| |
MASONİK MEDYADA DİNİ İNSANLARIN GÖZÜNDE OLUMSUZ GÖSTERME TAKTİĞİ
|
|
|
| |
|
|
| |
ADNAN OKTAR’IN 4 EKİM 2009 TARİHİNDEKİ KRAL KARADENİZ VE KANAL 35’DEKİ RÖPORTAJINDAN |
|
|
| |
|
|
Filmi izlerken çok sık kesintilerle karşılaşıyorsanız, farklı bir playerda izlemek için tıklayınız.
Bu eserin diğer dilleri : English (MASONS HAVE EXPLICITLY STATED THEIR SUPPORT FOR DARWINISM IN THEIR OWN OFFICIAL PUBLICATIONS), English (A CUNNING AND DEVILISH PLAN HAS BEEN PRODUCED TO ENCOURAGE CONFLICT BETWEEN MUSLIMS AND CHRISTIANS AND THUS TO ELIMINATE BOTH FAITHS), English (MASONS HAVE LINKS TO IRRELIGIOUS DJINN), English (WORLD LEADERS ARE UNDER THE INFLUENCE OF FREEMASONRY), English (MASONS WORSHIP SATAN), English (THE MASONS' GLOBAL ORGANIZATIONS AND SINISTER ACTIVITIES), English (MASONIC ORGANIZATION), English (WHAT HAPPENS IN MASONIC TEMPLES IN THE HYPNOTIC SEANCES DURING WHICH THEY MAKE DIRECT CONTACT WITH SATAN ), English (THE SECRET IMPARTED AT THE 33RD DEGREE ), English (THE DEGREES OF FREEMASONRY), English (CONDITIONS FOR JOINING THE MASONS AND WHAT HAPPENS DURING THE INITIATION RITES ), English (FREEMASONRY IS AN ANCIENT TEACHING DATING BACK TO THE TIME OF THE PROPHET SOLOMON (AS) ), English (FREEMASONRY IN THE TURKIC STATES ), English (THE SECRET HISTORY OF FREEMASONRY IN TURKEY), English (WHAT IS FREEMASONRY AND WHERE DID IT COME FROM?), English (THE INFLUENCE OF FREEMASONRY IN THE VATICAN)
|
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

 |

MASONLUK, TARİHİ HZ. SÜLEYMAN DÖNEMİNE KADAR UZANAN ESKİ BİR ÖRGÜTTÜR
ADNAN OKTAR'IN AZERNEWS (AZERBAYCAN) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR: Masonluk çok eskidir. Çok çok eski, hatta onlar diyor ki biz Hz. Adem devrinden beri varız diyorlar. Yani o devirden beri varız diyor masonlar. Yani Habil- Kabil kıssası var ya? Yani o mesela o kardeşini öldüren var bir de öldürülen var. Kardeşini öldüren kişinin mason olduğunu iddia ediyor onlar, ilk kan akıtanın Mason olduğunu iddia ediyorlar. Yani masonluğu çok çok eski devirlere kadar götürüyorlar. Mesela Süleyman mabedi zamanında da biz vardık diyorlar. Hatta onlar Hz. Süleyman sarayını yapan Hiram Abif’in mason olduğunu iddia ediyorlar. Hakikaten de mason adam yani doğru yani sarayın içine kadar da girmişler. Hz. Süleyman’ı engellemeye çalıştılar ama Hz. Süleyman Allah taraftarı olduğu için galip oldu, engelleyemediler Süleyman’ı. Allah’tan yana olan hiçbir şekilde yenilmez. Ama şeytan taraftarları her zaman perişan olurlar yenilirler. İnsanlar bunu fark edemiyor yani devletin büyük olması, milli politikaları olması, istihbarat örgütü olması hiçbir şey değil şeytan için. Mesela bir günde bir haftada bir ayın içerisinde bir devleti tamamen yeryüzünden yok edebiliyor şeytan. Yerle bir edebilir. Allah’ın güç vermesiyle. Ama tabii asıl güç sahibi olan Allah’tır yani ona o gücü veren Allah. Allah yani Bana inanmıyorsun sen şeytana inanıyorsun, şeytana inanmak neymiş gör tarzında Allah böyle bir bela veriyor. Koskoca devletlerin yok olmasını dikkatlice incelerseniz onu anlarsınız. Mesela Lenin de şeytan taraftarıydı. Delirerek öldü. Stalin’in de sonu çok perişanlıkla bitti biliyorsunuz.
ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Masonluk taa Hz. Adem devrinden beri devam eden, şeytani bir teşekküldür. Kendileri söylüyorlar biz çok çok eskiye Hz. Süleyman zamanında da.
...Hz. Musa zamanında da, Mesela, Firavun tipik bir masondur. Yani, yöntemleri, çalışmaları, sembolleri, düşünce ve inanç sistemi, Darwinist olduğuda, yani Darwin’nin teorisinden çok daha önce, evrim düşüncesini savunduğu açık açık görülüyor. Kabartmalarda, resimlerde, onlarda Sümerler’den onları almışlar. Yani, çok çok eski şeytani bir öğreti olduğu Darwinizm’in anlaşılıyor. Yani çok eski, en eski şeytanın dinidir Darwinizm. Yani, nasıl hak dinler çok eskidir Hz. Adem devrinden gelir. Şeytanın dini de çok eskiden beri gelir. Ve şeytan hep aynı şeyi savunmuştur. Yani tekamül ve evrimle anlatmıştır olayları. Çok çok daha eski devirlerde, efsanelerde bile evrimden bahsedilir. Bunun şeytani bir düşünce olduğunu eski yazıtlardan da anlıyoruz.
ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Nemrut da bir masondu. Nemrut’un devrinden kalma harabelere baktığımızda her yerinin masonik sembollerle dolu olduğunu görürüz. Mesela Firavun’un sarayında ve yaşadığı yerlerdeki duvar yazıtlarına, kabartmalarına baktığımızda da yoğun olarak masonik semboller görürüz. Çok eski bir şeytani örgütlenmedir. Bunlar asrımızda da var. Şu an yüzyılımızda da var.
|
 |

TÜRK DEVLETLERİNDE MASON YAPILANMASI
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: ... Kırgızistan Masonluğu yıllardan beri itinalı bir yapılanma içinde. Özbekistan’da da öyle, Türkmenistan’da da öyle masonluk öyle boş bırakmaz, biz nasıl boş bırakmamaya gayret ediyoruz, var gücümüzle gayret ediyoruz. Adamlar bırakır mı? Orada birçok mason locası var. Dolayısıyla Kırgızistan hükümetini baskı altında tutuyor masonlar. Devletin kilit noktalarında bunlar. İşte başörtüsünü kaldır diyorlar yoksa kargaşa çıkar, rahatsız olursun diyorlar. Mesela askerlerin bir kısmı da mason orada, yani yüksek dereceli generallerden bir kısmı da mason. Hükümetler de zayıf oluyor tabi böyle şeylere karşı, dirençleri zayıf oluyor. Hükümet içinde de var çünkü masonlar Kırgızistan’da, yani üç tane bakan mason. Öyle olunca bu tip olaylar oluyor. Fakat baş örtüsünü açtın, hadi saçını da kazıdın, beynini kazımadıktan sonra imanını alamazsın bir insanınYıllardan beri oralarda yapılanma halinde bunlar, Özbekistan’da da öyle. Mesela bir kısım Müslümanları tutukladılar. Birşeyler yaptılar Fakat Türk-İslam birliğinin gelişmesini ne yaparsa yapsınlar durduramazlar. Mesela başörtüsü açılmaz, Müslümanlara baskı, kitap okuma demek, Kuran’ı yakmak, Müslümanlar’ı çileden çıkartır, acayip heyecanlandırır. Mesela Bosna’da da zulüm yaptılar, dehşet saçtılar, İslam