ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR: Mesela Marks’ın Karl Marks’ın mason olduğunu birçok kişi bilmez. Lenin’in mason olduğunu birçok kişi bilmez. Mesela Hitlerin masonluğa hayranlığını ve masonlukla bağını kimse bilmez. Aynı şekilde Musolinin de masonlukla bağını kimse bilmez. Mesela locaları hangi locaya kayıtlı olduğunu kimse bilmez. Bunları başıboş zannediyorlar. Halbuki başıboş değil. Mesela Fransız ihtilalini yaptıranlar masonlardır. Hatta kendi adamlarını dahi asmıştır masonlar fransız ihtilalinde. O kadar gözü dönmüş. O kadar karanlık bir yapısı vardır masonların. Böyle dünyayı ahtapot gibi sarmış. Bir örgütü ben tabi görmezlikten gelemem bir müslüman olarak. Çünkü masonluk hedef olarak doğrudan müslümanların kendini hedef alıyor. Doğrudan birinci tehlike olarak müslümanlığı görüyor. Ve İslam’a hizmet eden insanları özellikle hedef alıyor. Dolayısıyla beni de hedef aldı masonluk. Bir tek beni değil tabi birçok müslüman lideri hedef almıştır ama beni de hedef aldı. Uzun yıllardan beri onlarla bir mücadele içindeyiz. Masonluğun bu başarısının nedeni, kirli başarısının nedeni gizli olmasıdır. Müslümanlar merdane açık mücadele eder, ama masonlar gizli mücadele yaptığı için sezilemiyorlar. Görülemiyorlar, dolayısıyla nerede insanın karşısına çıkacağı belli olmadığı için mücadelede çok büyük bir güçlük yaşanıyor. Ama buna rağmen başarılı olamıyor masonluk.
ADNAN OKTAR'IN AL JAZEERA TV İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ (22 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR: Amerika’daki iktidarlar genellikle Masonların kontrolündedir. Yani bu Amerika’nın kuruluşundan beri böyledir. İlk kuruluşundan beri her zaman Masonların kontrolünde olmuştur hükümet; öyle başıboş bir hükümet hiçbir zaman için olmamıştır. Masonluğa zıt hareketlerde de Masonluk çok acımasız davranmıştır, mesela Kennedy’yi öldürmüşlerdir; çünkü masonluğa karşıydı o. Bu yüzden iktidarların değişmesi ile Amerika’nın politikasında bir değişiklik olmaz. Mühim olan Amerikan halkını Mason tasallutundan kurtarmaktır. Mesela bizim Amerika’da darwinizme yönelik çok güçlü bir çalışmamız var. Eskiden darwinizme inananların sayısı Amerika’da çok yüksekken şu an müthiş düştü. Darwinizme inananların sayısı çok az şu an, Allah'a inananların sayısında müthiş bir yükselme oldu. Bu bizim Amerika’daki çalışmamızdan sonra oldu. Türkiye’de de öyleydi; darwinizme inananlar çok yüksekti sayısı, şu an neredeyse yok hale geldiler. Yüzde 90’lara çıktı darwinizme inanmayanların sayısı Türkiye’de. Eskiden yüzde 50-60’tı darwinizme inananların sayısı Türkiye’de. Şimdi yüzde 10’larda darwinizme inananların sayısı. Yani yüzde 10’a düşmesinde bizim çalışmamızın başarısı Allah'ın izniyle çok açık görülüyor. Çünkü bizim dışımızda bir çalışma yapan yok bu konuda. Dünyada darwinizme karşı başka mücadele yapan hiçbir grup yoktur. Bizim dışımızda bu kadar etken, bu kadar etkili, ilmi, akılcı çalışma yapan hiçkimse yok. Tek biziz.
...
