ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Atatürk’ü insanlar tanıdıkça daha da severler, daha da onun değerini bilirler. Ama bu gerçek yönleri ile anlatmak lazım. Antikomünistti, “Beyler” diyor “Türk milletinin en büyük düşmanı komünistliktir. Behemehal her görüldüğü yerde ezilmelidir.” Ağzından nur akıyor nur, maşaAllah. İşte onun için diyorum işte aslanların aslanı diye, birçok yöne vardır. Mesela mason locasını kapatmak, kim cesaret edebilirdi? Osmanlı’dan Abdülhamit dahil hiç bir kimse cesaret edememiştir. Aslan gibi hemen kapatacaksınız demiştir o akşam anında kapatılmıştır mason locaları. Yani dünyanın hiç bir yerinde insanlar buna cesaret edemez mason locasını kapatmaya. Böyle bir yiğitlik de göstermiştir.
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Atatürk’ü insanlar tanıdıkça daha da severler, daha da onun değerini bilirler. Ama bu gerçek yönleri ile anlatmak lazım. Antikomünistti, “Beyler” diyor “Türk milletinin en büyük düşmanı komünistliktir. Behemehal her görüldüğü yerde ezilmelidir.” Ağzından nur akıyor nur, maşaAllah. İşte onun için diyorum işte aslanların aslanı diye, birçok yöne vardır. Mesela mason locasını kapatmak, kim cesaret edebilirdi? Osmanlı’dan Abdülhamit dahil hiç bir kimse cesaret edememiştir. Aslan gibi hemen kapatacaksınız demiştir o akşam anında kapatılmıştır mason locaları. Yani dünyanın hiç bir yerinde insanlar buna cesaret edemez mason locasını kapatmaya. Böyle bir yiğitlik de göstermiştir.
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR: … Bakın bu çok önemli vefatından birkaç ay önce söylüyor bunu; bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son peygamberi Hazreti Muhammed’in (sallahu aleyhi ve sellem) gösterdiği yolu takip etmeli. Bak peygamber ne diyorsa o takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli, peygamber ne diyorsa onu tatbik etmeli diyor, tüm Müslümanlar Hazreti Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli, İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli bakın İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli zira anacak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler. Ankara Üniversitesi, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi yayını, 1979, sayfa 70-71. Resmi devlet yayınıdır. Mesela diyor ki; O Allah’ın birinci ve ne büyük kuludur diyor Resullullah için. Onun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor benim, senin adın silinir fakat sonuncuna kadar diyor o ölümsüzdür. Hazreti Muhammed sallahu aleyhi ve sellem için.
ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJINDAN (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR: Laiklik bir konfordur, Müslüman için çok büyük bir konfordur. Laikliğin olduğu yerde münafık olmuyor, bu çok büyük bir nimet. Yani insanlar fikrini dürüstçe açıklıyorlar, dinsizse ben dinsizim diyor, bu bir mertliktir, samimiyetle açık açık söylüyor. Laikliğin olmadığı yerde münafık türer, o zaman adam dinsiz olduğu halde dindar olduğunu, hatta çok takva olduğunu, adeta bir rol yapıyor gibi, bir sanatçı gibi oyun oynayarak etrafını kandırır. Yani bunu kim ister, bu çok çirkin bir şey. Dinsiz insandır, vatandaşımızdır, birinci sınıf insandır. Gayet normal, dinsiz olabilir ama bunu açıkça söylemesi gerekir. İşte laiklik bu kişinin dinsiz olduğunu açıkça söylemesi hürriyetini sağlar ona. Ayrıca Hıristiyanların da, Musevilerin de çok rahat ve huzur içinde yaşamalarını sağlar. Bu çok önemlidir. Masonlar da bizim vatandaşlarımızdır, Marksistler de bizim vatandaşlarımızdır, hepsi birinci sınıf insandır. Tabi ki hür ve bağımsız olarak bu vatanın içersinde, candan bir rahatlık içersinde yaşacaklardır, bu ancak laiklikle mümkün.
ADNAN OKTAR: …Mesela diyor ki, Saadettin Kaynak şöyle anlatıyor. “Atatürk benden mevlid-i şerifi her mısrasını ayrı bir makamda olmak üzere okumamı istedi.” Saadettin Kaynak, mevlid-i şerifi, bak diyor ki, her mısrasını ayrı bir makamda olmak üzere okumamı istedi. Sonra da Kuran-ı Kerim’in muhtelif surelerinden bölümler, ayetler okuttu. Saadettin Kaynak’a. Hatta arkadaşı Nuri Conker’den de Kuran okumasını istedi. O da bildiği Tevbe Suresi’ni okudu. Atatürk bütün bunlardan çok memnun olmuştu. “Atatürk dini müziği, Kuran-ı Kerim dinlemeyi çok sever, fakat bilhassa bilinçli olarak Türkçe tefsir edilmesini isterdi. Kuran’ın açıklanmasını isterdi” diyor. Dini müziğimiz mevlit, ilahi, ezan, sela, tekbir gibi formlarda büyük bir zenginlik arz eder diyor.
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV RÖPORTAJINDAN (22 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Bizim aslanlar aslanı Atatürk’ümüz bize o kadar güzel bir ülke bıraktı ki, o kadar güzel bir mantık ve o kadar güzel bir anlayış bıraktı ki, dedikleri doğru, İslam’ın özünü yaşayacak şekilde bir sistem meydana getirdi ve münafıkların yaşayamayacağı, samimi Müslümanların yaşayabileceği bir ortam meydana getirdi Türkiye’de. Ve pırıl pırıl aydınlık bir İslam anlayışı bugün Türkiye’yi sarmış durumda, görüyorsunuz, bu bizim güzel Atatürk’ümüzün vesile olmasıyladır, çok önemli bir hizmeti olmuştur o yönde, maşaAllah. Her yönde çok hizmeti vardır ama bu yönde de çok önemlidir hizmeti.