ATATÜRK, TÜRKİYE'DE İSLAMIN ÖZÜNÜ YAŞAYACAK ŞEKİLDE BİR SİSTEM MEYDANA GETİRDİ
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV RÖPORTAJINDAN (22 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Bizim aslanlar aslanı Atatürk’ümüz bize o kadar güzel bir ülke bıraktı ki, o kadar güzel bir mantık ve o kadar güzel bir anlayış bıraktı ki, dedikleri doğru, İslam’ın özünü yaşayacak şekilde bir sistem meydana getirdi ve münafıkların yaşayamayacağı, samimi Müslümanların yaşayabileceği bir ortam meydana getirdi Türkiye’de. Ve pırıl pırıl aydınlık bir İslam anlayışı bugün Türkiye’yi sarmış durumda, görüyorsunuz, bu bizim güzel Atatürk’ümüzün vesile olmasıyladır, çok önemli bir hizmeti olmuştur o yönde, maşaAllah. Her yönde çok hizmeti vardır ama bu yönde de çok önemlidir hizmeti.
ADNAN OKTAR: Atatürk dindarlığını bütün açıklığıyla ortaya koyan bir insandır. Bakın Atatürk’ün günlüğünden biraz anlatayım. Oradan daha iyi anlarlar. 9 Mart 1922, Perşembe, Sivrihisar, kendi el yazısıyla. “Saat sekize doğru, akşam İsmet Paşa geldi. Evvela yemek, yemekten sonra 10 Mart için program kararlaştırıldı. Siyasi durum hakkında bilgi verdim.” Bakın dikkat edin. “Ondan sonra hafıza Kuran okuttuk.” Buyrun. 10 Mart 1922 Cuma, Aziziye. Günlüğü bu kendi el yazısıyla yazdığı. “Selahattin Paşa da gelmişlerdi. Beraber yemek yedik. Bazı telgraflar gelmişti. Gördüm,” Sonra bakın ne diyor, “hafıza Kuran okuttum.” 17 Mart Cuma, Akşehir, karargaha dönüş. “Saat sekize kadar yalnız kaldım. Mustafa Abdülhalik Bey geldi, hafıza Kuran okuttuk” ve devam ediyor. 20 Mart Pazartesi, Akşehir. “Fahrettin Altan Paşa ve kurmayını yemeğe davet etmiştim. Hafıza Kuran okuttuk.” 24 Mart Cuma, Akşehir. “Mütareke teklifini Celal Bey bildirdi. Cuma namazında hafız Ulucami'de mevlit okudu. Gece yarısından sonra sekiz saat beşte sabaha kadar Ankara'da Bakanlar Kurulu ile görüşme yaptım.” Gece gündüz Kuran okutan, hafızın okuduğu Kuran’ı zevkle dinleyen bir insan.
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Atatürk’ü insanlar tanıdıkça daha da severler, daha da onun değerini bilirler. Ama bu gerçek yönleri ile anlatmak lazım. Antikomünistti, “Beyler” diyor “Türk milletinin en büyük düşmanı komünistliktir. Behemehal her görüldüğü yerde ezilmelidir.” Ağzından nur akıyor nur, maşaAllah. İşte onun için diyorum işte aslanların aslanı diye, birçok yöne vardır. Mesela mason locasını kapatmak, kim cesaret edebilirdi? Osmanlı’dan Abdülhamit dahil hiç bir kimse cesaret edememiştir. Aslan gibi hemen kapatacaksınız demiştir o akşam anında kapatılmıştır mason locaları. Yani dünyanın hiç bir yerinde insanlar buna cesaret edemez mason locasını kapatmaya. Böyle bir yiğitlik de göstermiştir.
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Atatürk’ü insanlar tanıdıkça daha da severler, daha da onun değerini bilirler. Ama bu gerçek yönleri ile anlatmak lazım. Antikomünistti, “Beyler” diyor “Türk milletinin en büyük düşmanı komünistliktir. Behemehal her görüldüğü yerde ezilmelidir.” Ağzından nur akıyor nur, maşaAllah. İşte onun için diyorum işte aslanların aslanı diye, birçok yöne vardır. Mesela mason locasını kapatmak, kim cesaret edebilirdi? Osmanlı’dan Abdülhamit dahil hiç bir kimse cesaret edememiştir. Aslan gibi hemen kapatacaksınız demiştir o akşam anında kapatılmıştır mason locaları. Yani dünyanın hiç bir yerinde insanlar buna cesaret edemez mason locasını kapatmaya. Böyle bir yiğitlik de göstermiştir.
ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJINDAN (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR: Toplumsal uzlaşma da çok önemlidir. Çünkü sağa verilen haklar, sola da aynen verilmesi gerekir. Yani herkese özgürlük verilmesi lazım. Bir tek belirli bir kesime değil. Her insan birinci sınıf vatandaştır. Ateisti de, Marksisti de, hangi fikirde olursa olsun, hepsi birinci sınıf vatandaştır. Bunun iyi vurgulanması gerekir. Bu da ancak laikliğin iyi uygulanmasıyla oluyor tabi. Yani laikliğin ciddi muhafaza altına alınmasıyla olur. O yönde ben iyi gelişmeler olduğunu görüyorum, düşünüyorum.