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV RÖPORTAJI (24 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Birinci derece ikinci.. otuz üç dereceye kadar vardır biliyorsunuz. Zaten ilk derecelerde masonluğun sırları verilmez, üst derecelerde verilir. Yani otuz iki, otuz üç derece otuzuncu derece bu derecelerde, yirmi yediden sonra özellikle masonluk sırları verilir. Sır şudur; şeytana tam tabiyet. Şeytan ne diyorsa onu yapmak. Trans halindeyken masonlar şeytanla bağlantıya geçiyorlar bazen şeytan harikalar göstertiyor bunlara o zaman daha da kanaatleri geliyor, yani daha doğru yolda olduklarına inanıyorlar, şeytan bunlardan sıklıkla kan ister yani ihtilal çıkartmalarını, kan dökmelerini savaş çıkartmalarını ister. Kana ihtiyacı olduğunda şeytan onlarla mutlaka bu tarzda bir diyaloga giriyor. Onlarda bunu yaparlar ve yüzyıllardan beri, binlerce yıldan beri yaptıkları bir gelenektir bu.
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Ateist siyonistler ve masonlar koltuklarını dayanışmalı olarak birbirlerine devrediyorlar. Mesela, bir mason kendi yerine gelecek olan masonu tespit eder, onu yetiştirir. Kendisi o koltuktan kalktıktan sonra o masonu oraya oturtur. Ve bu zincirleme devam eder. Gelip oraya bir Müslümanı…
MUHABİR: Padişahlık gibi.
ADNAN OKTAR: Evet. Tabii, aynı şekilde evet, çok güzel. Bir Müslüman’a gel sen buraya otur demez. Hiçbir şekilde de buna müsaade etmez. Böyle bir kör sistem kurulmuştur dünyada. Mesela ateist Siyonistler de öyle; önemli kilit bir nokta veya ekonomik kilit bir nokta veya siyasi kilit bir nokta, illaki kendi adamını getirir. Ve kendi düşüncesindeki adamı getirir. Eğer ona hizmet edecekse bu tavrı kabul eder yoksa kabul etmez.
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Masonluk dünya Masonluğu, böyle genellikle zenginlerden bilim adamlarından oluşan, ama genellikle sermayedar dediğimiz kişilerden oluşan bir kitledir. Bunlar fedai tarzında kendilerini korumak için yahut zulmetmek için insanlara gözdağı vermek için kendi işlerini yürütmek için, ideal ve düşüncelerini uygulatmak için bir mafya teşkilatına ihtiyaçları vardır. Yani bu mafya yapılanmasını da terör örgütleri derin devletler şeklinde yaparlar.
ADNAN OKTAR’IN KRAL KRADENİZ TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ocak 2209)
ADNAN OKTAR:Büyük bir organize yapı var masonluk diye. Şimdi onlar halk gücünü esas almıyorlar, kilit gücü esas alıyorlar. Mesela farz edelim Yargıtay Amerikan Yargıtay’ı tamamen masonların kontrolündedir, mesela Amerikan ordusunda en önemli noktalarda masonlar bulunur, silah sanayinin devleri bu sanayinin asıl önde gelenleri masondur. Bu adamları bir araya getirdiklerinde ateist Siyonistler istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar. Ne derlerse zaten kabul ediyorlar, çünkü ret demek ya ölüm demektir, ya da ölüme yakın bir şey demektir.
...
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV RÖPORTAJI (24 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Evet, evet, onlar gençken genellikle yaklaşıyorlar. Yani zeki olan mesela üniversitede çok başarılı gördükleri kişileri özellikle onlar, mason profesörlerden, Mason doçentlerden öğreniyorlar öyle seçkin öğrencileri. Onlara gidip önce bir dost oluyorlar, bir yakın oluyorlar, sonra yavaş yavaş böyle bir yapının varlığından bahsederler, güçlerinden bahsederler, dünyayı yönettiklerinden bahsederler ve eğer istikbali düşünüyorsa, geleceğini düşünüyorsa mason olmasının ona neler sağlayacağını anlatırlar. Böylece onu masonluğa sokarlar.
