ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (14 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Aslında Allah bizim ne olduğumuz gösteriyor. Allah ne olduğumuzu sınıyor gibi görünüyor ama batınında bu böyle değildir. Yani ledüni bakıldığında bu böyle değildir. Çünkü Allah bizim ne yaptığımızı bilmiş ki bizi ya cennete veya cehenneme koymuş. O zaman bizim sınanmamız o anlamda Allah’ın bizi araştırması ve incelemesi diye bir konu yok. Bizi tespit etmiş Allah, biliyor zaten. Bize bizi gösteriyor, bizim ne olduğumuzu kendimize göstertiyor. Ki biz cennette onun sevinci içinde olacağız. Yani şöyle hizmet etmiştik, bunları yapmıştık diyeceğiz, ki zaten yapan Allah. Ve mesela sen de şu an güzel ahlak gösteriyorsun, inşaAllah cennete gidersin. Ben, senin cennete gittiğini görürsem Allah nasip ederse seni çok daha fazla seveceğim orada. Çünkü fedekarlıklarını göreceğim, güzel ahlakını, sevecenliğini göreceğim, bu dünyada bileceğim. Bu bilgiyle oraya gideceğim için sonsuza kadar bu bilgi bende kalacak ve o yüzden seni sonsuza kadar o bilgiyle sevmiş olacağım. Yani mesela insanın eşi oluyor. Onu güzel ahlakını görüyor. O bilgi onda sürekli kalır. O yüzden hurilerden daha fazla sever insan eşini. O bilgiden dolayı. Çünkü fedekarlığını görmüş, cesaretini görmüş, sabrını görmüş, nezaketini görmüş, ibadetleri görmüş, her türlü faaliyetini görmüş. O kafasındaki o bilgiyi aldığı için sonsuza kadar o bilgi sürekli kafasında durarak onu severken o bilgiyi de sevmiş oluyor. Ama huride öyle değildir. Hurinin dünyadaki güzel ahlakına ait hiçbir şey görmüş olmuyor. Orada da güzel ahlaklı olmaya mecbur huri. O yüzden insanlar eşlerini daha çok seviyorlar ahirette. Yani Allah’ın tecellesini onda daha çok görüyor haklı olarak, daha makbul konumda oldukları için.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR:Mesela Peygamber Efendimiz diyor, ben, Hamza, Mehdi, Hz. Ali’den bahsediyor ve sahabelerden sayıyor, bizler cennet ehlinin seyitleriyiz yani efendileriyiz, niçin? Çile çektikleri için. Yani işte biz onları o güzellikle seveceğiz orada. Cennette biz Hz. Yusuf’a niçin hayranız, çile çektiği için; Hz. Musa’ya niye hayranız? Çile çektiği için. Allah’a aşkını gösterttiği için yani böyle coşkun ve çok şiddetli bir sevgi yaşadıkları için.
ADNAN OKTAR: insan eğer doğrudan cennete giderse mutlu olmaz. Yani mutlaka dünyada bu eğitimden geçmesi gerekiyor. Eğer doğrudan cennete giderse Adem ve Havva’nın konumu gibi olur. Yani mutlu değillerdi cennette. O anlamda mutlu olmadılar. Yani yenilik arıyorlar. Mesela Allah’a verdikleri sözü tutamayacak durumdalar, tutmuyorlar. Ama bu eğitimden geçtikten sonra insanlar, yani acıyı, zorluğu, çileyi, sadakati, sabrı, cesareti, vefayı her türlü güzel ahlakı gördükten sonra, cennette sonsuza kadar çok mükemmel ahlakta oluyorlar ve cehennem sürekli cennettekilere göstertilir. Bir ekrandan sürekli göstertilir. O da sürekli hallerine şükretmelerini sağlıyor. Adem’e cehennem hiç göstertilmedi. Yani cehennem ekranını görmedi cennette. Eğer görseydi, tabi takdir Allah’ın, kim bilir nasıl olurdu tavrı. Ama kaderi öyleydi. Onun için, cennetin mükemmelliği için, cennette insanların mutlu olması için, mutlaka bu eğitimden geçmeleri gerekiyor ve mutlaka cehennemden haberdar olmaları gerekiyor. Şeytan da ısrarla şu an bu inadını, bu iddiasını devam ettiriyor. İnsanları delalete düşürerek, dinsizliğe çekerek. Her dinsiz için söylüyor Allah’a, bak ben bunu yaptım ama senin secde etmemi istediğin Adem’in soyu bak neler yapıyor diyor. Yani maksat ukelalık olsun, münasebetsizlik olsun, yani klasik alıştığımız ahlaksız insan modeli şeytanınki. Odur yani, şu an devam ediyor.