| |

ADNAN OKTAR'IN İHA RÖPORTAJI (6 Nisan 2008)
Sayın Adnan Oktar İHA’ya verdiği röportajında dünya ve Türkiye gündemindeki olaylar hakkındaki görüşlerini açıklıyor.
Laikliğin bir toplumda neden vazgeçilmez unsur olduğu, laiklik konusunda toplumun her kesimine tam garanti verilmesinin önemi, hiçbir koşul aramaksızın, dindar, ateist, marksist ayrımı yapılmadan herkese eşit şekilde davranılmasının gerekliliği gibi konulara değinen Adnan Oktar röportajda ayrıca mason localarının Türkiye gündemindeki olaylar üzerindeki etkisine de dikkat çekiyor.
Komünistlerin amacının Türkiye’yi Marksist-komünist bir devlet haline getirmek olduğunu açıklayan Adnan Oktar ülkemizin Doğusunda kan döken terör örgütünün müstakil olarak hareket etmediğini ve bundan kurtulmanın çözümünü de anlatıyor.
Sayın Oktar röportajda komünizm tehlikesine karşı Türk Milleti’nin güzel özelliklerinin tekrar ön plana çıkartılmasının ve kardeşliğin pekiştirilmesinin gerekliliğini şu sözlerle özetliyor:
... Türk halkı genellikle hep muhafazakâr, mukaddesatçı ve maneviyatçıdır yani şuurlu bir millettir Türk Milleti, gayet de aklı başındadır. Bizim solcularımız bile genellikle sağcıdır. Yani sağ eğilimlidir. Hem Allah’tan, dinden bahseder, hem solcu olduğunu söylerler. Onun için bizde öyle bir tehlike biraz zor. Sadece kardeşlik bağlarının iyi güçlendirilmesi gerekiyor, sevgi bağlarının iyi güçlendirilmesi gerekiyor. Ben dışarıya çıkıyorum, insanlara bakıyorum, insanların yüzü gülmüyor yani ben epeyden beri dışarı çıkmıyordum, bu aralar sık sık çıkıyorum. Kimse birbirinin yüzüne bakmıyor, kimse de bir sevgi alameti yok. Yüzleri donuk. Bir kere bu belanın kaldırılması lazım. Bu sevgi niye gitti bu bizim milletimizden, bu neşe niye gitti, bunu hemen halletmek lazım. Çünkü ruh enerjisi gitmiş, o ruh enerjisini yeniden bizim milletimize vermek lazım. Sevgi gözüyle yaklaştırtmak lazım birbirlerine karşı, mesela kürdü, lazı, çerkezi, bunların hepsi Türk’tür. Başka bir kavim yoktur Türkiye’de...
|
 |

ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi için herkesin hükümete dilekçe yazmasını, yapılacak şeyin çok kolay olduğunu, bu iki ülke arasında vize ve pasaportu istemediğimizi; sınır kapısının sonuna kadar açılmasını ve bunun bekletilmesinin bir anlamı olmadığını anlattı. Ermenistan ve Azerbaycan sınır kapılarının aynı gün aynı saatte açılmasının çok iyi olacağını; mesela bir Cuma günü, Cuma namazından sonra “ya Allah, bismillah” deyip iki kapının birden aynı anda açılması gerektiğini söyledi. Sayın Oktar, ekonomik krizin Nuh Tufanı gibi olduğunu, ülkelerin hepsini yutacağını, onları kurtaracak olan geminin Allah’ın izniyle bir tek Türk İslam Birliği olduğunu, Nuh’un gemisine binenlerin kurtulacaklarını ifade etti. Hz. Mehdi’nin aramızda olduğunu ve Türk İslam Birliği’nin başına geçeceğini, bunun kaderde böyle olduğunu, hiç kimsenin bu gidişatı durduramayacağını müjdeledi.
|
 |

 |

 |

ADNAN OKTAR'IN KANAL 55 (SAMSUN) RÖPORTAJI (16 Ağustos 2008)
Sayın Adnan Oktar, Samsun Kanal 55’te yayınlanan bu röportajında; şahsına yapılan komploların, iftira ve saldırıların, özellikle de münafıkların, kendisinin olağanüstü ataklar yapmasına sebep olduklarını, hiç aklına gelmeyen, hayret edeceği fikirlerin o dönemlerde aklına geldiğini, kendisinde muazzam bir canlılık ve heyecan meydana getirdiğini anlattı. Eserlerinin bir çoğunun sebebinin aslında bu olduğunu; örneğin Darwinistlerle ilgili bu kadar çok eserinin olmasının nedeninin, Darwinistlerin karşı atakları olduğunu sözlerine ekledi. Yaratılış Atlası isimli eserinin dağıtılmasıyla, Darwinistlerin söylediği gibi Avrupa’nın üzerine atom bombası değil nur yağdığını, Darwinistlerin 150 yıl emek verdiklerini, kitap ulaştıktan sonra daha 150 saat geçmeden felsefelerinin yerle bir olduğunu, bir anda Darwinizme inanmayanların sayısının yüzde seksene çıktığını açıkladı. Kendisine yapılan komploların ortaya çıkacağını ve deşifre olacağını, bu zamana kadar hep öyle olduğunu, komployu hazırlayanların ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını ve Allah’ın onları rezil ettiklerini açıkladı. Türkiye’nin, Azerbaycan’a “iki devlet tek millet” olarak birleşmeyi teklif ettiği takdirde, 24 saat geçmeden “evet” cevabı alacağını aynı durumun Suriye için de geçerli olduğunu söyledi. Hz. Mehdi’nin çıkışının ve Hz İsa’nın gelişinin bir kader olduğunu, bütün dünya bir araya gelse bunun engellenmesinin mümkün olmadığını, Hz. Mehdiliğin gayret edilerek elde edilen bir şey olmadığını anlattı. Çalışmalarının devam ettiğini, Avrupa’ya ve Darwinistlere daha çok süprizleri olduğunu açıkladı. |
 |

 |
|
|
|