| |

ADNAN OKTAR'IN KANAL 67 Z (ZONGULDAK)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Mart 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında, dinle darwinizmi savunabileceklerini düşünenlere yönelik olarak; “Cennette tahtlar vardır, yataklar, köşkler, çok şık kıyafetler, güzel yiyecekler vardır. Dünyadan insanlar gidip onları yapmayacak. Cennette de özel olarak bunu yapacak ustalar yok. Belli ki Allah tarafından yaratılacak ve birden yaratılacak; bunların evrimle yaratılmayacağı açık. Cenabı Allah melekleri nurdan yarattım diyor. Peki bir evrimci bunu nasıl açıklasın, nur evrim geçirmez ki. Cinleri ve şeytanları da Allah ateşten yarattım diyor. Ateşi nasıl açıklayacaklar, ateş evrim geçirdi mi diyecekler. Çok acayip bir açmaza girmiş durumdalar; ya Allah’ın varlığını kabul etsinler yahut inkar ediyorlarsa da açıkça söylesinler. Fakat dil eğip bükmek Kuran’a göre bir suçtur, bu konuda açıklama yapanlar dürüst davransınlar, samimi olsunlar. İman ediyorlarsa Müslüman gibi samimi olarak inançlarını belli etsinler; değilse de iman etmeye hiç kimse mecbur değil, iman etmeyebilir de. Allah iki yönde de insanları açık bırakmıştır, isteyen iman eder, isteyen ateist kalır -ama ahirette hesabını verecektir ayrı konu.” Sayın Oktar, dinle darwinizmi biraraya getirmeye çalışan bu oyunu da kısa sürede bozduklarını, bir hafta on güne kalmadan darmadağın olduklarını, bittiklerini sözlerine ekledi. |
 |

ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi için herkesin hükümete dilekçe yazmasını, yapılacak şeyin çok kolay olduğunu, bu iki ülke arasında vize ve pasaportu istemediğimizi; sınır kapısının sonuna kadar açılmasını ve bunun bekletilmesinin bir anlamı olmadığını anlattı. Ermenistan ve Azerbaycan sınır kapılarının aynı gün aynı saatte açılmasının çok iyi olacağını; mesela bir Cuma günü, Cuma namazından sonra “ya Allah, bismillah” deyip iki kapının birden aynı anda açılması gerektiğini söyledi. Sayın Oktar, ekonomik krizin Nuh Tufanı gibi olduğunu, ülkelerin hepsini yutacağını, onları kurtaracak olan geminin Allah’ın izniyle bir tek Türk İslam Birliği olduğunu, Nuh’un gemisine binenlerin kurtulacaklarını ifade etti. Hz. Mehdi’nin aramızda olduğunu ve Türk İslam Birliği’nin başına geçeceğini, bunun kaderde böyle olduğunu, hiç kimsenin bu gidişatı durduramayacağını müjdeledi.
|
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında Gazze için alınan tedbirlerin pasif tedbirler olduğunu ifade etti. Acıyın diyerek yalvarmanın, İsrail mallarını boykot etmenin, elçileri sınır dışı etmenin, çocuklara şiirler okutturmanın ateist siyonistlerin gövde gösterisini artıracağını; bir avuç sayılarıyla Müslümanların kanlarını nasıl döktüklerinin, güya onları nasıl yıldırdıklarının, dize getirdiklerinin propagandası olacağını; onların da zaten bunu hedeflediğini, kan dökücülüklerini vurgulamak, bu şekilde güçlerini göstermek istediklerini anlattı. Gazze’ye doktor yollamayı, bol miktarda pansuman bezi yollamayı yeterli bir çözüm gibi görmek yerine “birlik olalım” denmesinin gerektiğini, o zaman pansuman bezi, ilaç, doktor yollamaya gerek kalmayacağını; böyle vakalarda tek çözümün güç olduğunu açıkladı. Ateist siyonistler ve masonların kıyamete kadar her türlü zulmü yapmakla, kan dökmekle görevli olduklarını, başka çözümler araştırmanın boş yere vakit kaybettireceğini, yapılacak şeyin çok açık olduğunu; Müslümanların birbirlerini çok sevmelerini, birbirleriyle uğraşmamalarını, mezhep ayrılıklarını rahmet olarak görüp birbirlerine şefkatle yaklaşmalarını, bir an önce sınırların açılmasını ve bir manevi lider etrafında toplanıp Türk İslam Birliği’ni kurmalarını söyledi. Bunun için kamuoyunun tabandan destek vererek hükümetin elini güçlendirmesi gerektiğini, bunun, tek başına Başbakan’dan beklenecek bir konu olmadığını anlattı. Sayın Oktar ayrıca İsrail’in kurduğu dünya mafyası ve dünyayı saran korku psikolojisi gibi konularda da çarpıcı tespitlerde bulundu.
|
 |

ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008)
ABD Parlamentosu tarafından 1950’lerde kurulan Radio Free Asia, Asya’da konuşulan 9 dilde ve İngilizce olarak yayın yapıyor. Sayın Adnan Oktar RFA ile yapılan röportajında, Türk-İslam Birliği’nin ne kadar önemli olduğu, bu birliğin hem üye ülkelere hem de dünyaya ne gibi faydalar sağlayacağı hakkında çok önemli açıklamalarda bulunuyor. Ayrıca önümüzdeki yıllarda bu konularda çok önemli gelişmeler olacağı ile ilgili müjdeler de veriyor.
Sayın Adnan Oktar, sorulan bazı sorular üzerine Türk Cumhuriyetlerinde 100 yıl süren komünist eğitimin ardından İslam ahlakına ne kadar büyük bir yöneliş olduğunu, özellikle Doğu Türkistan ve Azerbaycan gibi ülkelerde komünizmin tam tersi etki yaptığını, insanların İslam’a daha fazla yönelmelerine vesile olduğunu vurguluyor.
Sayın Oktar, röportajda Çin’in Doğu Türkistan başta olmak üzere o coğrafya üzerindeki ülkeler üzerindeki şiddet politikalarının bir an önce sona erdirilmesi için neler yapılması gerektiğini çok detaylı olarak açıklıyor. Ayrıca önümüzdeki günlerde bu yönde çok yoğun çalışmalar başlatılacağı müjdesini de veriyor.
Sayın Adnan Oktar çeşitli Türk lehçelerinde yapılan kitap, belgesel, konferans, sergi vs çalışmaları hakkında bilgiler veriyor ve eserlerin Türk-İslam coğrafyasındaki etkilerinden bahsediyor. Ayrıca önümüzdeki yıllarda Azerbaycan’dan başlayacak olan bir Türk-İslam Birliğinin de müjdesini veriyor.
|
 |

 |
|
|
|