| |
DÜNYA YENİ BİR OSMANLIYA MUHTAÇ
|
|
|
| |
Filmi izlerken çok sık kesintilerle karşılaşıyorsanız, farklı bir playerda izlemek için tıklayınız.
Düşük hızlı internet bağlantıları için tıklayın
Mp4 Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız.
Flv Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız.
|
|
| |
Bu filmde İslam dünyasının içinde bulunduğu durum ve Türkiye'nin sahip olduğu stratejik miras özetlenmektedir. Bu miras, 21. yüzyılda, Türkiye'yi lider ülkeler sıralamasının en başına yerleştirecek olan son derece köklü ve şanlı bir mirastır.
Tarihsel ve günümüzdeki gerçekler, dünyaya nizam verecek yeni bir Osmanlı'nın ortaya çıkışının bir ütopya değil, istenilir ve azmedilirse ulaşılması mümkün bir ülkü olduğunu göstermektedir.
Çeşitli zalimlikler uygulayan insanların bulunduğu günümüzde, Osmanlı geleneğinde yer alan barış ve hoşgörü dolu İslam anlayışı da, tüm dünya için şiddetle aranan bir umut ışığı haline gelmiştir.
Eğer Türkiye sahip olduğu büyük medeniyet mirasını daha iyi değerlendirir, yüzünü hep ileri dönük tutup, geçmişini her yönüyle sahiplenirse, önünde çok aydınlık bir gelecek bulacaktır. |
|
|
| |
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

DÜNYA SAVAŞLARININ PERDE ARKASI
20. yüzyıl, dünya tarihinin en kanlı devri oldu. İnsanlık bu dönemde ilk kez "dünya savaşı" kavramıyla karşılaştı. I. ve II. Dünya savaşları, geride toplam 65 milyon ölü bıraktı. Bunların yaklaşık yarısı, savaşla hiçbir ilgisi olmayan sivil insanlardı. Küçük çocuklar, savunmasız kadınlar ve yaşlılar acımasızca katledildi... Peki dünya nasıl oldu da bu denli büyük bir cinnete sürüklenebildi? İnsanlar nasıl oldu da göz göre göre, hem kendi milletlerini hem de diğerlerini bir kan dökme kuyusuna attılar? Bu vahşetin ardındaki felsefe neydi?
Bu film, size bu önemli sorunun cevabını anlatmaktadır. |
 |

EHLİ KİTAP 1
Sayın Adnan Oktar'ın, röportajlarından Yahudiler, Hıristiyanlar ile Müslümanların ortak inanç esaslarına, ibadetlere, ahlaki değerlere ve ortak düşmanlara sahip oldukları Kuran ayetleri, İncil ve Tevrat açıklamaları ışığında anatımlarını içeren bölümler. Sayın Adnan Oktar, Yahudileri, Hıristiyanlar ile Müslümanları, ortak amaçlar doğrultusunda birleşmeye, ateizme, din düşmanlığına ve sosyal ve ahlaki dejenerasyona karşı birlikte mücadeleye ve el ele vererek güzel ahlakı yeryüzüne yaymaya davet etmektedir. |
 |

KOMUNİZMİN KANLI TARİHİ 2
Bu filmde izleyeceğiniz tarihsel gerçekler göstermektedir ki, adalet, eşitlik gibi süslü sloganlarla ortaya çıkan komünizm, gerçekte insanlığa sadece kan ve ölüm getirmiştir. Marx, Engels, Lenin veya Stalin gibi komünist ideolog ve diktatörler, yaklaşık 50 milyon insanın ölümünden sorumludurlar. Komünizm, dünya için adeta bir "kan dökme kuyusu" olmuştur.
Tüm bu vahşetin sorumluluğunu gizlice taşıyan bir diğer ideolog ise, Charles Darwin'dir. Yani Karl Marx'a göre "komünizmin doğa bilimleri açısından temelini" atan kişi...
Komünistler, kanlı devrimler, acımasız katliamlar ve savaşlar düzenlerken, aslında Darwin'in teorisini hayata geçirmişlerdir. İnsanı bir hayvan türü olarak gören, çatışma ve savaşın vazgeçilmez bir kanun olduğuna inanan ve en önemlisi, insanı, (haşa) Yaratıcısı olan Allah'ı inkar etmeye sürükleyen bir teoridir bu... İnsanlığın komünizmden ve diğer tüm kan dökücü ideolojilerden kurtulması, ancak Darwinizm aldatmacasının yıkılmasıyla mümkün olacaktır.
İnsanlar, Darwinizm'in ve materyalist felsefenin büyüsünden kurtulduklarında, kendi Yaratıcı'ları olan Allah'ı tanıyacak ve O'nun öğrettiği güzel ahlaka göre yaşayacaklardır. |
 |