SUNUCU: Peki bu anlatımı bir seviyeye getirdikten sonra mı yaparlar, yoksa işin başından mı anlatırlar?
ADNAN OKTAR: Yok belli bir seviyeye getirinceye kadar, yani masonlar çok uzun gözlemden geçirirler insanları mason yapmadan önce.
SUNUCU: Yani koltuğa oturtturup sevdirdikten sonra mı anlatırlar diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Yok zaten ona hissettirirler o insanlar menfaatçidir bir kısmı. Yani egoist ve bencildir insanlar. Onların bencil duygularına hitap ederler, yani çıkarcı duygularına hitap ederler ve insani amaçları da ortaya koyunca, insanları vicdanen de bir anlamda ikna etmiş oluyorlar. Sonra derecelerle yükseltirler onu.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Masonlar bir insana teklif yapmalarına gerek olmadan, zaten adamların o yöndeki şöhreti belli. Mesela bir üniversitede profesör olmak istiyorsa, mason olduğunda adamın nasıl kolay profesör olacağını bilirler. Veya bir yere genel müdür olmak istiyor, nasıl rahatça o göreve gideceğini bilirler. O yüzden yani zaten o tip insanlar bekliyorlar kendilerine teklif yapılmasını. Onlarda gelirler iki üç kişi gelirler. İşte biz seni izledik, baktık, sen baya yetenekli bir gençsin, seni mason yapmaya karar verdik. Seni locaya götüreceğiz diyorlar. İşte onların bir hücresi var. Normal insan kafatası, mezardan çalıyorlar adamların kafatasını getirip koyuyorlar. Burada biraz düşün diyorlar, önüne tuz kükürt filan koyuyorlar. Sonra kafasına, suratına birşey bağlıyorlar böyle maske gibi birşey, boynuna ip dolanıyor, dört bacak vaziyette yani apallıyarak böyle yerde hayvan gibi yürütüyorlar. Baya da uzun bir yol gittiği yerler. Meşrik-i azamın karşısına kadar getiriyorlar. Sonra göğsü açılıyor, yırtıyorlar gömleğini, açıyorlar. Üç tane kılıç dayanıyor göğsüne,göğsünün üstüne artık üç dört neyse artık oradakilerin. Normal kılıç bildiğiniz klasik kılıç, tam göğsünün orta kısmına. Eğer diyor mason sırlarını verirse nasıl parçalanacağını, nasıl öleceğini ona bir yemin ettiriyorlar orada. Mason yemini ettiriliyor. Hadi gözün aydın diyorlar artık masonluğa girdin, gözünü açıyorlar. Bu birinci safhası. Ondan sonra rezilliklerin kepazeliklerin ardı arkası kesilmiyor. Böyle bir örgütlenmedir bu. Ama hakkatende yükseltirler. Yani adam istediği mekana çıkar. İlk başta diyorlar ki, uykulu gözlere diyor yani yeni yataktan kalmış gibi uykulu gözlere ışık doğrudan verilmez. Yavaş yavaş vereceksin ışığı diyor yani yavaş yavaş dinsiz yapcaksın diyor. Önce mesela biraz Darwin’den bahsediyorlar. Biraz Darwinizm’den bahsediyorlar. Sonra haşa dinlerin gereksizliğinden bahsetmeye başlıyorlar. O içkili toplantılarda, o sohbet ortamlarında onun yavaş yavaş kafasını, beynini yıkıyorlar. Eğer kendi kafalarına göre uygunsa zaten direkt anlatıyorlar dinsizliği. 33 derecede tam anlamıyla dinsiz hale getiriyorlar yani en yüksek makam. Sır dedikleri konular bunlar. Öyle karmaşık birşey yok. Direkt ateist yetiştiriyorlar. Ondan sonra bunun bütün dünyaya yayılması fikri var. Dolayısıyla şeytanın bütün dediklerini uygulama üzerine kurulu bir sistem. Ateist siyonistler destekliyor bunları. Ve dünyanın heryerinde örgütlenme, her türlü ahlaksızlık serbest kendi içlerinde. Zaten söylüyorlar domuz için diyor pisliğin bir değeri olmasa diyor, domuz pislik yer mi diyor. Yani işte mason mantığı bu. Ve kendi kitaplarında yazıyor bu. Yani getiriyim, burada okuyun. Yani rezalet ifadeler ben ağzıma almak istemiyorum yani çok pis ifadeler var.
