| |
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009)
|
|
|
| |
Filmi izlerken çok sık kesintilerle karşılaşıyorsanız, farklı bir playerda izlemek için tıklayınız.
Düşük hızlı internet bağlantıları için tıklayın
Mp4 Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız.
Flv Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız.
|
|
| |
Program boyunca izleyicilerden gelen soruları yanıtlayan Sayın Adnan Oktar’ın, vicdana uyarak hareket etmenin önemiyle ilgili açıklamaları son derece önemliydi:
“Çok samimi olunduğunda vicdan denen bir güç vardır; vicdan Allah’ın insanlara hitabıdır; vicdan denen sistemle doğruyu yanlışı Allah her seferinde insana bildirir.”
“Vicdanla doğruyu bilir insan ama bazen işine gelmediği için Allah’ın ona ilham ettiği doğruyu yapmaz; onun yerine “mantıkla” yeni bir fikir geliştirir; o da şeytani olur, onunla kar edeceğini zanneder halbuki başı belaya girer.”
“Vicdanlı kararlar genellikle insanlara zor ve çetin görünür, çıkarlarıyla çatışıyor görünür. Vicdanlı olan kararın tercih edilmesi lazım. Mantıkla alınan kararlar da çok karlı, kazançlı görünür insana; fakat içine girdiğinde insanın başı belaya girer, kirle, boşlukla, kayıpla, hüsranla karşılaşır. Ötekinde hem kazanç hem mutluluk hem sevinçle karşılaşır; ama başlangıçta kayıp görünümü olur, bazen kaybı da olur ama o kayıp ona büyük bir kazanç olarak geri döner.”
Sayın Oktar’ın kıyamet günüyle ilgili bir soruya verdiği cevap da dünyanın ömrüne ilişkin önemli bir bilgi içeriyordu: “Kıyametin ilk alameti Hz. Mehdi’nin zuhurudur; hadislerde bildirildiğine göre Hz. Mehdi çıktıysa kıyamet çok yakın demektir; en fazla birkaç yüz sene demektir, son noktadır Hz. Mehdi’nin çıkışı. Hz. İsa’nın nuzülü de ikinci büyük alamettir ki Kuran’da buna açıkça işaret edilmiştir.” |
|
|
| |
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

 |

ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008)
Sayın Adnan Oktar, Sivas SİPAS TV’de yayınlanan bu röportajında; devletin güneydoğuda kendisine imkan tanıdığı taktirde, Allah’ın izniyle bölgeye fırtına gibi gireceğini, bölgede şiddet olmasına rağmen sorunu halledeceğini, antikomünist, antidarwinist ve antimateryalist propaganda yapılması gerektiğini fakat şimdiye kadar hep tek yanlı propaganda olduğunu yani katranın tek yanlı aktığını, halbuki katranı durduracak çelik set çekilmesi gerektiğini, işte o çelik seti kendisinin Allah’ın izniyle oluşturabileceğini açıkladı. Türkiye’deki tarikatların Allah’ı derin sevmeyi, sabrı, şefkati öğreten birer ahlak okulu olduklarını ve her birine derin sevgi duyduğunu söyledi. Tüm Osmanlı padişahlarının tarikat ehli olduklarını ve bize güzel bir yurt bıraktıklarını, Osmanlı’nın medeniyetinin gözler önünde olduğunu, tarikatların da birer ahlak okulu olarak tüm Osmanlı coğrafyasını içten içe eğittiklerini, aksini düşünmenin, tarikatları karalamanın çok yanlış olduğunu anlattı. İnsanları hür bırakmak gerektiğini, samimi kanaatleri neyse onu yapabilmeleri gerektiğini, fikir özgürlüğünün güzel olduğunu ifade etti. Bunun insanların dürüst olmasını sağladığını, her türlü fikre saygı duyulması gerektiğini, tarikatlar var olduğu gibi diğer yanda mason dernekleri veya komünist derneklerin de var olabileceğini, şiddet uygulanmadıkça, ülkeyi, milleti bölmeye girişilmedikçe bunların varlığının son derece normal olduğunu sözlerine ekledi.
|
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; Anayasa’da mutlaka değişiklik yapılması gerektiğini; sivil, tam demokratik ve özgürlüklerle dolu bir Anayasa’nın şart olduğunu; özellikle hukuk ve Yargıdaki bozuklukların düzeltilmesinin çok önemli olduğunu, bununla ilgili olarak Anayasa’da köklü ve güçlü değişiklikler yapılması gerektiğini anlattı. Dokunulmazlıklarının kaldırılması durumunda milletvekillerine, muhaliflerinin geceli gündüzlü dava açacaklarını, Türkiye’de dava açmanın çok kolay olduğunu; onun için milletvekilleri için yapılan şikayetlerin önce bir komisyondan geçmesi gerektiğini, bu açıdan da mevcut uygulamanın makul olduğunu ifade etti. Hukuk ve Yargıda ise, hakim dokunulmazlığının kaldırılması gerektiğini, bunun çok önemli olduğunu; aleni haksız uygulamalarda konuların çok sürüncemede kaldığını; hakimlerin teftişe açık olmaları ve suç işlediklerinde de kolayca yargılanabilmeleri gerektiğini açıkladı. Türkiye’de Yargının sağlıklı işleyebilmesi için bu konunun çok hayati olduğunu belirtti. Sayın Oktar ayrıca, müfettiş gönderilmesi olayının çok karmaşık ve zor halde olduğunu; vatandaş şikayet ettiğinde müfettişin hemen bakması gerektiğini; bu tarz kontrol ve incelemelerin vatandaşların vicdanında hukuka güveni artıracağını; bir hakimin de hata yaptığında rahatça yargılanıp ceza almasının kamu vicdanını rahatlatacağını ve hakimlere olan güveni artıracağını ifade etti. Böyle bir durumda hakimlerin üzerinde şaibe de olmayacağına; bunun aksinde yani hakim yargılanmasının bu kadar güç hatta imkansız olduğu durumda, hukuka saygıda sorunlar meydana gelebileceğine dikkat çekti.
|
 |

 |
|
|
|
| |
|
|
|