KOMUNİZMİN KANLI TARİHİ 3
Tarihin en eski medeniyetlerinden birini kuran Çinliler, asırlar boyu kendi içine kapalı bir toplum olarak yaşadılar. Gelenek ve kültürlerini ısrarla korudular. Ancak 19. yüzyılda Çin'in kapıları dış dünyaya açılmaya başladı. Kapıdan girenler, başta İngilizler olmak üzere Avrupalılardı. Avrupalılar, ticari amaçlarla girdikleri Çin'e kendi kültürlerini de götürmeye başladılar.
Batı kültürüyle birlikte, Batılı fikirler de Çin'e adım attı. Bu fikirlerden biri, Darwin'in evrim teorisiydi...
Bu filmde, evrim teorisinden dayanak bulan komünizmin Çin halkına yaşattığı büyük vahşeti izleyeceksiniz. |
 |

FAŞİZMİN KANLI TARİHİ
Faşizm, 20. yüzyılda doğmuş ve yayılmış bir ideoloji olarak bilinir.
Oysa gerçekte savaşı ve vahşeti yücelten bu ideolojinin kökeni, antik çağlara, Sparta'ya kadar uzanmaktadır.
Hızlı yayılışı ise I. Dünya Savaşı'nın hemen ardından oldu, Almanya ve İtalya başta olmak üzere, İspanya ve Japonya gibi ülkelerde faşist yönetimler iktidarı ele geçirdiler.
Bu ülkelerin halkları faşizm yüzünden çok büyük acılar çektiler ve korkunç vahşetlere maruz kaldılar.
Kavganın, kaba kuvvetin, saldırganlığın, kan dökücülüğün, şiddetin hakim olduğu bu rejimlerde, başta bulunan faşist diktatör ve yönetici kadrolar, kurdukları milis birlikler ve gizli polis örgütleri ile toplum üzerinde terör estirdiler.
Üstelik faşist ideolojiyi, eğitimden kültüre, dini kurumlardan sanata, devlet yapısından askeri sisteme, polis teşkilatlarından insanların özel yaşamına dek hemen her alana zorla empoze ettiler.
Faşizmin neden olduğu II. Dünya Savaşı ise, insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri oldu ve ardında 55 milyon ölü bıraktı.
Bu filmde, faşizmin bilinen öyküsünün yanısıra, yeterince vurgulanmayan iki önemli yönünü izleyeceksiniz.
Bunlardan ilki, faşist ideolojinin kökeninin eski putperest kültürlere dayanmasıdır.
Faşizmin bir diğer önemli yönü ise, 19. yüzyıldan bu yana dünya üzerindeki çeşitli çatışmacı ideolojilerin dayanak noktasını oluşturan Darwin'in evrim teorisiyle olan bağıdır. |
 |

GELİN BİRLİK OLALIM 2
20. yy …
Huzurdan uzak …
Çatışmalarla …
Savaşlarla geçmiş olan 100 sene …
Geride bırakılan yüz milyonlarca evsiz, sakat ve ölü kimse…
İçinde yaşadığımız yeni yüzyılda da dünya genelinde şiddet ve zulüm hüküm sürüyor…
Birçok masum insan, farklı milletlerin arasındaki gerilimler yüzünden acı çekiyor…
Dünyanın dört bir tarafında, insanların çoğu evlerinden dışarı çıkmaya cesaret dahi edemiyor…
Dayanışmanın ve yardımlaşmanın sağlanmasına en çok ihtiyaç duyulan böyle bir dönemde, medeniyetler arasında bir çatışma ortamı oluşturmanın makul karşılanması mümkün değildir.
Medeniyetler arasında doğacak bir çatışmanın insanlık için büyük bir felakete neden olacağı çok açıktır.
Böyle bir felaketin engellenmesinin en önemli yollarından biri, medeniyetler arasında diyaloğun ve iş birliğinin güçlendirilmesinden geçmektedir.
Üstelik bu çok kolaydır. Çünkü İslam ve Batı dünyası arasında, bazılarının iddia ettiği gibi derin farklılıklar yoktur.
Tam tersine -bu belgeselde delilleri ile ortaya koyacağımız üzere- İslam medeniyeti ve Batı medeniyetinin temelini oluşturan Yahudi-Hristiyan kültürü arasında pek çok ortak yön bulunmaktadır.
Bu ortak yönler temel alınarak, dünyadaki sorunlara el birliği ile çözüm bulmak çok kolay olacaktır.
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|