| |
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008)
|
|
|
| |
|
|
| |
Trend News Agency, Azerbaycan’da bulunan bir haber ajansı olup Azerice, İngilizce, Rusça, Arapça ve Farsça olmak üzere 5 dilde yayın yapmaktadır. Trend Haber Ajansı, geçtiğimiz günlerde Sayın Adnan Oktar’la bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajda öne çıkan konu, kurulacak Türk İslam Birliği idi. Sayın Oktar, bu konuda hızla sonuca ulaşmanın önemini belirterek yol gösterici açıklamalarda bulundu. Kendisine yöneltilen sorulardan bazıları şöyleydi: “Türk İslam Birliği’nin amacı nedir; bugün bu Birliği zorunlu kılan şeyler nelerdir; Birlik nasıl bir işbirliği içerisinde gerçekleşebilir; Birliğin siyasi, kültürel, medeni boyutları nedir; Birlik kurulduğu takdirde bugün İslam devletlerinin yapamadıkları hangi konular gerçekleşecek; şu an Türk İslam Birliği’nin gerçekleşmesi için bölgesel ve küresel şartlar ne kadar elverişli; bu konuda Bilim Araştırma Vakfının somut adımları nelerdir?” |
|
|
| |
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

 |

ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2009)
Sayın Adnan Oktar’ın Kanal Malatya’da canlı olarak yayınlanan bu röportajında öne çıkan konulardan biri Filistin’de yaşanan katliamdı. Sayın Oktar, Müslümanların birlik olmalarının namaz gibi, oruç gibi farz olduğunu; Müslümanların birlik ve beraberlik içinde olmaları durumunda bu tarz belaların kesinlikle olmayacağını ve kökten hallolacağını anlattı. Türk milletinin Allah’ın irade ve adalet kılıcı olduğunu, bu görevi yerine getirmenin ve birliği sağlamanın zamanı geldiğini; bize yakışan tavrın Türk İslam Birliği’ni oluşturarak bu fitneyi bitirmek olduğunu açıkladı. Ateist siyonistlerin alçakça bir dünya imparatorluğu olduğunu, ittifak halinde olan 20-25 milyon masonun dünyayı esir aldıklarını, halbuki sayıları milyarlarca olan Müslümanlar ittifak etse bu zulmü nefesleriyle bile bitireceklerini anlattı. Sayın Oktar ayrıca İsrail’deki dindar Musevilerin de çok rahatsız olduklarını, onların da bizlerden kurtuluş beklediklerini ve İsrail’i Türk İslam Birliği’nin kurtaracağını ifade etti. Program esnasında Filistin’deki kardeşlerimiz ve tüm iman edenler için dua eden Sayın Oktar, Müslümanların mantıkla değil vicdanla, samimiyetle hareket etmelerinin önemini örneklerle anlattı.
|
 |

ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
Sayın Adnan Oktar’ın MPL röportajından öne çıkan bazı başlıklar:
“Dünyanın yeni ve modern bir Osmanlı’ya ihtiyacı, insanın suya ihtiyacı gibi.”
“Önümüzdeki on yıl içinde Türk ülkelerle vize ve pasaport kalkacak.”
“Türk İslam Birliği’nin lideri olarak İsrail’in etrafındaki surları yıkacağız ve diyeceğiz ki bu insanlara ‘hürsünüz, istediğiniz yere gidin, burası sizin anavatanınızdır, burada kalın, kimse size zarar vermeyecek, siz de kimseye zarar vermeyin, mutlu, kardeş gibi yaşayalım.’”
“Türk İslam Birliği gönüllerde olacak bir birliktir, resmi zorlamalara, resmi baskılara ihtiyacı olan bir birlik değildir; resmi baskıyla sevgi, muhabbet oluşmaz, resmiyet dışında olması gerekir.”
“Ekonomik krizden çıkılmasının şartlarından biri; faizin tamamen kaldırılması, İslami bankacılık olarak nitelendirilen bankacılık sistemine dönülmesidir.”
“Müslümanlar dışarıdan bir güçten hiçbir şekilde medet ummasınlar; bizim gücümüz kendi içimizde; gücümüz tektir, Allah’tır; biz Allah’ı coşkuyla seversek, Allah’tan şiddetle korkarsak, çok samimi olursak milyonlarca Obama’dan kat kat fazlasıyla ciddi bir destek almış oluruz; Obama Allah’ın herhangi bir kulu, onun yapacağı bir şey yok. Obama’nın yapacağı şey, Amerikan devletinin dediklerini yapmaktır, bunun dışında hiçbir şey yapamaz.”
“Ekonomik krizden korunmak için tarım ve hayvancılığın çok ciddi şekilde birinci plana alınması gerekiyor; devletin yardımı diğer müesseselere bir ise, bu müesseselere on olması lazım; bu, muaazzam ve çok güçlü bir yöntemdir.”
Sayın Oktar özellikle Türk İslam Birliği, ekonomik krizden çıkışın ve muhtemel bir krizi önlemenin yolları, Darwinizmin yıkılışı ve dünyadaki gelişmelerle ilgili çok ayrıntılı açıklamalarda bulundu. |
 |

ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (21 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; son zamanlarda basında yer alan, sözde “Darwin’in, Allah’ın varlığına olan inancını güçlendirebilmek için geziye çıktığı” haberleri için; Darwinistlerin kendilerince kurnazlık yaptıklarını; halbuki Darwin’i o geziye mason locasının gönderdiğini; ateizmi desteklemek amacıyla bunu yaptıklarını ifade etti. Gemiyle çıktığı gezinin planlı, programlı bir çalışma olduğunu; “bu kadar vakit ayırdı, araştırdı, inceledi, bunun sonucunda gerçekleri buldu” mantığını oluşturmak için mason locasının ona böyle bir mizansen hazırladığını açıkladı. Darwin’in topladığı bilgilerin, bilinmeyen olağanüstü konular olmadığını; ispinoz kuşlarının gagalarının özelliğini herkesin, yerli halkların da bildiğini; türlerin çeşitliliğinin de bir keşif olmadığını; bu çeşitliliğin Allah’ın yaratmasındaki bir mucize ve güzellik olduğunu anlattı. Sayın Oktar, uydurulan bu masonik yalanlara artık kimsenin inanmadığını da sözlerine ekledi. Darwinistlerin, Darwin’in doğumuna ayrı bir kutlama, ölümüne ayrı bir kutlama yaparak her bahaneyle Darwin’i gündemde tutmaya çalıştıklarını oysa bunların bir çözüm olmadığını, Darwinizmin yerle bir olduğunu belirtti. Sayın Oktar’ın, İslam’ın insanlara verdiği haklarla ilgili bir soruya cevaben yaptığı açıklama da yine son derece önemliydi: “İslam bize alabildiğine özgür olma gücü verir. Bizi güzel ahlakın içine sokup hayatı anlamlı kılar; boş olan bir ruhtan bizi korur. Kuran’ın çizdiği sınırlar hayatı güzelleştirir. Nerede fedakarlık yapacağımızı, nerede vefalı olacağımızı, nerede sadık, şefkatli ve merhametli olacağımızı bize Kuran bildirir. Eğer Kuran bildirmeseydi, bizim kafamızın içi bomboş olurdu; beynimizdeki o güzel, zevk aldığımız değerler yok olurdu. Kuran ahlakı bize yoğun zevkler bahşeder; her şeyden en yüksek zevki almamıza vesile olur; bize alabildiğine sevme imkanı sağlar, derinlik hürriyeti verir. Öbür türlü her yana açılabilecek bir güç olurduk, her yöne giden bir kafa da tamamen dağılır, adeta delirir. 360 derece her yana giden bir akıl... bunda insan boğulur. Ama Fatiha Suresi’nde belirtildiği gibi, insan o doğru yolda gittiğinde çok keskin, net bir dünya meydana gelmiş oluyor, her şey berrak oluyor ve bu tam bir hürriyettir. Diğerinde insan hürriyetini kaybediyor, kendini, benliğini kaybetmiş oluyor.”
|
 |

 |
|
|
|
| |
|
|
|