ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Cennette bütün eşya akıllıdır yani hepsi anlar. Mesela şimdi biz televizyonu açmak için kumandaya basıyoruz, televizyon açılıyor. Aslında televizyonu açan yine Allah, yine orada mucize meydana geliyor, kumanda görüntüsü ile Allah yapıyor fakat sebep var. Cennette sebep yoktur, mesela eşyaya gel buraya dersin gelir. Farz edelim şu çiçek kabına buraya gel dersin gelir, git dersin gider. Meyveyi koparırsın kopardığın anda meyve yine orada durur. Yemeği mesela yersin, sürekli yersin kapta yine duruyor yemek. Zaten makul olan da budur çünkü Allah görüntü olarak beynimizde yaratıyor, dışarıda maddi varlığı var fakat kafamızda, beynimizde biz onun görüntüsünü görüyoruz, görüntünün tükenmemesi son derece makul, görüntünün tükenmesi zaten mucize, yani yemeğin bitmesi mucizedir. Mesela cennette toz yoktur, kir yoktur, toz mucizedir, kirlenme mucizedir. Normalde görüntü olarak yaratılan bir şeyde mesela bir film seyrediyoruz biz filmde tozlanma olmaz. Yani bin kere seyretsen o filmi sürekli durur o yani hiçbir şekilde kirlenmez filmdeki görüntü, bunun gibidir. Ahirette de Allah Müslümanları olabilecek en güzel yerlerde yaşatacağını söylüyor. Köşklerden bahsediyor Allah. Cennet çadırlarından bahsediyor. Bunlar insanın aklının alabileceği, içgüdü olarak düşündüğü en mükemmel görünüşlü yerlerdir. Mesela meyve yediğimizde işte aradığımız meyve bu diyeceğiz. Mesela oradaki kadınları gördüğümüzde aradığımız kadınlar işte bunlar diyeceğiz. Ev gördüğümüzde de işte aradığımız ev buydu diyeceğiz. Allah diyor altından ırmaklar akan diyor küçük ırmaklar şeklinde, küçük ark şeklinde yerden akan ırmaklar oluyor veya daha büyük ırmaklar oluyor. İnsanlarda suya karşı muhabbet olduğu için Allah içgüdü olarak vermiştir. Mesela biz denizi gördüğümüzde içimiz açılıyor. Her yerde denizi gören yerler, ırmak gören yerler, göl kenarları daha pahalıdır evler değil mi, insanlarda Allah onu cennet içgüdüsü olarak vermiş. Suya karşı bir içgüdü var insanda muhabbet var. Mesela güzel yerlere karşı muhabbet var ama bu hiç tatmin olmuyor bu dünyada ama içgüdü olarak bizde vardır. Mesela dünyada hiç mükemmel güzel kadın yoktur, mükemmel güzel ev hiç yoktur, mükemmel güzel meyve hiç yoktur ama içgüdü olarak biz biliriz. Mesela elmayı yediğimizde biz deriz bunun daha iyisi vardır deriz ama bulamayız, cennette hepsinin en güzeli vardır.
ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Ahirette sürekli Allah’ı tespit edeceğiz ama, Allah’a hamdolsun, elhamdülillah, Sübhan Allah. Her seferinde şaşıracağız. Ya Rabbi, seni çok seviyoruz, diyeceğiz. Sana aşığız, diyeceğiz. Hep sevinç, yani hep sevinç ifadeleri elhamdülillah, Allah ne kadar büyük diyeceğiz, yani sürekli o tesbihler, yani tesbih hâkimdir cennette. Ama namaz yoktur, oruç yoktur, zekât yok, çünkü her yer zaten zenginlik kaynıyor. Ondan sonra ama Allah korkusu devam eder. Cehennem, çünkü insanlar sürekli görecekler. Yani müminin cehenneme gitmesi diye bir şey yok amma, yine Allah’tan korkar mümin. .............. Allah’tan da her halükârda korkacaklardır. Sonsuza kadar Allah’tan korkacaklardır. Ama cennetin değerini de çok çok fazla bileceklerdir, İnşaAllah.
ADNAN OKTAR’IN ÇAY TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Mesela şimdi biz dünyayı görüyoruz ama üç boyutlu olmakla beraber gene de iki boyutlu olduğu anlaşılıyor bu görüntünün yani o kadar da üç boyutlu değil. Bu bir dünyanın eksikliğidir, ahrette cennet çok keskin şekilde üç boyutludur. Yani çok nettir. Bakar bakmaz anlarsın yani çok sıhhatli bir olay sesler kokular bütün duyular çok net ve keskindir. Burada bir fluluk vardır. Uzaktan bir sesi duyamazsın ama cennette en uzaktaki sesi bile duyarsın, mesela en uzaktaki şeyi görebilirsin cennette yani böyle hani miyop gözlü bunlar dünyanın bir aczidir, yani insanlara verilmiş acizdir bunlar. Mesela en uzaktaki kokuyu alabilirsin, en uzaktaki bir şeye anında ulaşabilirsin, yani uzak ben buraya nasıl gideceğim demezsin. Mesela uzakta bir dostunu görürsün anında onun yanında olursun, isterse yani 1 milyon kilometre ötede olsun yani o anda orda olursun.
Işık hızının daha üstünde bir hız vardır hayal hızı vardır. Hayal hızı yani insanın orda bir anda oluşması, yani mesela ışık hızında belirli bir yol almak gerekiyor ama bunda öyle değil ani yaratmayla anında orda olursun. Allah’ın dilemesiyle, bunlar olacaktır. Olaya bakış açımızda da tabii genel olarak bütün bu mantıkların hepsini bilmemizde fayda var. Ama bunlar için tabii www.harunyahya.com , www.harunyahya.org sitelerinde çok kapsamlı bilgiler var.
ADNAN OKTAR’IN AKS TV ROPORTAJI (14 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR:Ahirette, o gün görüş daha keskindir diyor Allah, daha üç boyutlu daha keskin görecekler, mesela biz şimdi en fazla 400-500 metre öteyi görebiliyoruz yani flu oluyor ondan sonra ama ahirette 3 kilometre, 10 kilometre ötedeki birşeyi bile çok net ve keskin burada gibi görür insan. Yani o gün görüş keskindir diyor Allah. Yani olağanüstüdür yapısı.