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV 41 RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR: Güya, Hz. Süleyman devrinden alan inançlarını, Tevrat’tan alan, Tevrat’taki bir takım işaretlerden, remizlerden, anlatılan olaylardan kökenini aldığını iddia eden bir güya tarikat, ama ateist tarikat. Darwinist, ateist, ateist siyonizme de hizmet eden bir tarikattır. Ama hakikaten ağırlıklı olarak Tevrat’ta geçen konuları işliyorlar. Tevrat üzerine yemin ediyorlar, Kuran üzerine, İncil üzerine de yemin ediyorlar ama gösterişte olan bir şey, çünkü Tevrat’ı da, Kuran’ı da, İncil’i de eleştiren insanlar.
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 (İZMİR)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Masonluk duvarcı ustası, işte bunlar dul kadının, Tevrat’ta geçen dul kadının çocukları olduklarına inanıyorlar. Hiram isimli bir şahsın üstatları olduğuna inanıyorlar kendilerinin. İşte güya Hiram’ın sırlarını öğrenmek istemişler de bilmem ne, böyle bir hikayeleri var uzun. Ondan sonra işte daha çok o mimari yapıların yapımında görev aldıklarını güya hani bir meslek olarak mimarlığı seçtikleri gibi bir imaj veriyorlar. Yani bunların mimarlıkla, şunla bunla alakası yok. Duvarcı ustası da değiller, yani öyle bir konu yok. Bunların ana özelliği bunların üstadı vardır, büyük üstatları, o da şeytandır. Onu trans halindeyken çağırırlar sorarlar ne istiyorsun söyle, ne istiyorsan yapalım derler. Ondan öğrendiklerini teker teker teker uygularlar.
ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (İstanbul, 21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR: Evet. Yani bir Allah’a inananlar vardır, bir de şeytana inananlar vardır. İki çeşit düşünce vardır dünyada bunlar sürekli birbirleriyle mücadele ederler. Allah’a inananlar hak kitaplara, hak peygamberlere uyarlar. Allah’a inanmayanlar da şeytana uyarlar. Şeytana uymada her zaman organize etkili bir örgütlenme vardır. Bunun adına masonluk denir. İsmi çeşitli şekillerde olur. Ama adı masonluktur. Mesela masonluk firavunun mezarının o üçgenini amblem olarak kullanır. Bir mason sembolüdür bu. Mısır’da yapılan incelemelerde Mısır yazıtlarında çok çok fazla sayıda masonik sembol görürüz. Aynı şekilde Nemrud harabelerinde Nemrud’tan kalan kalıntılarda çok fazla sayıda masonik amblem görürüz. Onların mezarlarında taş oymalarında her yerde masonluk kendini belli eder. Mesela bir bina yapmışlardır. Bakarsın üstünde yılan motifi koymuşlardır. Bu masonluğun bir amblemidir. Demektir bu binayı masonlar yaptı. Veyahut ters T şeklinde bir işaret şu tarzda binaya yerleştirirler onu. Bu ne demektir. Bu binayı mason yaptı. Yahut buradan masonlar geçti. Mesela bir kaya; kayanın üstünü oymuşlar. Bakıyorsun bir mason işareti. Dünyanın en eski devirlerinden beri vardır masonluk. Hz. Süleyman devrinde de vardı. Hatta onların iddiasına göre biz Hz. Adem devrinden beri organize faaliyet yapıyoruz diyorlar masonlar.