çığ gibi yayıldı. Şimdi orada da Kırgızistan’a bunu yaptılar ya şimdi çığ gibi yayılır, uyuyan uyanır, oturan ayağa kalkar, müthiş hareketlendiler. Başörtüsüyle ne alakası var bunun ayrıca. Baş örtüsünü açsan ne olur? Kaparsan, tamam Ehli sünnetin bir gereğidir. Hanefi, Hanbeli, Maliki, Şafi mezheplerine göre baş örtüsü vardır. Ama açarsan sen o adamı Din’den çıkaramazsın, o insanda sorumlu olmaz sen zorla başörtüsünü açarsan. |
 |

DÜNYA DERİN DEVLETİ MASONLUK
ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJINDAN (1 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR: İnsanların bilmediği bir şey var. Dünyada iki güç dünya yaratılmasından itibaren mücadele ediyor. Fakat bu çok örtülü bir mücadele, örtüsünden dolayı göremiyorlar. Yani şeytan ile Allah’a inananların sürekli mücadelesi vardır. Bir şeytan taraftarları vardır. Bir de Allah’a inananların taraftarları vardır. Bunlar sürekli mücadele ederler. Ama şeytana inananlar son derece modern görünümde oluyorlar. Dikkati çekmeyecek şekilde oluyorlar. Mesela; cinayet işliyorlar, ama faili meçhul ile yapıyorlar bunu. Fark ettirmeden veya paravan örgütler kullanıyorlar. Paravan yöntemler kullanıyorlar. O yüzden insanların dikkatini doğrudan çekemiyorlar. Mesela Masonluk çok gizli bir teşkilat, toplantılarını kimse bilmez. Toplantılarda neler konuşulduğunu bilmez. Üyelerinin kim olduğu bilinmez. Üyeler kendilerini gizlemekle mükelleftir. Ve sır verilmez. Mesela, ketumiyet çok önemlidir Masonlukta. Ateist Siyonizm’de de öyle. Mesela, sır verilmez. Onların öyle topluluklar oluyor, mesela büyük toplulukları oluyor. Dünya hükümeti kuruyorlar. Mesela, dünya derin devletini kuruyorlar. Orada bu şeytanın hükümlerini uyguluyorlar. Halk bunlardan bihaber oluyor.
Mesela, 11 Eylül olayları tamamen bu örgütün Masonluğun organize ettiği bir çalışmadır. 11 Eylül olaylarının arka planını halk hiç bilmez. 3-5 tane terörist uçağa bindi, geldiler, çarptılar ve iş oldu, bitti zannediyorlar. Öyle bir şey değil. Çok karmaşık ve ince planlarla yapılan çalışmalardır bunlar. Mesela, Afganistan’da terör başladı, diyorlar, bilmem şurada terör başladı, deniyor. Bunlar Masonluğun kontrolünde organize olarak yapılan şeylerdir. Masonluğun ve Siyonizm’in bu şekilde şeytanın planladığı 100 yıllık, 200 yıllık, 300 yıllık planları oluyor. Bunları titizlikle uyguluyorlar. Bu plan dâhilinde Darwinizm ortaya atılmıştır. Darwinizm dikkat ederseniz bütün dünyada, dünyanın %95’inde resmi himaye altındadır devletlerde. Hemen hemen her devlet resmi himaye ile Darwinizm’i korur. Resmi ideoloji olarak, resmi düşünce olarak korunan tek düşüncedir Darwinizm, devletlerin koruduğu.
|
 |

TEVRAT'TA MASONLARA VE ATEİST SİYONİSTLERE NASIL HİTAP EDİLİYOR?
