| |

ADNAN OKTAR'IN SİVAS SİPAS TV RÖPORTAJI (2 Eylül 2008)
Sayın Adnan Oktar, Sivas SİPAS TV’de yayınlanan bu röportajında; devletin güneydoğuda kendisine imkan tanıdığı taktirde, Allah’ın izniyle bölgeye fırtına gibi gireceğini, bölgede şiddet olmasına rağmen sorunu halledeceğini, antikomünist, antidarwinist ve antimateryalist propaganda yapılması gerektiğini fakat şimdiye kadar hep tek yanlı propaganda olduğunu yani katranın tek yanlı aktığını, halbuki katranı durduracak çelik set çekilmesi gerektiğini, işte o çelik seti kendisinin Allah’ın izniyle oluşturabileceğini açıkladı. Türkiye’deki tarikatların Allah’ı derin sevmeyi, sabrı, şefkati öğreten birer ahlak okulu olduklarını ve her birine derin sevgi duyduğunu söyledi. Tüm Osmanlı padişahlarının tarikat ehli olduklarını ve bize güzel bir yurt bıraktıklarını, Osmanlı’nın medeniyetinin gözler önünde olduğunu, tarikatların da birer ahlak okulu olarak tüm Osmanlı coğrafyasını içten içe eğittiklerini, aksini düşünmenin, tarikatları karalamanın çok yanlış olduğunu anlattı. İnsanları hür bırakmak gerektiğini, samimi kanaatleri neyse onu yapabilmeleri gerektiğini, fikir özgürlüğünün güzel olduğunu ifade etti. Bunun insanların dürüst olmasını sağladığını, her türlü fikre saygı duyulması gerektiğini, tarikatlar var olduğu gibi diğer yanda mason dernekleri veya komünist derneklerin de var olabileceğini, şiddet uygulanmadıkça, ülkeyi, milleti bölmeye girişilmedikçe bunların varlığının son derece normal olduğunu sözlerine ekledi.
|
 |

ADNAN OKTAR'IN BOSNA TV RÖPORTAJI (3 Haziran 2008)
Sayın Adnan Oktar, Bosna televizyonunda yayınlanan roportajında Bosna-Hersek’in efsanevi lideri, büyük İslam mütefekkiri Sayın Aliya İzzetbegoviç’e duyduğu büyük sevgi ve saygıyı ifade ediyor, bu mübarek insanı “İslam aleminin gülen yüzü, aydınlık, kaliteli, üstün, değerli ve önemli lideri” olarak tanımlıyor. Sayın Oktar ayrıca Boşnakçaya çevrilen eserlerinin bölge halkı üzerindeki derin etkilerinden duyduğu memnuniyeti belirtiyor.
BAV davasında yaşanan son gelişmelerle ilgili bir soru üzerine ise herşeyin bir kader üzerine yaratıldığını, Allah’ın dilemesi dışında kimsenin bir karar veremeyeceğini, yaşanan tüm gelişmelerin Müslümanlar için bir hayır ve güzellik olduğunu hatırlatıyor.
İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu “Ahirzaman alameti” olarak ifade eden Sayın Adnan Oktar, yaşanan tüm gelişmelerin Hz. Mehdi’nin gelişi için bir işaret olduğunu, herşeyin Peygamber Efendimiz’in hadislerinde bildirildiği gibi geliştiğini belirtiyor.
Adnan Oktar röportajın ilerleyen bölümlerinde İslam dünyasında yaşanan gelişmeler, dünyada Darwinizm’in çöküşü, şeytanın kontrolü altında olan masonların dünya siyaseti üzerindeki etkileri gibi çok farklı konularda çok önemli yorumlarda bulunuyor. Ayrıca İslam Birliğinin “İslam’ın ve dünyanın kaderi” olduğunu ifade ediyor ve şu yorumlarda bulunuyor:
“19 ve 20. yüzyıl materyalizmin yüzyılıydı. Ancak 20 ve 21 yüzyıl İslam’ın yüzyılı olacak. Bunu tüm dünya liderleri, CIA, KGB, sosyologlar, bilim adamları herkes söylüyor. Türk-İslam birliğinin önünde hiçkimsenin duramayacağını onlar da ifade ediyor. Bu yüzyıl güzelliğin, barışın, huzurun, İslam’ın yüzyılı olacak inşaAllah.”
|
 |

ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008)
Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Edalet gazetesiyle olan bu röportajında; Azerbaycan’la Türkiye’nin birleşmesinin, ruhu şahlandıracağını; ekonomik ve kültürel açıdan hiçbir sorun yaşanmayacağını, Azerbaycan’ın kültürlü ve aydın insanlardan oluştuğunu; velev böyle olmasa bizim onları aydınlatacağımızı, velev fakir olsalar bizim onları zengin edeceğimizi, Azerbaycan’ın canımızın bir parçası olduğunu, iki ülkenin birleşmesinin babanın oğula kavuşması gibi bir olay olduğunu anlattı. Sayın Oktar, İngiliz evrimci bilim adamı R. Dawkins’i Darwinizmle ilgili olarak tartışmaya davet ettiğini, Dawkins’in bunu asla kabul etmediğini, çünkü kesin yenileceğini bildiğini, İslam’ın çok güçlü bir fikir, çok güçlü bir düşünce ve çok güçlü bir aksiyon olduğunu, hiçbir kuvvetin karşısında duramayacağını ifade etti. Müslümanlığın, dünyanın en kaliteli insanı olmak anlamına geldiğini anlatan Sayın Oktar, gerçek dindar bir Müslümanı; “Müslüman demek dünyanın en akıllı insanı demektir, dünyanın en şerefli insanı demektir. Müslüman dünyanın en sükseli, en süper adamıdır” şeklinde ifade etti. Sayın Oktar, Darwinizmin, masonluğun, komünizmin, faşizmin, satanizmin çok çürük ve boş fikirler olduğunu, bunları ezmenin yerde giden bir böceği tankın ezmesi gibi olduğunu, bir üflemede dağılacak fikirler olduğunu; bu fikirlerin mensupları hepsi bir araya gelseler ve bunun yüz katını daha hazırlasalar, fikren yine böcek hükmünde olacaklarını ve kendilerinin bunları yine yok edeceklerini anlattı. |
 |

 |

 |

ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; iddia edilen Ergenekon örgütünün psikolojik savaşta bir kısım medyayı kullandığını; ahir zamanda Deccal’ın, kendisine uyanları –sözde- güzel ve rahat yaşatmayı vaadettiğini; Baron’un bir nevi İslam Deccalı olduğunu, kendisine uyanları parayla, bollukla eğlenceyle yaşattığını; Baron’un bir kısım cahil Müslümanları da kandırarak kendi tarafına aldığını; kendisine karşı olanları ise toplum mühendisliği yoluyla yıldırdığını, komplolar yaptırdığını, gözaltına aldırdığını, iftiracı insanlar ayarladığını, hapsedilmelerine vesile olduğunu; Baron’un, iddia edilen Ergenekon örgütünü, siyonistleri ve masonları kullanarak Türkiye’de hem ekonomik yapılanma hem de siyasi bir yapılanma içine girdiğini, Türkiye’yi adeta ahtapot gibi sardığını; iddia edilenErgenekon’un yargı ve hukuk içerisinde yapılanmasını sağlayan ‘her devrin adamı’nın da Baron’la sıkı bir bağlantı içinde olduğunu anlattı. Sayın Oktar, bu konuların yanı sıra imani konularda da izleyicilerin cevabını merak ettikleri soruları yanıtladı ve inananlara şevk vesilesi olacak açıklamalarda bulundu.
|
 |
|
|
|