça, Pashto, Sindhi dillerinde hizmeti olan ajans geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar ile de bir röportaj gerçekleştirdi. Sayın Oktar bu röportajında; İslam’da sanatın tam anlamıyla var olduğunu, Allah’ın sonsuz güzel olduğunu, güzelliği çok sevdiğini, onun için çiçekleri, kelebekleri, insanları, çocukları, manzaraları güzel yarattığını, Allah’ın, bizim güzelliği yaşamamızı istediğini; güzel ahlak, güzel söz, temizlik, dürüstlük, samimiyet bunların hepsinin birer güzellik olduğunu ve İslam’ın bunları bizden istediğini anlattı. Terörizmin İslam’la bağdaştırılması konusunda; Sayın Oktar, İslam’ın su, terörizmin ise ateş olduğunu, suyun ateş yakamayacağını ancak onu söndüreceğini ifade etti. İslam ülkelerinde yaşanan sıkıntılarla ilgili olarak; Hıristiyan aleminin Papası olduğunu fakat İslam aleminin bir lideri olmadığını, mutlaka başına bir lider geçmesi ve birliğin sağlanması gerektiğini, bu şekilde çok mükemmel bir medeniyet meydana geleceğini söyledi. Kadınların eğitim konusunda geri planda bırakılmalarıyla ilgili bir soruya ise; İslam’da kadın erkek ayrımı olmadığını, sadece müminler olduğunu, Allah’ın hepsini eşit yarattığını, insanların aklına, imanına, samimiyetine göre imtihan olduklarını, herkesin eşit eğitim hakkının olduğunu anlatarak yanıtladı. Sayın Oktar daha birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu. |
 |

ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; kuraklık ve sıcaklar için Kyoto protokolünün bir tedbir olmadığını, bununla konunun ilgisi olmadığını; Kuran ahlakıyla yaşandığı sürece her yere bereket, bolluk ve güzellik geleceğini; bu tarz protokollerle bir yere varılamayacağını açıkladı. İnsanların asıl çözümü bırakıp tali çözümlerle uğraştıklarını, şimdiye kadar tali çözümlerle perişan olup süründüklerini ve acı çektiklerini; ekonomik krizin nedeninin de yine bu olduğunu; kendilerince çok akılcı olduklarını, çok iyi teknik detaylara sahip olduklarını iddia ettiklerini ama tam anlamıyla bir ekonomik tufan başladığını ve hiçbir şekilde de durduramadıklarını ifade etti. Durduramayacaklarını çünkü, asıl insana yatırım yapmadıklarını; altına, paraya, binaya yatırım yapmakla bunun olmayacağını; çözümünün insana yatırım yapmak olduğunu anlattı. İnsanların bencillikten, egoistlikten uzak olması, son derece samimi olması, Allah korkusu, Allah sevgisi, coşkun bir kardeşlik bağı, fakirlere karşı sevgi, acıma ve merhamet duygusunun gelişmesi.. bunlarla bir çözüm olacağını, yoksa egoistliğin, bencilliğin hakim olduğu bir dünyada gece gündüz darphaneler para bassa, ekonomistler sabahlara kadar çalışsalar hiçbir netice alamayacaklarını ifade etti. Ekonomik krizin ana nedeninin ahlaki kriz olduğunu, ahlaki krizden ekonomik krizin oluştuğunu dolayısıyla ahlaki kriz kalkmadan ekonomik krizin kalkmayacağını belirtti. Bunun da bencilliğin yani hırsın ortadan kalkmasıyla olacağını; para tutma hırsı, fakirlere acımamak, ben merkezli yaşanması, israf, akılalmaz bir savurganlık...böyle olmaması gerektiğini, Müslümanlıkta cömertlik, fakirleri koruyup kollama, şefkat, merhamet, Allah’a tevekkül, haline şükretme olduğunu anlattı. Krizin, bir kısım insanların ruhundaki azgınlığı, gururu, kibiri kıracağını, onları bir hayli zavallılaştıracağını; ekabir ve büyüklenen insanların mutevazi ve mazlum olmasını sağlayacağını belirtti.
Sayın Oktar farklı bir konu olarak; iddia edilen Ergenekon örgütünün –haşa- İslam dininden ve dindarlardan nefret ettiğini, bu vatanda dinin mutlaka ortadan kalkması gerektiğine ve bunun kanla çözülmesi gerektiğine inandıklarını ifade etti. Sayın Oktar Türk adaletine olan güvenini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Biz milletimize tepeden baktırmayız, bizim milletimizin ayağına kapanacak bunlar, ayağını öptüreceğiz biz milletimizin. Bizim milletimizi böyle küçük görmenin hesabını binlerce kere verecekler. İnsanlarımızı –haşa- adam yerine koymamanın ne demek olduğunu, onlara binlerce kere hissettireceğiz.”
|
 |

ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009)
Sayın Adnan Oktar’ın bu röportajında yaptığı açıklamalardan biri, Türk halkına önemli mesaj ve aynı zamanda da müjde niteliğindeydi: “İleriki yıllarda bir bayram ortamında milletimizle kucaklaşacağız. İnşaAllah bu bayrama doğru hızla gidiyoruz. Ama zorlu günler var önümüzde onu söyleyeyim. Doğum öncesi sancı çok artar, zorlu günler olacak. Ama onun arkasından Allah, müthiş bir ferahlık, müthiş bir güzellik verecek. Bizim milletimiz zorluğa alışıktır, yiğitliği çok iyi bilir. Biraz sabırlı olsunlar. Biraz zorluklarla karşılaşacaklar Allahualem. Bize yönelik de saldırılar olabilir, milletimize yönelik de. Onlar hiç sarsılmasınlar, metanetli, sabırlı olsunlar. 2014’lerde hep beraber kucaklaşacağız inşaAllah.” |
 |

ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009)
Sayın Adnan Oktar Kon TV’de canlı olarak yayınlanan bu röportajında; kendilerinin, darwinizmi yerle bir ederek iddia edilen Ergenekon örgütünü fikren çökerttiklerini, Türkiye’de çok güçlü bir iman hamlesi başlattıklarını; milletimizin yüzde doksanının darwinizme inanmadığını anlattı. Aklıbaşında, samimi bir Müslümanlık anlayışını; bağnazlıktan, tutuculuktan uzak, makul, dengeli, tutarlı, sevecen gerçek İslam anlayışını; bilime ve akla dayalı, derin düşünceye, derin sevgi ve derin imana dayalı İslam anlayışını Türkiye’de ve dünyada yaydıklarını ifade etti. Sayın Oktar sorulan diğer bir soru üzerine; siyasi desteğe hiçbir zaman ihtiyacı olmadığını; ama kendisinin tüm sağ partileri çok sevdiğini, onların da kendisine geniş bir teveccühleri olduğunu anlattı. Gazze’de yaşananların tek çözümünün Türk İslam Birliği olduğunu, bunu da gerçekleştirecek olan kişinin Hz. Mehdi olduğunu, hadislerde bu konunun kapsamlı olarak açıklandığını anlattı. Siyasi alanda da tek bir kişinin ortaya çıkışıyla bir şey olmayacağını; Başbakanımıza, ateist siyonistler ve mason localarına karşı tek başına mücadele etmesini söyleyemeyeceğimizi, söylememiz gereken şeyin, “Ey Müslüman alemi, ey Türklük alemi, ittifak edelim ve bu fitneye karşı hem Hıristiyan dindar kardeşlerimizi, hem Musevi dindar kardeşlerimizi, hem Müslümanları koruyup kollayalım” olduğunu açıkladı. Bunun, tek bir kişinin veya tek bir devletin başedebileceği bir şey olmadığını; ateist siyonizmin, dünya mafyasının diğer adı olduğunu ve deccaliyeti temsil eden azgın bir sistem olduğunu sözlerine ekledi. |
 |

ADNAN OKTAR'IN KIBRIS ADA TV RÖPORTAJI (5 Ocak 2009)
Sayın Adnan Oktar, Kıbrıs Ada TV genel yönetmeni ve program yapımcısı Nazmi Pınar’la olan bu röportajında, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik son derece önemli tespitlerde bulundu. Kıbrıs Adası’nda bulunan Rumlarla Türklerin iki ayrı millet olduğunu, sınırların ayrı olması gerektiğini ve güvenlik olarak Türk askerinin, adada iki büyük üste mutlaka bulunması gerektiğini anlattı. Çözüm için müzakere sürecinde; Türklerin, olmazsa olmazlarını baştan ortaya koymaları gerektiğini, bunun dışında karşı tarafın boş yere uğraşmamasını, zamanla Türkleri ikna etmek gibi bir konunun olamayacağını açıkladı. Türklerin dini ve manevi değerleri için yaşayan bir millet olduğunu, bu değerleri elimizden aldırtmayacağımızı ifade etti. Sayın Oktar müzakere süreci sonunda çözüm olacağına inanıp inanmadığı sorusuna ise; azim ve kararlılık olursa çözüm olacağı, ama karşı tarafın, tereddüt ve zaaf gördüğü takdirde ısrara devam edeceği şeklinde cevap verdi. |
 |
|
|
|