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Filistin’de Deccal’ın konumu özel olarak anlatılmıştır. Müslümanları nasıl muhasaraya alacağı, onları açlık ve kıtlık içerisinde bırakacağı, onları çok eziyet edeceği, işkence edeceği, Müslümanlara dünya’yı dar edeceği ve bunun kademeli olarak devam edeceği açık açık belirtilmiştir. Şu an gördüklerimiz de bunlardır. Mesela çocukların, kadınların, böyle acı çekeceği, onların da katledileceği belirtilmiştir. Ama bu konu Tevrat’ta da belirtilmiştir. Tevrat’ta bunu yapanlara, böyle bu zulmü yapanlara Tevrat “fahişe” diyor. Yani ateist Siyonistlere ve masonlara. Bakın diyor ki: Hezekiel bölümünün 23, 35 ve 37. bölümlerinde “bundan ötürü egemen Rab şöyle diyor: Madem beni unuttun”. Madem Allah’sız kitapsız, dinsiz, imansızsın, bana sırt çevirdin... Yani Tevrat’ın hükümlerini yapmıyorsun ki Tevrat’ta güzel ahlak, sevgi vardır... “Sen de ahlaksızlığının fahişeliğinin cezasını yükleneceksin.” Ateist Siyonistleri Allah tehdit ediyor. “Rab bana seslendi. Öyleyse onlara iğrenç uygulamalarını bildir.” Ahlaksızlıklarını onlara anlat diyor. Katliamlarını, cinayetlerini, kalleşliklerini, kahpeliklerini anlat. “Çünkü fahişelik ettiler, kan döktüler.” Bak dikkat edin “kan döktüler”. “Putlarıyla fahişelik ettiler.” Masonlar biliyorsunuz şeytanı put edinmiş durumdalar, ona tapıyorlar. “Bana doğurdukları çocukları yiyecek olarak putlarına sundular.” Yani Allah rızası için doğurdukları çocukları, insanların Allah rızası için doğurdukları çocukları yiyecek olarak putlarına sundular. Yani putlara... Şeytana kurban ediyorlar, biliyorsunuz genç kızları, genç çocukları... Eskiden beri şeytani ayinlerde bu kullanılır. Yani binlerce yıllık bir ayin ritüelidir bu. Genç kız kanı dökmek, çocuk kanı dökmek. “Çocukları yiyecek olarak putlarına sundular.” Hoşea bölüm 4’te “Yok olmuş sevgi” diyor. O devirde sevgi yok olmuş diyor... Ahir zaman. “Sadakat yok olmuş, Tanrı bilgisi yok olmuş. Bunun yerine lanet, yalan, adam öldürme, cinayet, hırsızlık, zina almış her şeyin yerini. Zorbalık ediyorlar, kan üstüne kan döküyorlar.” diyor. Yani kan döküyorlar, yine kan döküyorlar diyor. Hakikatten de şu an Filistin’de yapılan budur. Sürekli kan döküyorlar. “Günahlarıyla besleniyorlar. Onların suç işlemesini istiyorlar.” İnsanların suç işlemesini istiyorlar diyor. “Tuttukları yol yüzünden cezalandıracağım onları. Yaptıklarının karşılığını vereceğim.” Ki bu Mehdi devrinde olacaktır, bütün yapıp ettikleri durdurulacaktır. “Yiyecekler ama doymayacaklar.” Şu anda da sürekli paraya harisler, sürekli para yiyorlar fakat doymuyorlar. “Çünkü Rab’bi dinlemekten vazgeçtiler. Tahta puta danışıyor...” ki Jakin Boaz sütunlarına inanıyorlar biliyorsunuz. Onlara göre hareket ediyorlar. “Değneğinden yanıt alıyor. Çünkü zina ruhu onları saptırdı. Kendi Tanrıları’ndan ayrılarak zina ettiler.” Allah’a inançtan ayrıldılar diyor. “İsrail inatçı bir inek gibi inat etti.” İsrail diyor, inatçı bir inek gibi inat etti. “Hala zina ediyorlar; Önderleri rezilliğe gönül verdi.” Yani liderleri diyor, rezilliğe gönül verdi.” Kan dökmeye, can yakmaya kalben eğilim göstertti.”Rüzgâr onları kanatlarına sardı. Kurbanları yüzünden utanacaklar.” Yani döktükleri kan yüzünden utanacaklar diyor... Hoşea bölüm 4’te.
|
 |

MASONLUĞA GİRİŞ ŞARTLARI VE YEMİN TÖRENİ SIRASINDA YAŞANANLAR
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV RÖPORTAJI (24 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Evet, evet, onlar gençken genellikle yaklaşıyorlar. Yani zeki olan mesela üniversitede çok başarılı gördükleri kişileri özellikle onlar, mason profesörlerden, Mason doçentlerden öğreniyorlar öyle seçkin öğrencileri. Onlara gidip önce bir dost oluyorlar, bir yakın oluyorlar, sonra yavaş yavaş böyle bir yapının varlığından bahsederler, güçlerinden bahsederler, dünyayı yönettiklerinden bahsederler ve eğer istikbali düşünüyorsa, geleceğini düşünüyorsa mason olmasının ona neler sağlayacağını anlatırlar. Böylece onu masonluğa sokarlar.
SUNUCU: Peki bu anlatımı bir seviyeye getirdikten sonra mı yaparlar, yoksa işin başından mı anlatırlar?
