ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV RÖPORTAJINDAN(25 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR: Tarıma son derece önem verilmesi gerekiyor şu dönemden itibaren. Hayvancılığa son derece önem verilmesi gerekiyor. Bu büyük baş hayvanlar da olabilir, kümes hayvanları da olabilir yani bunla ilgili çalışma yapan herkesin devlet tarafında ciddi şekilde desteklenmesi gerekiyor. Ve bizzat devletinde bu konuda bir faaliyet içinde olması gerekiyor. Tarımında Türkiye çapında tam anlamıyla desteklenmesi gerekiyor. Yani diğer alanların değil özellikle bu iki alanın desteklenmesi ve tarıma ve hayvancılığa dolaylı yoldan destek veren her türlü sanayinin de desteklenmesi. Mesela tarımsal ilaçlar olabilir. Mesela traktörler, efendim biçerdöverler bunların imalatı bunlarla ilgilenen her kesimime devletin birinci dereceden destek olması gerekiyor. Bunu düşünüyorum. İktisat tedbirlerine çok dikkat edilmesi gerekiyor. İsrafın tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor. Ve geniş çaplı uygulanması gerekiyor. Bunun ehemmiyetli olarak ele alınması gerekiyor. ayrıca gıda stokunun çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. yani israftan kaçınılarak bunun kullanılması çünkü yiyecek israfı çok yaygın bugün Türkiye’de. Özellikle iş yerlerinde muazzam bir yiyecek israfı yapılıyor bunun hemen durdurulması gerekir. Yani büyük işyerlerinde genelliklen çöpe dökülüyor yiyecekler. Bu çok büyük bir tehlike. Bunun hemen durdurulması lazım. Bunun dışında lüks üretimin hiçbir şekilde desteklenmemesi gerekiyor. yani lüks üretimi kendisi yapsın ilgilenen kişiler, bu olabilir. Tevekkülün önemi çok önemli. Yani insanların tevekküllü olması, Allah’a tevekkül etmeleri ve olayı panikle, gelecek kaygısı ile değerlendirmemeleri, birde cömert olunması. İnsanın az da olsa fakirlere yardım etmesi insanların. Yani sadaka vermeleri, yardımda bulunmaları mesela borcunu ödeyemeyenlerin borcunun af edilmesi bu çok önemli. Borcunu ödeyemiyorsa gidip eşyalarını toplayıp yere yığmak falan bunlar doğru değil. Gerçekten ödeyemiyorsa, gerçekten yoksa Kuran’da Allah “Onları affedin” diyor. Yani mallarını eğer ödeyemeyecek haldeyseler affetmenin çok makbul olduğunu söylüyor Allah. Almamak lazım. Yani o bir güzelliktir, bir güzel ahlaktır. Bunun dışında kardeşlik bağının çok güçlenmesi gerekiyor. çünkü gereksiz bir kargaşa var. Gereksiz bir siyasi kavganın olmaması gerekiyor. özellikle bu dönemimizde bu çok önemli. Kardeşlik düşüncesinin ve hangi düşünceden olursa olsun komünist olabilir başka düşüncede olabilir herkesin birbirine kardeş düşüncesi ile bakması. Çünkü Allah onu komünist yarattıysa onun kaderi öyle. O ahrette kendi hesabını verecek biz onu bu dünyada cezalandırma veyahut başka bir türlü bakışla bakmak durumunda değiliz. O da bizim kardeşimizdir. O da Allah’ın yarattığı bir kuldur. Dolayısıyla özellikle bu krizi ciddiye almak gerekiyor, bu önemli bir şey. Ve dünya ya etkisi de çok önemli olacak Allahüalem diyorum ben tabi en doğrusunu Allah bilir. Hayvancılığında devlet eliyle de ayrıca desteklenmesi, ciddi şekilde desteklenmesi gerektiğini de düşünüyorum. Gıda sektörünün ciddi şekilde desteklenmesi gerektiğini de düşünüyorum. Ve enerji, enerji alanın özellikle iyi desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Birde mümkünse eğer devletin imkanı varsa maaşı az olan kesim özellikle geniş çapta maaşlarına zam yapılması. Bu piyasayı çok ciddi şekilde hareketlendirir. Piyasadaki durgunluğun önüne geçirmesi için çok ciddi bir tedbir olur. Hiç olmazsa geçici olarak bir kereliğine de olsa yahut birkaç kereliğine de olsa esaslı bir zam yapılması çok iyi olur. Diye düşünüyorum. Bence bankalar bu konuyu ciddiye alması gerekiyor. Faizin sıfıra getirilmesi gerekiyor ve vergilerinde çok düşürülmesi çok iyi olur. Ciddi şekilde vergilerin düşürülmesi gerekiyor. Zaten üretimi anca yapabiliyor insanlar. Yani yüksek vergi var şuan. Vergilerin iyice düşürülmesi çok iyi olur. Birde yurtdışından para getirecek kardeşlerimize paranın gelmesini iyice kolaylaştırmak gerekiyor. Hatta yüzde bir belki bir vergi alınıp, yüzde bir’e kadar düşürülüp ve hiçbir işlem yapılmadan adeta kolayca yurt içine paranın girmesini sağlamak gerekir diye düşünüyorum.