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV ROPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Yoksa cennete direkt konmuş olsa öyle insanlar olay çıkartırlar. Yani Allah mesela Hz Adem’i koyuyor Hz Havva’yı koyuyor , şeytanı koyuyor cennete olayı gördünüz. Eğitilmeden girdim mi böyle oluyor. Allah onu göstertiyor. Yani Hz Adem’de ve Havva’da Allah itaat görmediğini söylüyor Kuran’da. Yani onları sebatlı görmediğini söylüyor. Yani verdikleri sözde sebat etmediler. Ama şeytanın tavrı tam psikopatça. Ama eğitimden geçtikten sonra insanlar burada müminler, Kuran’da Cenab-ı Allah diyor, şeytandan Allah’a sığınırım “ Siz Allah’tan razı olarak, Allah’ta sizden razı olmuş olarak, cennetime girin salih kullarımın arasına katılın” çünkü “ Ey mutmain olmuş nefis” diyor Allah. Önce öyle başlıyor. Yani ibbinaya kavuşmuş, dengelenmiş. Biz burada dengeleniyoruz, güzel ahlakıyı, sevgiyi, şefkati,sabrı, cesareti öğreniyoruz. Mesela biz gittiğimizde cennette hep bunlar muhabbet konusu olacak bize. Hani diyor ya, karşılıklı tahtlarda otururlar konuşurlar sohbet ederler. Cennete ne konuşulur, dünyada yapılanlar konuşulacak. Oradaki detaylar, onların görüntüleri göstertilecek. Oradaki muhabbet, nasıl mücadele etmiş, nasıl cihat etmiş, nasıl güzel ahlak göstertmiş, Hz. Musa ne yapmış, Hz. İsa ne yapmış, bunları anlatacağız. O yüzden de biz bunları çok seveceğiz bu insanları, bu mübarekleri. Bunları derken Allah affetsin öyle demiyim de bu mübarek bu güzel insanları.
ADNAN OKTAR’IN ÇAY TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Mesela şimdi biz dünyayı görüyoruz ama üç boyutlu olmakla beraber gene de iki boyutlu olduğu anlaşılıyor bu görüntünün yani o kadar da üç boyutlu değil. Bu bir dünyanın eksikliğidir, ahrette cennet çok keskin şekilde üç boyutludur. Yani çok nettir. Bakar bakmaz anlarsın yani çok sıhhatli bir olay sesler kokular bütün duyular çok net ve keskindir. Burada bir fluluk vardır. Uzaktan bir sesi duyamazsın ama cennette en uzaktaki sesi bile duyarsın, mesela en uzaktaki şeyi görebilirsin cennette yani böyle hani miyop gözlü bunlar dünyanın bir aczidir, yani insanlara verilmiş acizdir bunlar. Mesela en uzaktaki kokuyu alabilirsin, en uzaktaki bir şeye anında ulaşabilirsin, yani uzak ben buraya nasıl gideceğim demezsin. Mesela uzakta bir dostunu görürsün anında onun yanında olursun, isterse yani 1 milyon kilometre ötede olsun yani o anda orda olursun.
Işık hızının daha üstünde bir hız vardır hayal hızı vardır. Hayal hızı yani insanın orda bir anda oluşması, yani mesela ışık hızında belirli bir yol almak gerekiyor ama bunda öyle değil ani yaratmayla anında orda olursun. Allah’ın dilemesiyle, bunlar olacaktır. Olaya bakış açımızda da tabii genel olarak bütün bu mantıkların hepsini bilmemizde fayda var. Ama bunlar için tabii www.harunyahya.com , www.harunyahya.org sitelerinde çok kapsamlı bilgiler var.
ADNAN OKTAR’IN AKS TV ROPORTAJI (14 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR:Ahirette, o gün görüş daha keskindir diyor Allah, daha üç boyutlu daha keskin görecekler, mesela biz şimdi en fazla 400-500 metre öteyi görebiliyoruz yani flu oluyor ondan sonra ama ahirette 3 kilometre, 10 kilometre ötedeki birşeyi bile çok net ve keskin burada gibi görür insan. Yani o gün görüş keskindir diyor Allah. Yani olağanüstüdür yapısı.