ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Cennet ve cehennem özellikleri yarı yarıya konmuştur dünyaya. Dolayısıyla yani ahireti düşünmeyen Allah’ın rızasını düşünmeyen insan o yarı yarıya olancehennem özelliklerinin tamamını üstüne almış oluyor. Bu sefer dünya onun için net cehenneme dönüyor. Ama mümin eğer sürekli Allah korkusu Allah sevgisiyle yaşarsa ve ölümü sürekli düşünürse o cehennem özellikleri gözünün önünden kalkar sadece cennet yönlerini görür dünyanın. Ve kalbi de ruhu da adeta cennet içinde olur ve çok rahat ve güzel yaşar. Onun için Müslümanlarda bir bereket ve bolluk ve güzellik oluyor inananlarda.
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Cehennemde bir ateş çeşidi vardır, insanları içten yakar. Yani dışarı da bir alev yoktur fakat insanları içten yakacak diyor. Bu dünyada da insanlar, küfre düşen insanlar Allah’tan korkmayan
Allah’ı sevmeyen insanlar, moralsiz, neşesiz, mutlu olmayarak, her şeyden çekinerek, her şeyden tereddüt ederek, her şeyden şüphe ederek ve sürekli tahammül edilmez bir sıkıntı içinde yaşıyorlar. İşte bu cehennem ateşinin içten yakmasının bir tezahürüdür, bir çeşididir.
Bu insanları içten yakıyor. Bu aynı şekilde ahrette de olacaktır, cehennemde, insanları bu içten yakacaktır, insanlar müthiş sıkılacaktır müthiş rahatsız olacaktır, dayanılmaz bir acı duyacaktır, fakat içinde olacaktır bu ateş. Bir de dış ateş vardır biliyorsunuz, yani normal olarak olan ateşler.
ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: ...cehennem derece derecedir. Yani bazı yerleri mesela sadece pis sokaklar, böyle karanlık sokaklar, sadece kavgalar, acılar, rahatsızlıklar, pis yiyecekler tarzındadır. Ama bazı yerler mesela münafıkların olduğu yerler, çok şiddetli azap uygulanan yerlerdir.
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Cehennem, bir insanın adeta karabasan görmesi gibidir. Yani böyle kabus görmesi gibidir. Zaten nereye baksa, neye dokunsa dehşet vericidir. Yani mesela, oranın bir taşı bile onun için çok korkunçtur ve çok rahatsız edicidir. Oradaki herhangi bir bitki de onu mesela çok korkutur ve mesela bitki var fakat başı ve meyveleri şeytan başını andırıyor ve onun gözleri var meyvenin, ve ona bakıyor mesela ve nefret ve saldırganlıkla bakıyor. Adam nasıl elini uzatsın ona, Hem pis kokuyor hem çok rahatsız edici, zaten yemeye kalksa ayrı bir kabus yaşar o, yani öyle bir o da canlı o anda. Yani her yerde nefret görür yani mesela bir oturduğu yerde de nefret görür. Oturduğu yer onu rahatsız eder, mesela üstünden atmak ister. Nereye giderse bir rahatsızlık görür yani tam bir kabustur. Dolayısıyla yani hayvana zaten benzemeyecektir oradaki hayvan yani bir mahluk olarak karşısına çıkacaktır yani korkunç bir mahluk olarak karşısına çıkacaktır.