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) RÖPORTAJINDAN (14 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR: Tabi ki ben vicdanımı kullanıp doğrulardan güzelden, haktan yana tavır koyuyorum, ama yanlış bir şey olsa sonuna kadar mücadele ederim. Yani fikri mücadelemi yaparım ama düşman olmam, kin duymam ben masonları mesela insan olarak çok kaliteli bulurum, onlar benim kardeşimdir, memleketimizin seçkin insanlarıdır ama fikirlerine karşıyım, düşüncelerini çürütürüm, yanlış yollardan geçmelerini istemem, doğruyu anlatırım.
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Evet. Allah korkusu güzel ahlakla ilgili bütün fonksiyonlarımızı, bütün özelliklerimizi yönlendiren en önemli güçtür. Mesela eğer Allah korkusu olmasa, insan sabıra gerek duymayabilir. Çileye tahammül edemeyebilir. Affetmeyebilir. Yani iradesini birçok noktada kullanmayabilir. Nasıl olsa Allah beni affeder der, var ya Kuran’da da biliyorsunuz, zaten cennete giderim ben, gidebilirim der. Ama Allah korkusu olunca her şeyi kontrollü hale getiriyor. Mesela namaza kalkmayabilir, oruç tutmayabilir, sevdikleri için bir fedakarlık yapmayabilir. . . Bunlar da olmadığında, sevginin zeminidir bunlar, aşkın zeminidir, tutkunun zeminidir, tamamı ortadan kalkar, insan adeta kof hale gelir. Allah korkusuyla insan muazzam detaylar kazanır. Yani çalışkanlık kazanır, dürüstlük kazanır. Mesela Allah korkusuyla insan doğru söyler. Allah’tan korkmazsa çıkarı için çok rahat yalan söyleyebilir.
SUNUCU: Günümüzde oluyor da zaten.
ADNAN OKTAR: Tabi dürüst olmanın kökeninde Allah korkusu var. Allah’tan korktuğu için doğru konuşur. Mesela şahitliği doğru yapar. Yani birçok fitneyi, fücuru, kargaşayı, insanın ruhundaki anarşiyi Allah korkusu önler. Cennetten daha çok zevk almamıza vesile olur. Yoksa, öbür türlü insanda bir matlık, durgunluk meydana gelir.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Ölüm çok büyük bir nimet. Allah’a insanın kavuşması, cennete açılan bir kapı; mümin için inşaAllah. Ve dünya hırsını ortadan kaldıran kesin delil. Yani, ölüm insanları müthiş terbiye eden, ahlaklarını müthiş düzenleyen en önemli nedenlerin başında gelir. Çok etkiler insanı, bütün insanları çok etkiler ölüm. Ve cehennem korkusu, yani Allah korkusu. Bunlar olduğunda insanlar daha müşfik, merhametli, şefkatli, daha akılcı, daha sevecen, daha latif, daha güzel huylu oluyorlar. Ve güzel ahlakın kökenini oluşturuyor bu zemin. O yüzden ölümü, Allah’a bir yakınlaşma cennete vesile olma olarak görürüz. Ve o yönde de onu nimet olarak biliyoruz inşaAllah.