ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Evet orası tabi ki bir hasret yurdudur yani her türlü nimetten uzak olmuş oluyorlar Allah’ın verdiği her türlü nimeti kaybetmiş oluyorlar, mutluluğu ve sevinci kaybetmiş oluyorlar, orada hasretin her türlüsü var. Bir kere sürekli Cenneti görüyor bu insanlar, Cennet pınarlarını görüyorlar, Cennet insanlarını görüyorlar, bir de Cehennemdeki kafası arkaya dönük böyle onların tabiriyle mutasyona uğramış gibi hayalinde düşündükleri gibi garip mahlûkların içerisindeler. Bir de Cennetteki insanların güzelliklerini görüyorlar ama küçük bir ekranda görüyorlar ama onlarla beraber olamıyorlar tabi bu onlar için çok acı bir şeydir. Çok büyük hasrettir ve hiçbir şekilde çıkamıyorlar yani Allah’ın dilemesi dışında hiçbiri Cehennemden çıkamaz.
ADNAN OKTAR’IN ÇAY TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Ama küfür her yerde belayla karşılaşacaktır, yani ölümle beraber başlayacaktır. Sürünme tarzında yani tam bir acı, azap, rahatsızlık ve huzursuzluk içinde olacaktır. Mezar da onu rahatsız eder, ölürken de etrafındaki canını alanlar gene onu perişan ederler, dirildiğinde gene perişandır, etrafındakiler ona rahatlık vermez. Mesela kafirler de birbirine saldıracaktır orada, yani sen beni buraya düşürdün, ben seni buraya düşürdüm şeklinde iddiaları olacak bunların. Ve orada da sürekli kavga ve rezalet çıkacak. Ve sürekli birbirlerine acı verecekler. Ve cehennemin herşeyi insanları rahatsız eder. Geçen şeyde de anlatmıştım, cehennemin meyveleri vardır şeytan başına benzer diyor Kuran’da, yani diri diri insana bakan, ve nefretle bakan meyvalar. İnsanları burada tedirgin etmek, rahatsız etmek ve acı vermek azap, bunun bir kaynağıdır bunlar.
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Cennet ve cehennem özellikleri yarı yarıya konmuştur dünyaya. Dolayısıyla yani ahireti düşünmeyen Allah’ın rızasını düşünmeyen insan o yarı yarıya olancehennem özelliklerinin tamamını üstüne almış oluyor. Bu sefer dünya onun için net cehenneme dönüyor. Ama mümin eğer sürekli Allah korkusu Allah sevgisiyle yaşarsa ve ölümü sürekli düşünürse o cehennem özellikleri gözünün önünden kalkar sadece cennet yönlerini görür dünyanın. Ve kalbi de ruhu da adeta cennet içinde olur ve çok rahat ve güzel yaşar. Onun için Müslümanlarda bir bereket ve bolluk ve güzellik oluyor inananlarda.
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Cehennemde bir ateş çeşidi vardır, insanları içten yakar. Yani dışarı da bir alev yoktur fakat insanları içten yakacak diyor. Bu dünyada da insanlar, küfre düşen insanlar Allah’tan korkmayan
Allah’ı sevmeyen insanlar, moralsiz, neşesiz, mutlu olmayarak, her şeyden çekinerek, her şeyden tereddüt ederek, her şeyden şüphe ederek ve sürekli tahammül edilmez bir sıkıntı içinde yaşıyorlar. İşte bu cehennem ateşinin içten yakmasının bir tezahürüdür, bir çeşididir.
Bu insanları içten yakıyor. Bu aynı şekilde ahrette de olacaktır, cehennemde, insanları bu içten yakacaktır, insanlar müthiş sıkılacaktır müthiş rahatsız olacaktır, dayanılmaz bir acı duyacaktır, fakat içinde olacaktır bu ateş. Bir de dış ateş vardır biliyorsunuz, yani normal olarak olan ateşler.
ADNAN OKTAR’IN ÇAY TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR:Özel cehennem görevlileri vardır yani sayıları Kuran’da 19 olarak geçiyor yani güçlü kuvvetli böyle yani yalvarsalar da onlar ondan etkilenen varlıklar değil, özel yaratılmışlardır, cehennem zebanileri.
MUHABİR: Evet
ADNAN OKTAR: Yani Allah’ın emrindedirler güçlü kuvvetlidir yani sürükleyerek alır götürür. Yani zorla yapar yani, Allah onlara özel bir güç vermiştir, Allah’ın tecellisidir onlar, ama onlar cehennemde yaşadıkları halde bakın çok önemlidir bu, cehennemin rahatsızlığını hissetmezler, cehennem onlara cennet gibi gelir Allah’ın verdiği bir şeyle bir güçle etkilenmezler yani ters etki yapar onlarda, küfür için azaptır yani algıya bağlıdır bu.
MUHABİR: Evet
ADNAN OKTAR: Onun için onlar orda Allah’ın kulu olarak Allah’a ram olmuş, Allah’a bağlanmış hizmetler olarak sonsuza kadar cennet zebanileri orda hizmet edecekler,