ADNAN OKTAR: Yok belli bir seviyeye getirinceye kadar, yani masonlar çok uzun gözlemden geçirirler insanları mason yapmadan önce.
SUNUCU: Yani koltuğa oturtturup sevdirdikten sonra mı anlatırlar diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Yok zaten ona hissettirirler o insanlar menfaatçidir bir kısmı. Yani egoist ve bencildir insanlar. Onların bencil duygularına hitap ederler, yani çıkarcı duygularına hitap ederler ve insani amaçları da ortaya koyunca, insanları vicdanen de bir anlamda ikna etmiş oluyorlar. Sonra derecelerle yükseltirler onu.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Masonlar bir insana teklif yapmalarına gerek olmadan, zaten adamların o yöndeki şöhreti belli. Mesela bir üniversitede profesör olmak istiyorsa, mason olduğunda adamın nasıl kolay profesör olacağını bilirler. Veya bir yere genel müdür olmak istiyor, nasıl rahatça o göreve gideceğini bilirler. O yüzden yani zaten o tip insanlar bekliyorlar kendilerine teklif yapılmasını. Onlarda gelirler iki üç kişi gelirler. İşte biz seni izledik, baktık, sen baya yetenekli bir gençsin, seni mason yapmaya karar verdik. Seni locaya götüreceğiz diyorlar. İşte onların bir hücresi var. Normal insan kafatası, mezardan çalıyorlar adamların kafatasını getirip koyuyorlar. Burada biraz düşün diyorlar, önüne tuz kükürt filan koyuyorlar. Sonra kafasına, suratına birşey bağlıyorlar böyle maske gibi birşey, boynuna ip dolanıyor, dört bacak vaziyette yani apallıyarak böyle yerde hayvan gibi yürütüyorlar. Baya da uzun bir yol gittiği yerler. Meşrik-i azamın karşısına kadar getiriyorlar. Sonra göğsü açılıyor, yırtıyorlar gömleğini, açıyorlar. Üç tane kılıç dayanıyor göğsüne,göğsünün üstüne artık üç dört neyse artık oradakilerin. Normal kılıç bildiğiniz klasik kılıç, tam göğsünün orta kısmına. Eğer diyor mason sırlarını verirse nasıl parçalanacağını, nasıl öleceğini ona bir yemin ettiriyorlar orada. Mason yemini ettiriliyor. Hadi gözün aydın diyorlar artık masonluğa girdin, gözünü açıyorlar. Bu birinci safhası. Ondan sonra rezilliklerin kepazeliklerin ardı arkası kesilmiyor. Böyle bir örgütlenmedir bu. Ama hakkatende yükseltirler. Yani adam istediği mekana çıkar. İlk başta diyorlar ki, uykulu gözlere diyor yani yeni yataktan kalmış gibi uykulu gözlere ışık doğrudan verilmez. Yavaş yavaş vereceksin ışığı diyor yani yavaş yavaş dinsiz yapcaksın diyor. Önce mesela biraz Darwin’den bahsediyorlar. Biraz Darwinizm’den bahsediyorlar. Sonra haşa dinlerin gereksizliğinden bahsetmeye başlıyorlar. O içkili toplantılarda, o sohbet ortamlarında onun yavaş yavaş kafasını, beynini yıkıyorlar. Eğer kendi kafalarına göre uygunsa zaten direkt anlatıyorlar dinsizliği. 33 derecede tam anlamıyla dinsiz hale getiriyorlar yani en yüksek makam. Sır dedikleri konular bunlar. Öyle karmaşık birşey yok. Direkt ateist yetiştiriyorlar. Ondan sonra bunun bütün dünyaya yayılması fikri var. Dolayısıyla şeytanın bütün dediklerini uygulama üzerine kurulu bir sistem. Ateist siyonistler destekliyor bunları. Ve dünyanın heryerinde örgütlenme, her türlü ahlaksızlık serbest kendi içlerinde. Zaten söylüyorlar domuz için diyor pisliğin bir değeri olmasa diyor, domuz pislik yer mi diyor. Yani işte mason mantığı bu. Ve kendi kitaplarında yazıyor bu. Yani getiriyim, burada okuyun. Yani rezalet ifadeler ben ağzıma almak istemiyorum yani çok pis ifadeler var.
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|